7 Ağustos 2011 Pazar

Yine koca bir yıl geçti ve geldik oğlumun doğum gününe

Yine geldik Mustafa'nın doğum gününe vaybe 23 kendimi yaşlı hissettirmeye çalışmanız boşuna ben kendi yaşımdan çok memnunum...

Canım busenE pek bi hoş oldu uzun karman çorman saçlardan kurtulup çok yakışıklı oldu ...

Kendinden emin çizdiği yoldan şaşmayan, bazen katır gibi inatçı ,Bazende o koca cüseyle okşanmaktan hoşlanan bir aslan kendisi...

Bu sene büyüme sancıları yaşıyor canım kafası kızdıkça ben bu evden gideceğimdese de bizleri üzmeye hiç kıyamaz...

Benim aslanın yuvadan uçma zamanı yaklaşıyor kendimi yavaştan alıştırmam lazım ...Canım oğlum hayat yolun aydınlık ve açık olsun hayat sana hep gülen yüzünü göstersin ...İyi insanlarala güzel günler yaşa mutlu ol ve mutlu etmeye devam et ...

SENİ SEVİYORUM BİTANEM

26 Temmuz 2011 Salı

Dünki yazımda kendim gibi insanlarla karşılaşmaktan ve hala var oldukları için mutlu olmuştum ...Bu gün Burada okuduğum yazı bana neden böyle hissettiğimi anlattı ...Ben herşeyi kendime çekiyormuşum meğer...

Hayatıma güzel naif ve hoş insanların girmesini hep istemişimdir ...Bingo artık olmaya başladı ...Ben yıllarca şu sözü çok kullanmıştım EL DELİYE BEN AKILLIYA HASRETİM DİYE...Artık bu sözü tamamen hayatımdan çıkarıyor yerineBENİM HAYATIMA HOŞ ,NAİF ,KENDİNİ BİLEN ,KİTAP OKUMAYI SEVEN VE KİTAP SOHBETLERİ YAPABİLECEĞİMM KİŞİLER ÇIKAR HEP BÖYLELERİ BENİ BULUR diye değiştiriyorum ...

Ben dün kendime bu ayın hedeflerini belirledim ve uygulamaya başladım ...
1-kilo problemi bu ay 5 kilo vereceğim ...
2- kuran-ı kerimi türkçe okuyacağım ...
3-kendime bayram için bir giyisi dikeceğim
4-kişisel gelişim çalışmalarımı hızlznıracağım
5-kişisel bakımıma daha fazla öze göstereceğim

Bunlar bu ayki hedeflerim ...


25 Temmuz 2011 Pazartesi

Tatil dönüşü rehaveti

Evet nihayet yazı yazamka içimden geldi ...Bir ara klavyenin üstünde parmaklarım gitmez olmuştu...Bu ara yaptıklarımı kısa bir özet geçeyim...

8 temmuz datrenle yola çıktık İstanbul'a önce hızlı tren Eskişehir ardından anadolu eksperesi ve haydarpaşa ve doyası deniz havası ciğerlerimde ...Koşu yolunda oturan kayınbiraderilere gittik ...Kayınbirderimin küçük oğlu evleniyor sebeble İstanbul'dayız ...Çocuklar ve kayınvalide evdeler biz sadece eşimle ikimiz gittik ...Oğlum staj yapıyor kızımda hiç tatil havasında değildi ...Ertesi gün düğün için hazırlık sabah erken başladı kuaför hazırlık ve saat 2de beşiktaş evlendirme dairesinde nikah ardından Sürmeli otelde kokteyl ve düğün ...Güzel ve nezih bir düğün oldu yemekler güzeldi eğlence gırıla gitti...Derken gece bitip eve geldik ve ertesi gün görümcemleri yolcu ettik İzmire...

Bizde pazatesi günü saat dokuzda Ayvalığa yola çıktık ...Önce feribota bindik sonra kara yolu ile yola devam ettik yanımızde eltim ve kedisi tarçın hanımda vardı ...Bu seyahatten sonra kedi almaktan tamamen vazgeçtim ...Ayvalıkta bol bol denize girdik , güneşlendik ve gezdik...Yeni ve güzel insanlar tanıdım ve hala benim gibi insanların olduğuiçin şükrettim hepsini sevdim çok güzel paylaşımlarımız oldu ...Emel ve sibel hanımları çok beğendim eşler arasındaki uyuma hayran oldum...Eşimin lise arkadaşları ile buluşup kaynaştık bizi evlerinde ağırladılar ...Hepsi hoş ve içten insanlar...

Ayrıca Akçaya gittik güzel bakir akçayım gitmiş yerine beton yığını akçay gelmiş güzelim sahil köyünü sahil şehri haline getirmişler ...Eski dostları ziyaret ettik geçmişi yadettik ...Bizim eski eve uğradık annemi anmadan geçemdik sanki her an kapıdan çıkıp bize seslenecekmiş gibi geldi ...Güzel anılarla birlikte üzüntüleride hatırladım ...

Eşimle güreye gidip kaplıca sefası yaptık ...Kırklandık ...Sıcak su kaynar soğuk su buz gibiydi ...Bu banyo bana çok iyi geldi devam edebilsem belki diz ağrım tamamen geçeçekti ...Sonra dağdaki yerimize gittik ve birşeyler yedik ...Eşimle başbaşa güzel bir gün geçirdik ...

Ayvalık deyince hatırladığım koku zeytinyağ kokusu olacak herhalde her yerde zeytin ağaçları ve zeytinyağ kokusu var...Yağ almak için girdiğimiz Özgün zeytincilikte tanıştığımız dedeyi hiç unutmak mümkünmü acaba...Daha kapıdan girer girmez hoşgeldiniz evlatlarım ilk gelişiniz değilmi diye içimizi okumaya başladı çok güzel bir sohbetin ardından biz isteklerimizi söyledikçe kaçkilo alacağımızı biz söylemeden bildi ve ayrıca bize kendi üretimleri sabunlardan hediye etti...Ben insan seviyorum sözüm bir kere daha gerçek oldu ...Karşılıklı sevgi alış verişinde bulunduk ...

Ayvalığı çok beğendim eski yeni iç içe geçmiş heryer çok güzel hele şeytan sofrasına bayıldım manzara mütişti keşke çocuklarımda yanızmızda olsa dediğim anlardı ...Kendimizi alamyıp birkez daha gittik ...Güneşin batışını izlemek için gelenlerle gittik birgün bir günde son geleceğimiz gün çıktık manzarayı doyasıya hafızama kaydettim...

Ayvalık deyince cundaya gitmeden taş kahveden kahve içmeden olmaz deyip cundaya gittik ve oradan kendime ve kızıma ametist taşı aldım ...Elif bebeklerin yapıldığı dükkanı gördüm papalina yedik ...Birde sakızlı dondurma hastasıyım Ayhan Sicimoğlu tabiriyle ...Güzel bir tatilin ardından evimize sevdiklerimize kavuştuk... Darısı seneye diyelim...

Anlar



Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde, daha çok hata yapardım....
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,
Gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte 85′indeyim ve biliyorum…
ÖLÜYORUM…

23 Haziran 2011 Perşembe

Demli bir çay ,acı bir kahveen koyusundan bitter bir çikolata ve güzel bir kitap

Bu ara kendimi kaptırmış kitap okurken sevdiklerimde bana eşlik ediyor ...Çayımı içerken aldığım haz ,kahvemi içerken mis gibi kokusu ,çikolatanın hem tatlı hem acı tadı işte budur ...hepsini şekersiz seviyorum gerçek tatlarını almak için...

Bu sene baharıda doyası yaşıyorum derin üç nefesimi camı açıp mutlaka önünde yapıyorum mis gibi iğdeler ,hanımelleri ,güller kokuyor derinlere ta içimdeki hücreleri dolduruyor ...Ne kadar özlemişim içime dolmalarını derin derin solumayı ...Ta hücerlerimde hissetmeyiçok şükürki eft yapabiliyorum ve kendime faydalı olabiliyorum...

Yakında kayınbiraderimin oğlunun düğününe İstanbula gidiyoruz...Özlediğim şehir karışık karmaşık heryeri yok edimeye çalışılmış ama yinede güzel ...Ben İstanbulda yaşamayı değil ancak gezmeyi çok seviyorum ...

Bu aralar yukardaki dörtlüyü hiç yanımdan ayırmıyorum mutlaka kitap okurken biri bana eşlik ediyor ...kendime yeni kapılar yeni keşifler arıyorum...


18 Haziran 2011 Cumartesi

Bu gün babalar günü

Bu sene babalar günü aile olarak bizim için önemli ...Annemi kaybettikten sonra babama daha bir bağlandık sanki ...

Ben bal gördüğümde sımsıcak bir duygu kaplar içimi sarıp sarmalar müthiş güven duyarım ...Babamın gözleridir balın rengi okadar sevgi ve şevkatle bakar ki içiniz erir ...Ben hayatım boyunca babamın pamuk prensesi oldum beni eller üstünde taşıdı...Sevdi sevdirdi ,şımarttı ,güvendi hep benim kızım yapar dedi ...Canım babam seni çok seviyorum ...Bazen hala beni korumaya kalkmana kızsamda aslında içimdeki çocuk yanın hoşuna gidiyor ...

Canım babacığım seni seviyorum iyiki benim babamsın ve iyiki varsın...

11 Haziran 2011 Cumartesi

Nerden başlasam nasıl anlatsam

Yoğun ve yorgun bir haftanın ardından yeniden evimdeyim ...Geçen cumartesi gününden beri babamdaydım...Kız kardeşimin pimampen yaptırmasıyle başlayan hafta annemim seneyi devriyesile son buldu ...Geçen sene 15 haziranda kaybetmiştik annemizi...Bu sene seçimden sonra gidecekler olduğu için öne aldık biraz ...İki gün yaptık dualar bol bol okundu ...Annemi doyası andık ...Aramızda yaşananlar bir yana benim annem iyi bir insandı ...Bunu birkez daha duymak hissetmek bizlere iyi geldi ...İnsanın ailesi ile gurur duyması güzel bir duygu ...

Kuzucuklarla geçen bir haftanın tadına doyum olmuyor...Canlarım benim çok tatlı fakat bir okadarda yorucular ...20 aylık oldular şimdi herşeyi merak dönemindeler ve henüz neyin zararlı olduğunun bilincinde değilller tam tehlikeli zamanları ...

Yoğun ve yorucu bir haftanın ardından Güzel dilekler ve güzel gönüllerle bir arada olmak bizlere iyi geldi ...Kuzenler ,teyzeler ,halalar ,yengeler akarabalarla eskileri yadettik gidenleri andık rahmet diledik ...

ikici gün komuşalarla aynı duyguları paylaştık hepimiz hüzünlenip ağlaştık birbirimizi görmenin verdiği hazzı yaşadık ...

Annem için güzel bir menü hazırladık ...hep onun sevdiği şeyleri yapmaya gayret ettik...

Avcı böreği
Biber dolması
yaprak dolması
sebzeli köfte
su böreği
patates salatası
rus salatas
Kağıtlarda yaşpasta (kakaolu ve muzlu)
İrmik helvası

Herkes çok beğendi ...Annemin hep sevdiği şekilde açık büfe yaptık herkes istediği kadar aldı hiç birşey ziyan olmadı ...

Annem kahveyi çok sevdiği için kızkardeşim kahve aldı bende kuş lokumu aldım bimden onlarıda gelenlere dağıttık çok hoş oldu...

Anacığım cennet mekanın olsun nurlar içinde yat ...

2 Haziran 2011 Perşembe

Doya doya baharı yaşamak

Ne kadar zamandır yapamadığım birşeydi...Bahar geldiğinde sonuna kadar camı kapıyı açamadan içeriye tıkılı bir halde yaşamak ...Camı açıp derin derin nefes alamamak ...
İnsan yapamayınca anlıyor en basit şeylerin kıymetini ...Bu sene cam kapı ardına kadar açık derin derin nefesler alıyorum doyası...Avuç dolusu çilek yiyorum iğde ağaçlarının altında oturuyorum ...
Bir zamanlar hasret kaldığım herşeyi yapıyorum ...Bunları yaptığım EFT seanslarına borçluyum ...Ara sıra birşeyler dokunmuyor değil ancak kolayı var bir kaç tur EFT yapıyorum hokus pokus geçip gidiyor ...

Hayatım yoğun bir tempoda geçiyor ...Kimi zaman kımıldamaktan aciz uyuşmuş şekilde kitap okurken kimi zamanda oturmaya vakit yok ...Biraz farklı insanlar görmek istiyorum ancak sanki ayağımda görünmez parangalar var kıramıyorum zincirlerimi ...

Ancak hayatım güzel bir yola girmeye başladı ...Ben olumlu düşündükçe bana güzllikleri ile gelmeye başladı ...Bu ay emekli oluyorum ...Canım babam beni yıllar önce bağ kurlu yapmıştı ve primlerimi ödemişti ve nihayet emekli oluyorum bir zamanlar ne kadar uzak görünmüştü bana ...Artık kendi param olacak ...Belki birileri küçümseyecek ancak benim ...

CANIM BABAM HERŞEY İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM SENİ ÇOK SEVİYORUM İYİKİ VARSIN VE BENİM BABAMSIN...

Dr gittiğimde tam kan tahlili yaptırdım ve bütün değerlerim normal çıktı sadece romatizma sevyem 4 misli normalden fazla çıktı bu yüzden ellerim ve ayaklarım puf puf şişti kullandığım ilaçlar çok iyi geldi ...Bu gün bu yazıyı yazarken aklıma neden bu konu üzerine EFT yapmadığım geldi bu gün yapayım ...

Bu ara kendime bir kaç tişört diktim çok hoş oldu bu günde pantolonumu dikip bitireceğim...
Hepimizin yolu aydınlık ve açık olsun sevgiyle kalın...

21 Mayıs 2011 Cumartesi

Ben ne kadar yavaşlamak istesemde hayat beni koşturuyor ...Bu aralar kendi evim yetmezmiş gibi babamın evi hatta yakında kız kardeşimin evinide temizletmem gerekiyor ...Kendi evimde müthiş bir bahar temizliği yapıldı ve her yer sanki kazındı...Evdeki fazlalıklar verildi yıkandı ve arıtıldı ...dünde babamın evinde aynı şeyler yapıldı ...
Canım Halimem ellerin kolların dert görmesin en büyük yardımcım oldu ikimiz bir olunca dere tepe dümdüz oldu...
Annemin ölüm yıldönümü yaklaştı ...Ben o günü anma ve dua günü şeklinde yapmak istiyorum ancak her kafadan bir ses çıkıyor ama ortada iş yapmak isteyen yok ben yaparım dedğimde de ay bu kadar kendini yorma deniyor ...Anne ölünce mezarının başına giderek sevgi gösterisinde bulunmak zannediliyor ...Neyse bakalım neler olacak ...

Evettt...Bu ayın sonunda resmen emekli oluyorum hadi hayırlısı ...Canım babam ona nekadar teşekkür etsem azdır beni isteğe bağlı bağkurlu yapmıştı ve ben nihayet emekli oluyorum ...Artık kendi paramı gönlümce harcıyacağım...

bu ara okuduğum vampir ve meleklerle ilgili kitaplarda ve seyrettiğim dizilerde her ne düşünürseniz onu yaşayacağınızı ancak aslolan şeyin sevgi olduğunu görüyorum ...

Bu aralar çok fazlaca duymaya başladığım bir söz beni sonderce rahatsız etmeye başladı ...Bu senin imtihanın ya ben böyle bir imtihan girmek istemiyorum ki...Bu söz beni sıkmaya başladı yok böyle birşey hayat böyle anlamları biz insanlar yüklüyoruz...hayat sadece yaşamak içindir ...Başımıza her geleni imtihan olarak yorumlarsak hiç bitmeyen imtihanlara tutuluruz...

Bence hayata aslolan tek şey sevgidir gerisi sadece dayatmadır...

7 Mayıs 2011 Cumartesi

Annemsiz ilk anneler günü

Nerdeyse bir yıl olacak annem bizden ayrılalı ...Ne hissediyorum henüz bilmiyorum sanki duygularım köreldi hissizim gibi geliyor ...Ama her gün annemi anıyoruz söylediklerini hatırlıyoruz iyi kötü hala güldürüyor bizi...

Belki de annemi unutmaya başlayınca içimde hüzün oluşacak ve özleyeceğim onu ama henüz sanki bizimle ve yaşıyormuş gibi ...Öldükten sonra unutulmak neysede ya yaşarken unutulanlar için ne kadar acı ...

Artık anneler günü benim için kendi anneliğimi yaşayacağım bir gün ...Bazen iyi bir annemiyim diye düşünsemde görüyorum ki iyi bir anne olmuşum ah keşke şimdiki bilgilerimi çocuklar küçükkende bilseydim çok daha iyi olurdu diyorum ama yinede fena değilmişim ...

Bu hafta kendimle bir kez daha gurur duydum ...Kız kardeşimle teyzeme gitmiştik ve onun sadece anneliği yemek içmek ve giyidirmek olduğunu zannetmesi çocuklarını eğitmekten yoksun olması bazen acaba dediğim şeyleri iyiki yapmışıma dönüştürdü...Çocuklara hiç kızmadan veya ceza vermeden büyütmek istiyormuş ancak onun dışında bu olaydan herkes rahatsız ...Anneannemin bir sözünü hatırlattı bakısız yongayı yel alır derdi ...Ne kadar doğru olduğunu yaşayarak görüyorum ...Ya çocuğuna bir takım şeyleri öğreteceksin yada bilemiyorum artık...

Aldığınız her nefesin sevgi ve huzurun sarmalamsı dileğile yaşamınızdan mutluluk güneşi hiç eksik olmasınaneler gününüz kutlu olsun...


Annemsiz ilk anneler günü

15 Nisan 2011 Cuma

Bu aralar okuyacak kitap bulamayınca kızımla dizi izlemeye karar verdik ...Vampir günlüklerini izliyoruz ...İkimizde bayıldık hipnotize bir şekilde izliyoruz...Bize iyi geldi ...

Bu gün babamın evin badanası bitiyor ve bizde kızımla hizmette sınır yok deyip kadınla birlikte işe koyulacağız...Ne garip bizden başka ilgilenen yok ancak lafa gelince fikir beyan eden çok ...Her neyse ben elimden geleni yaparım gerisi neyaparsa yapsın veya yapmasın beni ilgilendirmez...

Bu sene bilgi sayar kursuna gitmeye karar verdim birde yanına ingilizce kursu ekledimmi süper olacak kendim için birşeyler yapmış olacağım ...2 yıldır kendime verdiğim sözüde tutmuş olacağım ingilizcemi yeniden canlandıracağım ...

Annemin ölüm yıl dönümü yaklaştıkça hala ona olan kızgınlığımın geçmediğini fark ediyorum...Hayatı böylesine hoyrat kullananve gereksiz detaylarla kendinide bizide yormasını henüz affedemediğimi fark ediyorum...

Kendime yeni hedefler ve yeni yönler çizmeliyim baharla birlikte bende uyanmalı canlanmalıyım...

4 Nisan 2011 Pazartesi

Üstümden tır geçti

Dün kızım ve oğlumla çalışmalar yaptık ...Oğlum henüz ikna olmuş değilhala bahaneler arasada benimle çalışıyor ...Hala kendini saklamakta karalı ancak dirençte göstermemeye başladı yakında dökülmeye başlar ...

Gamzeyle yaptık çalışmalarımızı yoksunluk bilinci için yazdık yoksunluğunu hissettiğimiz şeyleri ...Başladım ben anne sevgisinden yoksun olmama rağmen diye kendimi çok kötü hissettim nefes almakta zorlandım boğazım burnum tıkandı 10 tur yaptıktan sonra üzerimden tır geçmiş gibi yorgun hissetmeye başladım ...Nefesim açıldıama çok yorgundum kitap bile okuyamadan uyudum ...Gamzeyi çok zor dinledim ve bu gün yeniden tekrar edeceğiz...

Biz ailece 2000 yılından beri madi bir sıkıntı yaşadık ...Bu birazda benim paraya bakış açımdan kaynaklanıyordu ...Ben yıllarca para benim için araç hiç bir zaman amaç olamaz derdim ...Para bana araç olmadığını gösterdi ...Ben artık bunu çok zor bir dönem yaşıyarak öğrendim ve artık parayla ilgili kalıplarım için çok fazla çalışma yaparak değiştirdim ...

Bu arada bizde yoksunluk bilinci güçlü bir şekilde ortaya çıktıve bu bizim ailede herkesin kilo almasına neden oldu ...Hiç kilo alamayan Gamze bile artık kilolu ...Yokluk bilincinde insan ne yapar hemen depolamaya başlar ve bizde elimizden geldiğince depoladık ...

Benim geçmişten gelen depolarımla birleşince rahatsız olmaya başladım ...Kızımla içimizdeki bu yoksunluk bilincinden kurtulmak için çalışmalara başladık ...Ben bir çok kere rejim yaptım ciddi kilolarda verdim ancak zaman içinde tekrar aldım hatta misli ile ...Artık kilo verdiğimde kalıcı olsun istiyorum ve içimdeki bu birikimlerden kurtulmak istiyorum ...Sanki dünki çalışmadan sonra çok daha kolay nefes alıyorum...Ben bazen konuşurken bile nefesim kesilie soluk soluğa kalırdım...

Umarım bu çalışma bana iyi gelir ve blokajlarımı yıkarım ...

29 Mart 2011 Salı

öz güven eksikliğine dün EFt yaptım

Dün gece bir ara uyandım saat 3 civarıydı...Uykum kaçınca sürekli ertelediğim özgüven eksikliği için EFT yapmayabaşladım direk daldım konuya gecenin bir yarısı detaylandırmadım...ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİMDEN DOLAYI KENDİMİ DERİNDEN KABUL EDİYORUM ONAYLIYORUM VE SEVİYORUM son turlarda ARTIK BU DUYGUDAN ÖZGÜRLEŞMEYİ SEÇİYORUM DEDİM...
Önce nerede hissettiğimi pek kestiremedim ancak fark ettim ki burnum sanki mandala kapatılmış gibi tıkanmıştı ve ben nefes alamıyordum ...son turda ben özgürleştikçe sanki burun açıcı kullanmışım gibi derin derin nefesler almaya başladım ...

Çekirdek inaç sitesindeki anne sevgisinden yoksun kalan insanlarda huysuz bacak sendromu olacağı Kendini sevdirmek ve annenin beğenisini kazanmak için elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışmak gibi şeyler sıralanmıştı daha sonra Nil Gün ün bir programda söylediğiyle birleşince işte bende olan sonuç ortaya çıktı öz güven eksikliği ...

Beni tanıyan bir çok kişi buna pek inanmaz ancak olan bu ...Ben hayatım boyunca anneme kendimi onaylatmaya beğendirmeye çelıştım ...Bu beni çok yordu incindim kırıldım ...Fakat yinede başkalarına tanıdığı toleransı bana tanımadı...Benim ayağım sürekli hareket halinde idi ayakabının içinde ara sıra çıkan veya hareket eden buda annemi çileden çıkaran bir olaydı hatta birtek annemin ayağına basardım servis yaparken ...Annemin vefatından sonra bende bu ayak hareketleri neredeyse yok oldu ...
Bu sonuca varmışken erteleme huyum yüzünden dün geceye kadar EFT yapamadım dün gece nihayet yapa bildim ...Bu gün detaylı bir çalışma yapayım artık ...Ben alerjilerimde de hep burnumun tıkandığını hissderrim bu konuyla bağlantısı ola bilir ...

Kendimi güvensiz hissettiğimde nefes alamıyorum sanki boğulacak gibi oluyorum...

Benim annem beni özellikle hep EĞER sevgisi ile sevdi...Eğer şunu yaparsan seni severim yaptığım şey bitince yeni eğerler buldu hep ...Bu yüzden ben sevdiklerimi kaybetmekten hep korktum sevdiklerimi herşeye RAĞMENsevdim ...

Ama artık benimde sevgim çeşitlilik kazandı kimilerini EĞER ,kimilerini ÇÜNKÜ,kimilerinide RAĞMEN sevgisi ile sevmeyi öğrendim ...

27 Mart 2011 Pazar

Hoş geldin bahar

Uzun süre bahar gelecek diye korkan ben artık mutlulukla karşılıyorum baharı ...Eskiden yolun karşısındaki badem ağacından anlardım ilk bademler çiçek açar bina yapıldı gereksiz yere kestiler bademi ...Şöyle çevreme bakınca hiç birşey hatırlatmıyor artık mevsimleri ...Bizim milletin yoketme arzusundan dolayı doğru dürüst ağaçta kalmadı çevremizde taş kaya her yan ...Neyse çok uzun mevzular bunlar ...

Sabahları kalkıp dışarıdaki güneşi hissetmek çok güzel kıştan sonra ...Bu aralar kendimi dinleme modundayım yine kimi zaman kırıcı, kimi zaman can acıtıcı olsada aradan güzelliklerde sıyrılıp çıkıyor ...Bir tat bir doku bir koku alıp geçmişe götürüyor insanı ...Bu aralar bimdeki jöle şekerlere taktım çocukluğumun şekerleri ...Ayrıca güllü lokum ve gül şerbeti ...Azmı aşırmıştım anneannemin gül mayalarını ...

Hele kahve içerken çocukluğumun dipleri içmem aklıma geliyor hatta telveleri yerdim ...Sonra nescafe ,Türkiyede yoktu ozamanlar yurt dışından gelirdi sabahları ders çalışırken iyi giderdi...Sonra annemle kahve keyifleri başladı ...Emine teyzemle hem içtik hem fal baktık ...Şimdide canım kızımla içiyorum sakızlı lokumla birlikte ...

Kaybettiğim tatlara ve kişilere özlem duyuyorum... Elimdekilerinde kıymetini biliyorum ...

17 Mart 2011 Perşembe

Ohhh nihayat bloguma kavuştum

Bloglar kapanınca kendimi yanlız kalmış hissettim ...Benim yakın arkadaşım bloğum içimi döktüğüm geri dönüp ne yapmışım baktığım bazende karalama defteri gibi kullandığım ...Ne çok girmiş hayatımın içine farkında olmadan ...

Lütfen birdaha gitme...

Bende bu ara çok kitap okudum ...Kendimi yine bir yolun başında tercih yaparken buldum ...Sipiritüel konulara hep merakım vardı şimdi önüme yeni kapılar açıldı ve ben yeniden hiç birşey bilmez bir haldeyim ...Bir odaya girerim kırk kapılı tektek açarım bakarım merakımdan ve en sonunda yeni bir kırk kapılı odaya girerim ...Şimdide yeni kırkapılı odanın başındayım yine ...Çok derin konular ...Ancak körü körüne inanmıyorum soruyor sorguluyorum...Bakalım gelecek ne getirecek bana ...

Bu arada dün oğlumla ilk seansımızı yaptık ...Sadece beni mutlu etmek için başladı ancak güzel geçti ...Tabi hep ben konuştum ikinci seansımızı pazartesi yapacağız ve bana kendini anlatan bir yazı getirecek ...

Dün oğlumun yüzünde ben konuşurken bir şaşkınlık oluştu ...Benim bu kadar şeyi bilmeme şaştı biraz ...Güzeldi böyle bir duyguyu yaşamak ...Aramızda görünmez duvarlar var çok yüksek olmayan ve onları yıkmak için çalışıyorum ...


25 Şubat 2011 Cuma

Kendime yeni bir ben lazım

Bu aralar ne yapacağımı bilmez bir şekilde kitap okuyup dinleniyorum ...Kendimle ilgili ne yapmam gerektiğini bilemez bir haldeyken kendime sorular sormaya başladım neden kilo veremiyorum diye içimdeki çekirdek inaç nedir diye tamda bunları düşünürken Abdullah Canıtezin bu konu ile ilgili yaptığı çalışma ile karşılaştım ...

Ben çekirdek inancımı bulmuştum ancak konu ile ilgili yazıyı okuyunca doğru yolda olduğuma inancım biraz daha pekişti ...Ben annemle ilgili konların hep etrafında dolanıp durdum asıl mesleyi ya görmek istemedim yada görmedim ...Asıl mesele annemin bana karşı sevgisizliği ...Benim gibi sevgi arsızı biri için ne büyük bir eksiklik ...

Şu anda bu yazıyı yazarken dizimdeki ağrının şiddetlendiğini hissediyorum sanki dizime bir bıçak sokup çeviriyorlar bu gün mutlaka buna EFT yapacağım ...

Bazen sorun önümüzde dağ gibi dursada biz ancak görmek istediğimiz zaman göerebiliyoruz ...

Benim sevgi açlığım hayatımda hep yemek yiyek doldurmuşum ...Kızımla yaptığımız bir konuşmada bunu fark ettik ...Ben ne zaman kendimi yanlız hissetsem sevgiye susarım ...Çevremde insanlarım olduğu zaman bilirim sevildiğimi kilo bile veririm ancak yanlızken boşluğu doldurmak için yerim ...Buda çocukluğumda yanlız kaldığımda annemin sevgisini hissedemediğim zaman içimde oluşan boşluk gibi ...Ben annemin sevgisini kazanmak için çok uğraştım ancak annem insanları ancak eğer sevgisi ile seven biri olduğu için onun istediği kişi olduğum veya istediği işi yaptığım süre içinde sevdi ...

Annem daha bana kocaman bir kucak açıp sarılmadı ben çocukken annnemin kucağına çıkmak istediğimde bana kocaman kucak dolusu hiç sarılmadı ...
Benimgibi sevgi arsızı biri için çok can acıtıcı bir durumdu ...Ancak çevremdeki halalar amcalar ve akrabalar beni çok sevdiler ve şımarık bir kedi gibi kendilerine sokulmama izin verdiler ...

Bu yüzdendirki ben sevdiklerime dokunarak sevmeyi hatta sevgimle canlarını bile acıtsam hissettirmeyi seçtim ...Çevreme hep kucak dolusu sevgi sundum ...Sevgimi paylaştığım sürece mutlu oldum ve kendimi iyi hissettim ...

Kayınvalide bizle yaşamaya başladığından beri çevremdeki insanlarla görüşemez olduğum için kilo almaya başladım ...

Bu konuda kendimle ilgili yaptığım çalışmaları paylaşacağım bakalım neler değişecek...

Hepimizin yolu açık ve aydınlık olsun sevgi ile kalın...

22 Şubat 2011 Salı

Utku'yla 4. ders

Cumartesi günü Utkuyla yaptığımız çalışmada Korkularımız üzerinde çalıştık çok fazla bir korkusu yoktu ...Ancak kapalıyer fobisi vardı kapalıyerde kalmaktan kortuğum için dedik ve biryede kilitli kalmaktan kortuğum için dedik kapalı yerde kalmaktan kortuğuna 4 tur yaptık sanki göğüsünün üstünde bir ağırlık varmış gibi hissetti ...

Kilitli yerde kalmaktan korktuğu içinde 3 tur yaptık ...Başında hissetti ve arada kendini affettiğni söyledi ...Neden kendini affetme gereği duyduğunu araştırmaya başladık ...Başından ne geçmiş olabileceğini araştırdık ve küçükken dedesinin arabasınının bagajında kuzeni ile saklambaç oynarken ikisinin kaplı kaldığını bulduk ...Bir daha ki dersimizin konusu bu olay olacak ...


15 Şubat 2011 Salı

Canım Babam

Baba çınar ağacıdır

Ne zaman ki babanızı kaybediyorsunuz,

işte o zaman gerçekten b...üyüyorsunuz.

Çünkü ç...ınarın gölgesi yok artık üzerinizde.

Sizi fark etmediğiniz halde yağmurdan, güneşten koruyormuş meğer o gölge.

Siz de aile kuruyorsunuz, baba oluyorsunuz,

sizin de gölge yaptığınız ve koruduğunuz birileri oluyor

ama o gölgeyi çok arıyorsunuz.

Babanız öldüğünde büyüyorsunuz.

Artık soru soracağınız, öğreneceğiniz, azarını duyacağınız,

takdirini alacağınız, akşam eve dönerken yolunu gözleyeceğiniz,

korkacağınız bir babanız yoksa büyüyorsunuz.

Yarınınızdan sorumlu tuttuğunuz, her istediğinizi almak zorunda olan o kişi yoksa artık...

Hep sessiz ağlayan, suskun seven, en zor dönemde bile yıkılmaz görünen,

sırtınızı dayadığınız çınar ağacınız yoksa artık...

Büyüyorsunuz o zaman işte.

Savaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak.

Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur...


Geçen hafta bizi çok korkuttu ayın 9da anjiyo oldu ...ertesi günde balon yapıldı sitend takıldı ...Aslında öksürük ve nefes alamamaktan şikayetçiydi ancak bay-pas geçirdiği için DR danışmak için gitmiştik ...Ben hafta sonunu babamla geçirdim cuma günü eve çıktı ...Bu hafta yoğun ve üzüntülü bir hafta oldu ...

Pazartesi kızımın doğum günü için ve geldim sevgililer günündeki en sevdiğim için ocaman bir pasta yaptım mütiş olmuştu ...

Aynı gün kuzenimin eşini kaybettik daha halamın cenazesinde yeni karşılaşıp konuşmuştuk ...İnsanlar kuş misali zamanı geldikçe göçüp gidiyorlar ...Daha sonra akşam eşim gelip kuzeninin vefaat ettiğini söylediinanmakta güçlük çektim önce canıp muzaffer ablam ya aynı gün içinde hem Nihat enişteyi hem muzaffer ablayı kaybetmenin acısını yaşadık ...Allah rahmet etsin mekanları cennet olsun...


Üçüncü ders

Utkuyla geçen perşembe üçüncü dersimizi yaptık...Annesini anlatmasını istedim ...Annesinin biraz kızgın olduğunu ve onu kızdırdığı için kendini suçlu hissettiğini yazdı EFT turları yaparkende omuzlarında hissetti ve kendi de şaşırdı ne çok şeyi omuzlarına yüklendiğine ...Çok naif ve kırılgan bir çocuk ,bunun yanı sırada kendine güvenen ve sorumluluk sahibi bir çocuk ...İlk dersimizden beri önüne koyduğum suyu çok az içiyordu ancak bu derste iki bardak su içti ...

Benim ona tavsiye ettiğim şeyleri hiç aksatmadan yapıyor kendine bir şükür listesi hazırladı ve şimdide hayal panaosu yapıyor ona hayal kurarken olabilirliği yakın hayaller kurmasını tavsiye ettim ...

Bu salı ders yapmadık onu sıkmak istemiyorum ne zaman gelirse ozaman çalışırız ...