2 Ekim 2009 Cuma

nE ÇOK PARÇAYA BÖLÜNMEM GEREKİYOR

İnsanlar beni kaç parçaya ayırıp her biri kendi işinde kullanmak için neler yapıyorlar ...ancak ununutuyorlarki ben tek bir kişiyim artık ...
Ben istemedikçe bir şey yapmam...Eski ben herkesi memnun etmek için ne çok koştururdu ...İnsanlar yinede hoşnut olmazdı ...Artık kendim istersem koşturan istemediğim yerde yapamam diyen bir ben var...Ne zor elde ettim bu yetiyi...Ne çok mücadele verdim ...Kendimi kutluyorum başardım...

Dün hem güzel hemde yoğun geçti ...Sabahtan misafirle konuşurken yine bana laf sokmaya kalktı ancak bende hiç alta kalmadım aynen karşılık veince susmak zorunda kaldı sonra kız kardeşimle Dr gitmek için hazırlanıp evden çıktım ...

Dr gittik bebişler 33 haftalık oldular boyları ve kiloları gayet iyi...DR ları bu gün bile doğsalar bir hafta hastanede kalcaklarını söyledi bir hafta sonra doğarlarsa anneyle birlikte hastaneden çıkarlarmış ...


Sonra kardeşimin evine gittik ...Odalarının perdeleri geldi çok şirin olmuş ...Bizde aldığımız kapı süsünü kornişe taktık herşey yerleşsin yaptıklarımı buradan sergileyeceğim...

Eve geldiğimizde yemeğimizi yiyip geçtik TV karşısına... kızımın çok kötü başı ağrıyordu ...İlaç aldı ancak geçti herşeye rağmen güzel bir gündü...

Bu gün anneme gideceğim çok yoğun bir hafta sonu olacak dilerim misafir bu hafta gider...Bizde biraz dinleniriz...

Kendimle ilgili çalışmalara biraz ara verdim ne çok EFT yapmam gereken konum var biraz kafamı toplayıp başlarım çalışmalara ...

Buradan kendimi anlatırken birilerine fayadam dokunursa ne mutlu bana ...Ben kişisel gelişim uzmanı değilim sadece kendi yaptıklarımı anlatıyorum ...Bence iki üç yerden seminer alıp kişisel gelişim uzmanı olunmuyor ...Bence pisikoloğlar bu işin en vazgeçilmezleri olmalı ...Bunu tabi herkes için söylemiyorum ...Mesela canım Abdullah yavaş ve emin adımlarla ilerliyor inanıyorum ki ilerde başarılı bir uzman olacak sürekli kendini geliştirmeye çalışıyor ve önündeki uzun yolu sakin ve huzurlu emin adımlarla gidiyor ...Ben oldum diye düşünmüyor daha neyeparım aşmasında ...Yolu açık olsun ...

Ben kendim için hiç böyle bir hedef koymadım ancak bir çok kişiye yaşadıklarımı anlatarak örnek olduğumu gördüm ...Ne mutlu bana ki kendi deneyimlerimle ışık ola bilmişim ...Canlarım hepinizi seviyorum...

Biraz dan çıkmak zorundayım...Hoşçakalın...


1 Ekim 2009 Perşembe

GÜL YAPRAĞI KADAR HAFİF OLMAK

Bir yazı okumuştum hayatımda hep arayıpta sözlere dökemediğim kelimeleri anlatmıştı bana...İşte dedim buydu olmak istediğim ...

Bir tapınak varmış kapısında kilit yokmuş ama sıkı sıkıya kapalıymış kapısı ne çalacak bir tokmak varmış nede bir zil ,dünyaya kapalıymış kapısı...Bir gün bir gezgin geçiyorken kapçok yorulmuş tapıanakta dinlenmek istemiş kapı kendiliğinden açılmış ...

İçeriden bir rahip gelmiş yolcu biraz dinlendikten sonra yoluna devam edeceğini söyleyip tapınakta kalmak için izin istemiş...Rahipte eline bir tas su almış ağazına kadar dolu adama vermiş bu yerimiz yok çok doluyuz demekmiş ...Adamda gülden bir yaprak koparıp suyun üstüne bırakmış ...Ben bu yaprak kadar hafifim kimseyi rahatsız etmem demek istemiş ...

bu yazıyı okuyunca hayatımda işte dedim olmak istediğim durum gül yaprağı kadar hafif olmak ...Her nerede olursam olayım insanlara yük olmamak isteğim ...

Bu ara deve dikenleri ile uğraşınca kendimine kadar yorgun hissettiğimi anladım...

Ben hayatımı nasıl daha kolay yaşanır hale getirmeye çalışıyorum insanlar ne kadar kendilerini zorluyorlar hayatları ve ellerindeki imkanların farkında bile değiller...

Ben iki üç yılldır kendimi bulma kendimle ilgilenme çalışmaları yapıyorum ...İlk önce olumlu düşünceyi hayatıma yerleştirmekle işe başladım ...Yasak ,günah ,ayıp üçgenini kırdım...

Sonra çekim yasasını devreye soktum çekim yaparken olmayacak ütopik şeyler istemedim kendimi tanımaya çalştım ben kimim ne severim ne gibi şeylerden hoşlanırım diye ...Sonra yeni şeyler için hayatımda yer açtım eski giyisiler den başladım bütün gereksiz şeyleri hayatımdan çıkarıp attım...

Birde canım aysuncuğum bana hedefim olmadığını gösterdi ...Kendime hedefler belirledim ...Bir günlük ,bir haftalık ,aylık ,yıllık gibi yazdım ...Hayatımda olmasını istediklerimi yazdım ...

Sonra şükürlerim ...Ne çok şükredek şeyim varmış kendim bile şaşırdım...Önce yazdım sabah akşam okudum gün içinde aklıma geldikçe okudum ...Sonra nefes alamk kadar normal bir hale geldi artık kendiliğinden ne çok şeye şükrediyorum ...Sabah kalkınca gözlerimi açtığıma yere bastığımda ayaklarımın üstünde dura bildiğime ...Yüzümü yıkarken içimden kendi kendime gülümseye bildiğime daha bir çok şeye hayatımda var olan ve kayetmiş olsamda onlarla yaşadığım anlara ne çok şeye şükrede biliyorum ...Hemde milyonlarca ŞÜKÜRLER OLSUN...

Evet gelelim EFT ye ilk okuduğumda hadi canım dediğim bu kadar kolay olamaz dediğim bir yönten ancak benim üstümde mucizeler yarattı kendimi ne çok değiştirdim ne çok gizlediğimi artık kabul edip onayladım kendimi sevmeyi öğrendim...

Benimde etten kemikten bir insan olduğumu benimde hata yapa bileceğimi öğrendim ve kabul ettim ...Başkalarının hatalarının bedelerini üstlenmemem gerektiğini ,kendi hatalarımıda başkalarına yüklememem gerektiğini öğrendim ...

Kendimi kimi zaman acımasızca eleştirdim ...Kabuk tutan yaralarımı kanatıp temizledim sardım sarmaladım aratık iyileşiyorlar ...Ben kabul ettikçe onlarda katlarından sıyrılıyorlar ...

Ben kendimi içimde küçücük savunmasız bir kız çocuğu olarak terk etmişim ...Kendimi buldum onu kocaman sarıp sarmaladım sevdim okşadım ve büyüttüm ...artık içimde bir genç kız var henüz aynı yaşata değiliz ...Ancak bu hal bile benim kendimi daha kolay ifade eder hale getirdi ...Artık kimse beni eftiri püften şeyler için ağlatamıyor bende kendi kelimelerimle beni sokup zehrini içime akıtanları sokuyorum sakin ve huzurlu bir şekilde yaptığım içinde farkına geç varıyorlar ...

Bu beni seviyorum hedefleri olan ne istediğini bilen elindekilerin kıymetini bilen ...Seven ve sevildiğnin farkında olan bir ben ne güzel bir büyüme bu çok güzel bir yaşlılığa adımlarım sağlam bir şekilde gitmek ...HASTASIYIM ben artık bu kadının...

30 Eylül 2009 Çarşamba

BU SABAH YİNE HUZURA UYANDIM

Bu sabah yine sesizlik ve huzura uyandım ...Ne çok severim alaca karanlık sabahlarını...Sessiz sakin kimse yokken yavaş yavaş aydınlanır hava ve insanlar uyanmaya başlar hayat yeniden hızla akmaya başlar ...Bizim evde bu sesiz dakikalar demektir huzur saatleri diyorum ben bu anlara ...Çünki evde bir güzrültü canavarı var nerede acılı ağdalı şey var sonuna kadar açar ve kafamızı şişirir ...

Bu aralar Gamzeyle hayatımıza ne çok şükreder olduk ...Bayramkorkunç yorucu ve sıkıcı geçti ...Sadece bir tane misafirimiz olmasına rağmen...Diğer gelenler canımıza okudular ve hala gitmediler bu cuma 15 gün olacak artık gitsinler diye gözünün içine bakıyoruz ancak henüz belli değil ne zaman gideceği...

Bu bizim için çok büyük bir ders oldu ...Kendi hayatımızın mükemmelliğini gördük ve şükretmek için kendimize yeni nedenler bulduk ...

biz meğer ne çok şeyle ilgileniyormuşuz...Ben dikiş dikerim ,örgü örerim ,kitap okurum ,iyi yemek ,pasta börek yaparım ...Hayatıma internet girdiğinden beri ne çok şey öğrendim ...Ne çok insanla tanıştım ne çok sevdiklerim oldu insanca ne çok duygunun varlığını hissettim ...Hiç tanımadığım ne çok insanla karşılıklı yardımlaşmamız oldu ...Bazen küçük bir iyi dilek sözcüğü bile güne iyi başlamama neden oldu sevdim sevildim ...Bir çok canım oldu yeni tanıştığım...

Ben ne çok şey öğrendim kendimle ilgili ne çok saklanmış lıkları döktüm içim dışıma çıktı ters yüz oldum ...Birikmişlikler susturulmuşluklar ve kızgınlıklar yavaş yavaş eridi yok oldu ...

Kendimle ilgili ne çok şeyi aştım ne güzel büyüdüm kendi içimde ...Küçücük bir çocuk gibi unutuğum beni buldum ...Büyütüm...

Artık olaylara bakışım insanlara yaklaşımım çok farklı hiç çekinmeden net ve açık konuşuyorum ...Kimseden ne der kırılırmı diye korkmadan...

Benim gerçekten imrenilecek bir yaşantım var ve ben bunun için çok uğraştım ...Para ile pulla satın alınamayacak kar değerli ve özel ...Emekle saygı ve sevgi ile dolu huzurlu ve naif bir hayat...
ÇOK ŞÜKÜR...

12 Eylül 2009 Cumartesi

BEBEK HAZIRLIKLARI SON SÜRAT DEVAM...

Bu aralar artık son hazırlıklar yapılıyor ...Annemiz gayet sağlıklı hata haydutlar artık annelerine onları beeslemesi için uyarı veriyorlar ...Sevdikleri yiycekler bile var ...Artık 30 haftalık oldular...Bir 5 haftaya daha ihtiyaçları var doğmak için ...Şu an kiloları bile daha iyi bir hafta önden gidiyorlar...

Bende bir ikiz teyzesi olarak bayağı heyecanlıyım ...Bir sürü dikiş ve örgü yaptım...

Bayramdan sonra onları buradan yayınlayacağım...


9 Eylül 2009 Çarşamba

ORUÇ BENİ TUTUYOR...

Oruç beni tutuyor vesselam...Ben neredeyse 20 yıldır saat 10dan sonra ağazıma lokma koymam ramazanlardada aynı sıkıntıyı yaşarım ...Hele o gece kalkmalar yok mu beni mahvediyor sabahları ekşi bir mideyle öyleyi yapıyorum tam hazmettim derken açlık ve susuzluk sürünüyorum vesselam...

Bu sene sanki kafam da durdu sıcak ve susuzluk da eklenince ...Neyse az kaldı ...Birde bizim yumoşla(kayınvalidem) yemek yemek yokmu beni deli ediyor ...Sanki biz değilde o oruçlu Bir kapris bir naz sormayın gitsin ...Bayram tam bayram olacak benim için ...

Bebişlerin bir çok hazırlığı bitmek üzere az kaldı ...Bu cumartesi 29 haftayı bitirecekler ...32 .haftadan sonra ciğerleri gelişiyor ve her an doğuma hazırlar ...Minicik canlar canlarım benim ne çok severiz kimbilir özledi bebeği bizim aile...

Benim hazırladıklarımın resimlerini çekip koyacağım bloğuma...Ah keşke biri kız olsaydı ne şirin şeyler var yapacak ...

Bu ara kendimle ilgili kişisel gelişim çalışmalarına biraz ara verdim ...Belki geçeğim 2. onyıldan belkide son zamanlarda yaşadığım hayal kırıklığından kaynaklandı bilemem...

Bazen kişisel gelişimde öne çıkmış anacak kendi gelişmişliğini henüz tamamlayamamış birinin yaptığı bir yanlış sizin üstünüzde etki edebiliyormuş ...Bu yüzden R. Şanalın rehber olacak veya seçtiğiniz kişinin kriterlerine dikkat edin ...

Ben kendime sadece kişisel gelişim kitapları ile geliştirmeye çalışmıyorum ben okuduğum şeyi anlamalıyım ve onu hayatımda kullanılır hale getirmeliyim bunu yapamadığım zaman sıkılıyorum o yöntemi kullanmamaya karar veriyorum...Birde gerçekten sadece kişisel gelişim kitabı okumuyorum ...Ben biyoğrafi okumayı seviyorum mesela okulda öğrendiğimiz tarih ten çok ben okuduğum romanlardaki tarihi unutmuyorum ..

Kişilerin hayatları yaşadıkları denenyimler beni kendimi onun yerine koyupyaptığı yanlışlardan kendimce dersler almama neden oluyor ...Veya kendimi daha güçlü hissetmemi insanların yaşadıklarının yanında benim sorunlarımın ne kadar önemsiz olduğunu kendimi yıpratmamam gerektiğini görüp daha güçlü olmaya motive oluyorum...

Ne güzel şeydir kitap okumak insanların kendini böyle birşeyden mahrum bırakmaları ne kadar acıdır...

Benim eşimin dışında çocuklarım ve ben kitap kutlarıyızdır ...Kendi tarzlarımızda okuruz bazen ben onların kinede saldırırım ne okuyorlar diye ...Bazende onlarla bir şeyler paylaşmak adına yaparım ...Kızımla aramızı kitap bulmuştu onun okuduğu kitapları okuyunca sohbetlerimiz başlamaıştı ...

Bu gün güzel bir gün olacak kendimi huzurlu ve mutlu hissediyorum ...Hayatıma bolluk ve bereket akışı var ...Kendimi ve bütün yaratılanları seviyorum ...




6 Ağustos 2009 Perşembe

BU GÜN OĞLUMUN DOĞUM GÜNÜ

Bundan yirmi yıl önce sevgilioğluşumu ilk kucağıma aldığım daki mutluluğu analatamam ...

İkinci kez anne olmuştum çok güzel bir doğum deneyimi atlatmış bir aslan dünyaya getirmiştim doğum hanede bütün yeni doğanlar ağlarken benim ki ben yorgunum uyurum der gibi uyumuştu ...Ne güzel bir bir yaşanmışlıktı benim için ...İlk bebeğimde ne olduğunu anlamadan yaşamıştım bu deneyimi ...

Canım oğlum hayatımıza renk kattı ...Sakin huzurlu ve çok iri idi ...hepde öyle kaldı ...Bu gün yirmi yaşına girdi yirmi uzun yıl ...Şöyle geri dönüp baktığımda ne çok güzellikleri birlikte yaşadık ...

Bazen beni delirtecek kadar çok soru soran ve bende hiç yılmadan cevap veren bir anne oldum ...Şimdi ben ona soru sorduğumda aman anne ya üffffff diyen bende her seferinde ama ben senin sorularını cevaplıyordum diyen bir anneyim ...

Çocuklarımla ne çok denyim yaşadım onlardan ne çok şey öğrendim...

Canım oğlum hep başarılı bir çocuk oldu hayata hep kendi ile yarışması için elimden geleni yaptım ve oda sadece kendiyle yarıştı kendi ile barışık bir birey oldu ...Küçük yaşta birey oldu hemde çoğu insanın hala başaramadığı şeyi öğrendi...

Biz seninle ne çok güldük eğlendik , ne çok şeyi merak ettin ,ne çok şeyde tartışıp ağlattım seni ancak artık kendini çok güzel savunuyorsun ve kendinden çok eminsin ...

Biliyorum yakın bir zamanda eline fırsat geçtiğinde benden ayrılacak kendi kanatlarınla uçacaksın ...Bu benim için biraz buruk olacak ancak seni kendi kanatları ile uçarken görmek beni çooooooooook mutlu edecek ...

Sen her zaman ne istediğini bilen ve kendince ona ulaşmak için yol bulan bir insan oldun ...akılcı ve çalışkan ,yaptığın işleri seversen çok başarılı olan zorlandığında inatla tersini yapan biri oldun ...

Hayat sana daima iyi yönleri ile gelsin ...Hayatının en önemli on yılındasın şimdi edineceğin tecrübeler seni hayat boyunca rahat ve iyi yaşaman için kazanımların olacak bu on yıla çok şey sıdır bir anını bile ziyan etteme herşeyi yaşa gez eğlen çalış ancak herşeyi zamanında yakaladığın trene dört elle sarıl nasılsa tren çok diye ıskalama...


Benim oğlum tam benim oğlum olmuş sevgi dolu ,sevdiklerine değer veren ince nazik ve düşünceli biri ...Bu sene sevdği için kendi elleri ile yaş pasta bile yaptı ...Ne kadar gurur duysam azdır ...Erkeklerden tamda umudumu kestiğim bir anda yapması çok hoştu...Demek ki birini yetiştirir ken yonta bilmişim....

Canım oğlum yeni yaşın sana bütün güzelllikleri getirsin iyi gün gör mutlu bir yıl yaşa bolluk ve bereketle sağlıkla ve huzurla ...Kocaman öptüm...

26 Temmuz 2009 Pazar

ÇAKRALARLA UĞRAŞIYORUM...

Bu aralar çakralara taktım çakralarımın kapalı olduğu yerlere EFT yapıyorum tam bitti derken yeni birşey çıkıyor EFt yapacak...

Ben kendime EFt yapmayı artık su içmek kadar kolaya indirgedim nasıl canım su istiyor bazen canım EFt istiyor...

Kendimle ve geçmişte yaşadıklarımla ilgili ne çok şey aştım ancak buz dağının üstünü aça bilmişim şimdi yeniden başladım çakralarla ilgili konuya çalışırken ...

Hayatımızdaki renklerin seslerin ne kadar önemli olduğunu göz ardı etmişiz...En önemliside doğayı unutmuşuz tabiki kapalı olur çakralarımız...

Biz çocukken toza toprağa bulanıp gelirdik bütün enerjimizi toprağa verir onun enerjisinide alırdık mahallece hayvanlarımız olurdu onların bakımıyla uğraşırdık hayvan sevgisi içimize yerleşirdi...Bahçelerden ağaçlardaki erik kiraz çağla yerdik onlar mahalenin ortak malıydı sanki ...Büyüklere yardım ederdik odun kömür taşıyıp birlikte olmanın hazını yaşardık...Yaşlıların alış verişlerini yapardık ...Bunlar güzel duygulardı ...

Ne yazık ki artık büyük şehirde yaşayan insanlar yan komşusunu tanımaz haldeler...Bu yüzden çakralarımızın tıkanık olması gayet normal...Bazen yaşadığımız bizim dışımızda gelişen olaylarında etkisi ile ne çok tortu çöktü hayatımıza...Temizlik bende uzun sürecek anlaşılan ...

Ben bu temizliği EFT ile yapıyorum ...Mesela kök çakra dengesiz olduğunda öfke şiddet endişeve korku ortaya çıkıyor...Ben bana bu duyguları hissettiren olaylara EFt yapıyorum ...Ben hiç kendimde bu kadar öfke barındıracağımı zannetmezdim ancak öfkeme yaparken sanki göğüsümde filler tepişti ve beni acıttılar bitirdikten sonra artık o olaylara kızgın olmadığımı gördüm...

7 Temmuz 2009 Salı

KİŞİSEL GELİŞİCİ BOLLUĞU

Bizim ülkemizde herşeyin suyunu çıkarmaya bayılırız ya bu konununda suyu çıktı ...
Ben ne çok beğenmişti R Şanalın kuantum kitabını okuyunca kendisini tanımak istediğimi düşünmüş nete araştırmalar yapmıştım taki TV proğramında seyredene kadar hayal kırıklığımı gizleyemedim egolar tavanmı yapmış ne yoruldum vazgeçtim seyretmekten ben yine en iyisi okuyayım itaplarını beğeni ile okuyor ve faydalanıyorum...
Ayrıca çevremde ne çok kişisel gelişimci türemeye başaldı iki seminer alıp birazda kitap okuyunca biz oldukçular var...Öyle ileri gidiyorlarki neredyse boş vein DRları onlar bizim yaptıklarımızı yapamaz demeye geliyorişin ucu...
Ben kendimle ve çevremle yaptığım çalışmaları aktarıyorum belki bir kaç kişiye yardımım dokunur diye kendi deneyimlerim olduğu için denenmiştir isteyen denesin diyorum nerdeyse iki yıldır EFt yapıyorum ve kendimde epey yol aldım ...ancak bizim yeni sitedeki pınarın deneyimleri bana yeni yollar açtı ve yeni birbakış açısı kazandırdı ...Onu buradan kocaman öptüm...
Ne çok şey öğrendim ancak okyanusta bir zerre kadar yol alabilmişim ..Birde tanıdığım bu insanlar yaptıkları bu çalışmaları kendilerinde hiç uygulamıyorlar her halde ne kendi deneyimlerini anlatıyorlar nede yaptıkları eylemler bunu gösteriyor ...Sadece okuyup öğrenmek yetmiyor uygulayıp içsel barışa ulaşmak ve kendini geliştirmek çok önemli ...
Biz canım arkadaşım hayalle ne çok şeyi aştık güzel bir site ortamı yarattık ...Birbirine samimi site sakinleri sarıp sarmalayan kucaklayan bir site sahibi ve sürekli öğrenilecek konular ayrıca bu samimi ortamda kendini yenilemke isteyen canlar ...ancak kıskançlık ve haset öyle boyutlara ulaşmışki bizim gibi mütevazi bir site bile şikayet edilmiş herhalde tek kusurumuz samimiyet ...Kendilerinde eksik gördükleri yan...

3 Temmuz 2009 Cuma

EFT KONUSUNDA EPEY İLERLEDİM

Eft konusunda bayağı aşama kaydettmişim ...

Aferin bana ...

dün komşumun oğluna EFt çalışmaları yaptık Bir haftadır çok kötü durumda ...
Canım ya daha 10 yaşında ölüm korkusu sarmış çocuk tirtir titriyor ...Ya kanser olursam ya ölürsem diye...

İnsan kıyamıyor onuo halde görünce dün sonunda onu ikna edip başladık EFt yapmaya önce gönülsüz sonra hadi devam edelimdiye yaptı bütün turları ...Sonra kendini daha rahatlamış hissedip bir kase çorba içti bir haftadır çok az yiyip içmiş ...

EFT den sonra dolu bir bardak su içti...

Umarım ona faydam dokunmuş olur bu gün bakalım nasıl olacak...

Artık çevreme anlatırken ve onlarla birlikte yaparken kendimi çok daha rahat hissediyorum ...Oldum demiyorum daha öğrenmem gereken bir çok şey var...


Bu gün canım arkadaşım bana çakralarla ilgili önemli bilgiler vermiş bakalım onlarla ilgili neler yapa bileceğim...Çakralar ve EFT birleşimi bir olaya girmeyi düşünüyorum sonuçları hep birlikte göreceğiz...

2 Temmuz 2009 Perşembe

VAY BE MİCHAEL DA KAYBETTİK...

İlk geçlik yıllarımın şarkıcısıydı michael çocuklarımda onunla büyüdü...
İnsan bir dedvir kapanmış gibi hissediyor kendini ...

Bazen düşünüyorum ne kadar zor bir yaşantısı vardı herşeyin içinde ne kadar az yedi nekadar az içti ve özgürlüğü nasıl kısıtlandı ...Yaşarken ne çok eleştirildi yaptıkları için ...

Ölünce ölümü bile polemik meselesi oldu yok zehirlendi yok müslüman oldu ...Dünyaya mal oldu ancak dünya onu harcadı ...Yok olunca kıymete bindi ...Son yıllarda hakkında çıkanhaberler ne çok üzmüştür onu kimbilir...

Yaşarken kıymet bilmez insan ancak ölünce değerli olur son günlerde yaşadığı zamankinden çok eserleri satılmış ...

Parasıda başa bela olmuş başlamış kavgalar ...

Ben kendi adıma üzüldüm bu kadar genç yaşta ölmesine ...Hayata hiç bir şey insanın kendisi kadar değerli olmamalı ...Başkalrına iyi görünmek adına harcanmış bir hayat...

Rahat uyu michael....

22 Haziran 2009 Pazartesi

BABLAR GÜNÜ VE BİZ

Biz yine kızlar tutuk baba evinin yolunu çoluk çocuk toplaştık masanın başında güzel bir kahvaltının ardından zevkle ve sohbetle içilen kahvelerimiz seneye babalar gününde gelecek olan miniklerinde hatırını aldık durduk yerde...

Ne çok mutlu oldu babam bizlerle olmaktan...Canım babam gözleri ışıl ışıl sevgiyle baktı her birimize...

Canım ne çok arkamı yasladım karlı dağ gibi kendisine ...Biz dağı pek severiz dağ çocuğuyuz...Erciyes dağı eteklerinde doğmuşlar annemle babam ...Sanki hep yaslanmak isteriz bir dağa güçlü kuvvetli ...Ben hep babama yaslandım yıllarca...

Ne çok ihtiyacımı önceden hissedip önüme koydun ben istemeden gözlerle konuşmayı sevmeyi güvenmeyi senden öğrendim canım babam...annem gibi kaşınla gözünle yemedin beni hep en yukarılara en enlerde hissetmemi sağladın ...Yıllarca korudun kolladın ...

Ben kendimi seninle prenses annemle kül kedisi gibi hissettim ...Elimden geldiğince sana layık bir evlat olamya çalıştım yıllarca ve oldumda ben senle gururduyarken sende her zaman benle duydun...Babalar günün kutlu olsun nice güzel yıllara...

12 Haziran 2009 Cuma

EFT İLE ÇİLEK ALERJİMİ NASIL YENDİM

Benim çilekle olan hikayem anne karnında başlamış ...Annem bir gün hale alış verişe gitmiş ozaman her yerdeki alış veriş yapabileceği marketler manavlar hak getire ...Ankara alış verişini halden yaparmış...Annem halin kapısından girer girmez çilekten başka koku alamaz olmuş neferet etmiş çilek kokusundan bende neredeyse 30 yaşıma kadar hiç çilek yemedim sevmedim ...

Ancak kızm çilekli süt hastasıydı her gün ona yaptım içirdim ...

30 yaşından sonra tam yemeye başladımki alerjim başladı...Bir gün bahçeden yeni toplanmış hormonsuz çilekleri yerken şişmeye ve nefes alamamya başladığımı hissettim ...Hemen eve gelince polenimi içtim çok iyi geldi etkileri durdu ...ancak çilek yiyemez olmuştum...

Ben EFT ye başlayınca ilk işim çilek alerjime ve iğde alerjime EFT yapmak oldu ...

Bu sene çilekler çıktı çıkalı biraz yemeye tırstım açıkçası...
Ha birde Ebru Şallının yüzdeki lekelere çilek maskesi vardı onuda yapmaya bayağı bir tırstım ...

Perşembe günü pazara gittim ...Her yer mis gibi çilek kokuyor amanın noluyoruz EFt işe yaramadımı ne dedim ...Gelirken iki kilo çilekle eve döndük ...Evde buram buram çilek kokmaya başladı...Koydum bir tabak yedim yetinmedim birde yüzüme sürdüm...Bir de akşam tatlının içinde yedim oh sefam olsun ...Bekliyorum ancak beklediğim belirtiler yok kokusu bile beni etkilerken şimdi sadece boğazımda hafif bir karıncalanma oldu okadar ...

Aferin kızım sen bunu aştın ...Bu sene çilek reçelide yapmazsam neyim ...
İnsan kendi ile uğraşırken kendi başına sorunların üstesinden gelmesi hemde ilaçsız DR suz çok rahatlatıcı oluyor ...Bu yöntem size sadece bir öneri bir denemekte yarar var ...Boşu boşuna ilaç takviyesi yapmamış olursunuz...Bunu deneyin Ama DRlarıda hafife almayın gidin ...

Bu sene iğdeler çiçek açtı yine ve ben doyasıya kokladım iğdeleri ...Ne kadar uzun süredir yapamıyordum bunu...Allahım sana şükürler olsun yarattıklarını ne kadar güzel yaratıyorsun çok şükürbizde bu hazları yaşama şansına kavuşmak için yolar buluyoruz...



1 Haziran 2009 Pazartesi

İKİZ BİR DÜNYA KURMAK

Bizim bebişlerin ikiz olduğunda en çok ben sevindim ...çünki bir anda ikitane kuzum olacaktı ...

Hepimiz için değişik bir duygu oldu önce şaşkınlık ve algılayamama ... ancak daha sonra hepimiz yavaş yavaş heyecanlanmaya başladık ...

Ne çok özlemşiz bebiş kokusunu...Bizim ailede çocuklar özel varlıklardır herkes içindeki sevgiyi sonuna kadar verir ve küçük prens ve prensesler olurlar ...Ancak aşırı davranışlardanda hiç hoşlanmayız...Mesela benim kızım telefonu ben güzeller güzeli Gamze diye açadı...Oğluşum tam bir sevgi arsızı idi ...Yiğenim ise gelirken suskun durgun gelip eğlenmiş giderdi...artık aramız biraz limoni ancak hepsi çok özel oldular...Bakalım bunlarla tavan yapacağız herhalde...


Ne çok yapılacak iş var giyisiler ,arabalar ,yatak yorgan ...Herşeyin hazırı var ancak ben bazı şeylerin hayatta bir kez yaşa

ndığı için özel olmasını isterim ...Kendi kızıma o zaman sepet yoktu veya zor bulunuyordu yabancı bir kataologda bulup aynısını yapmaya çalışmıştım...Kocaman bir karınla bütün dikişlerimi kendim dikmiştim zevkle ...Bunlar içinde özel şeyler yapacağım ...Bizim ailede kocaman kalabalık bir aile haline dönüşüyorlar...

Anneside yiyeceklerine çok dikkat ediyor çay kahve içmiyor maydanoz yemiyor çeşitli kitaplar aldı okuyor ve araştırıyor ve bol bol dinleniyor bu önümüzdeki üç ay çok önemli ne kadar kendini zorlamazsa okadar kolay atlata bilir...

Baba şimdiden baba oldu ve evdeki işlerinde sorumlulğunu yüklendi ve annemize çok iyi bakıyor sağolsun...Ne büyük bir şanski başından olayların sorumlulğunu kabuledip birlikte yaşamaları...Bütün aşamalarda elle oldular ...Biz bu çocukları çok iyi büyüteceğiz inşallah...

Canım kardeşim sadece doğurmdım çok emek verdim ve bu bebişler benim ilk torunlarım olacak sanki ...



31 Mayıs 2009 Pazar

BU ARALARBENİ İKİZ HEYECANI SARDI İKİZ TEYZESİ OLUYORUM...

İkiz teyzesi olacağım vay be ne güzel bir duygu ...Bir anda sevgi nüfusum artacak henüz ilk üç aylarını doldurdular sağlıklı bir şekilde büyüyorlar ...annemiz biraz nazlı ancak çok iyi idare etti şimdiye kadar...

İçim kıpır kıpır onlar büyüdükçe bende heyecan artmaya başladı...O minicik bedenleri elime aldığımdaki ve kokularını ilk hissettiğimdeki anın heyecanı ...

Bu gün gidip ip alacağım örgülere başlayacağım ...Onlar için yaptıklarımı bloğda yayınlarım ...Hepimiz için güzel bir anı olarak kalır ...

Bir tane bile insana çok güzel duygular uyandırır ken ikitane ...ben 35 yaşında hala oldum 45 yaşındada teyze oluyorum bazen erken yaşta hala teyze olanları kıskanıyorum ama olsun artık benimde sevecek bir sürü kuzum var...

Ne güzel böyle kendimin insanlarına sahip olmak ...Hala oldum ancak çokkkkkkkkkk mesafeli bir ilişkimiz var...bunlarla pek mesafeli olacağımızı sanmıyorum ...O nun içinde sabırsızlıkla bekliyorum ...

Minicik eller ve ayaklar ...Hani derler ya körün aradığı bir gözdü allah verdi iki göz ...Bu tam bana uydu sevindirik oldum ...Ne çok bekledim ben sizleri canım kuzularım ...Bu hafta annesinin caını elmalı pasta istetim ve yaptım yedi kuzucuklarım afiyet olsun size kan olsun can olsun...

Siz hele bir doğun daha sizlerle neler yapacağız sizleri kocaman öpeceğim sulu sulu....

19 Mayıs 2009 Salı

BİRBİRİNİN AYNI GÜNLERDE YAPTIKLARIM

Bu sıra yine çok sıradanlaştım ...Herşey tekrardan ibaret ...
Ben bazen severim bu sakin tekrarları ...İçim karadeniz gibi coşar taşaşar hep çalkantılıdır ...Bu sakin tekraralar bana huzur verir ...alırım kitabımı çayımı kahvemi ne büyük zevktir...

Dün eşimin akrabaları geldiler ne çok sevdik bir birimizi hiç kırmadık birbirimizi ,geçmişte ne çok şey oldu ancak güzellikler ve iyi yaşanmışlıklar vardı aramızda .Ben gelin olarak girdiğimde aralarına sevgiyle kucakladılar beni bende açtım kucağımı onlara karşılıklı kaynaştık ...Küçük büyük hep sevgiyle yoğurduk ilişkimizi...Pazar günü görümcemin oğlunun askerliği bitip onuda uğurladık İzmire gitmeden ya yenge sen benim ilk aşık olduğum insandın hani çocukluk aşkalrı vardır ya dedi ...Çok hoşuma gitti biliyorum ki bu sülaleden o dönemin bir çok çocuğu aynı duyguları paylaştı ...Sadece güzelllik değildi onlara beni çekici gösteren ben çocukların hepsini çok sevdim ve onlara bireylermiş gibi davrandım buydu beni özel yapan gözlerinde ...

ama acayip gururum okşandı ne yalan söyleyeyim ...Ben hep kendim oldum ve içimdeki sevgiyi yansıtmakta hiç cimri olmadım sevdim sınırsız sevdim ...

Nefrete ettim hatta en koyusundan .Bu ailede çok az kişiyi sevmedim ve halada sevmiyorum ...Ama onlar zaten anlamıyorlar kötüler çünki...

Dünün küçücük çocukları bu gün kocaman adam oldular ancak hala küçücük bir bakışı unutmuyorlar işte benim zaferim ...

15 Mayıs 2009 Cuma

Bu aralar çok hastayım çok....

Acayip nezle olmuşum ,burnuma sanki çeşme takmışlar gibi sürekli akıp duruyor ...Sanki hiç iyileşemeyecekmiş gibi hissettim kendimi ...
İçmediğim ot çöp kalmadı ...bütün kocakarı ilaçlarını denedim ...Bu gün nihayet kendimi daha iyi hissediyorum ...
Gözümü açar açmaz adaçayı ...Ihlamurlu kahvaltı sonra gülhatmi ...Derken liste uzar gider ...en mucizesi tarhana çorbası ...Bizim hastalık çorbamız haline geldi aslında ben hiç sevmem zatı muhteremi ancak hastayken süper geliyor...

İki gündür hiç bir şey yapmadan yattım müzik dinlemek bile insana eziyetmiş gibi geliyor ...

Bu aralar bir durgunluk dönemindeyim zaten kendimle ilgili hiç birşey yapmıyorum...Bazen durulup dinleniyorum sonra yeniden büyük bir coşkuyla sarılıyorum kendime...

Bir düşünsenize kimimiz var kendimizden başka en değerli şeyimiz kendimiziz ancak çok geç olmadan farketmek çok önemli kendini...

Ben biraz geç buldum ancak sindire sindire yaşamak istiyorum acele etmeden tadına vara vara...

9 Mayıs 2009 Cumartesi

aNNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN....

Anneler günü hekesin kutlu olsun ...Bu sene iki tane minikte annelerini çok mutlu etti...

Seneye sağ selemet doğduklarında annelerine ne güzel bir hediye olacaklar ...

Bazen düşünüyorum bir canın sorumluluğunu almak ne kadar önemli bir iş ...bir düşünsenize ölünceye kadar bitmeyen bir yükün altına girmek ne demek...

Ne cesurca almışım bu yükü hemde iki kere ...Hatta üç, kız kardeşimide bir doğurmadım...

Bazen sedece doğurmak yetmiyor Sahip olmak çok önemli...

anneliği yedirmek içirmek zannedenler sadece kendilerini kandırıyorlar ...Ancak bizim ülkemizde insanlarımız hiç bir şeyi bilmedikleri gibide anne olmayıda bilmiyorlar ...Her şey el yordamı ile öğreniliyor...

Önce biz özgür olacağız ki özgür bireyler yetiştirelim...Kendimizi bilip kendimizi tanımalıyız.

5 Mayıs 2009 Salı

Yarın hıdırellez

bu gün akşam dileklerimi yazıp asacağım balkonuma ve bekleyeceğim hızırın gelmesini kabul olur inşallah...

Eskilerden kalma bir ritüel ancak insanı iyi motive ediyor...

Güldalı falan aramıyorum asıyorum balkonuma ...

Bu sene ne çok dileğim var yine öncelik her zamanki gibi para ...Herkesin dileği kabul olur inşallah...

1 Mayıs 2009 Cuma

1 MAYIS SENDROMU

Ne büyük korkudur bu kendi insanından ...Sanki işçiler olay çıkarıp insanları öldürdü de ondan cezalandırılıyorlar ...Orada kendi arkadaşları öldürülmemiş gibi yine fatura işçiye çıkıyor .alşık bizim işçimiz insanımız fatura ödemeye...
Biz sizi koruyamayız kendimizden diye habire kapıdan çıkmadan basıyorlar dayağı .bakın demek ki Taksimin incileri dökülmüyormuş ...

Bırakın korku yaratmaktan artık bu toplum korkmaktan çok yoruldu korkmaktan iş yapamaz hale geldi açın insanların ellerini kollarını yaşasınlar özgürce ...

Ne çok sınırlar çizilir hayatlarımıza ne çok duvarlar örülür önümüze ve yapmayın etmeyinler .Bu duvarlarla sınırlar örmekle yıkmakla uğraşırken harcanan hayatlar ...Biz saçma şeylerle uğraşıp dururken elin oğlu neler yapar hiç haberimiz olmaz .Kendimizi bilmez halde dolaşırken yaşanmış kaybedilen zamanlarımız kim verecek bunların hesabını...

Geçenlerde babamın anlattığı evsizi hatıladım birden her tarafı simsiyah yağ içinde tepesinden yağmur indirmiş kimin umrunda kendinin bile değil yatmış çamurun içine gamsız tasasız ...

Hangimiz daha mutlu diye düşündüm bir an ben mi o mu?Bilemedim ne çok sınırlarım var daha bir kez olsun onun gibi yatmadım çamura ...Daha birkez olsun yağa bulanmadım plajın dışında hiç pervasız olmadım onun gibi yatmadım orta yerde kimne düşünür diye düşünmeden ...

Daha neçok şey yapmadım onun yapmadığı ...

Ben kimim diye sormaya başladığımdan beri kendi içimde beleniyorum toza toprağa kimse için değil kendim için ...

24 Nisan 2009 Cuma

Ah Ayşe Kulin Ah

Dün okuduğum Ayşe Kulin kitaplarını bi gözden geçirdimde ne güzel anlatmış insan olmanın ve sevmenin inceliklerini.Ne çok şeyini yitidi bu ülkenin insanları...

En önemli kavramların bile içi boş artık sevgiler bile sahte nasıl sevilir bilmiyorlar artık aşkım canım gibi sözler havada asılı kalıyor ne olduklarını bilmediğimiz kelimeler oluyorlar ...

Yaşarken unutuyoruz yok ediyoruz kendimizi ve çaresiz kimsesiz insanlar oluyoruz .Ne çok özlüyoruz geçmişimizi nostaljiler yapar oluyoruz.Eski bir flim ,eski bir plak bizi alıp geçmişe götürüyor birden ...aslına bakarsanız geçmiştede mutlu değildik çoğu zaman ancak yinede özlememizin nedeni kendi çıkmazlarımız oluyor gitgide yanlız kalmamız oluyor ...

Ayşe Kulini okurken o kalabalık aileleri özlediğimi ve kocaman mahalle dolusu çocukluğumu özlediğimi fark ettim...Yanlızlık ürküttü beni ...