29 Nisan 2010 Perşembe

Kendi denizinde enginlere ulaşamak

Dün güzel bir gündü ,Melda Tuncelin sitesinde gördüğüm dilek günü olduğunu ve kızmla sıraladık dileklerimizi yazdık kağıtlara Hıdırellez de asacağım onları bu bir hafata boyunca sıksık okuyacağım ...

Ben dilek dilerken abartmadım hep olası dilekler istedim öncelikle dileğim büyükse ona ulaşmak için küçük dilekler diledim onlar diğer dileklerimin alt yapısını oluşturacak ve beni ana dileğime ulaştıracak ...Mesela bir ev istiyorum diyelim eşim yeni işe girmiş kendimizi geçindirirken ev almamız hayal ancak istiyorum ...Bunun için önce eşimin işini genişletmesi lazım bende iş için dileklerde bulundum onların olabilirliği daha kolay ...Onlar olduktan sonra evle ilgili hayalimi gerçekleştire bilirim ...

Dün dileklerimi dilerken en çok kendimle ilgili dileklerde bulunduğumu fark ettim eskiden benim dışımda herkes için dilekte bulunurdum ...artık kendim için dileklerde bulunur olmuşum ...Bu büyük bir aşama benim için bir yerde okumuştum çekim yasasını kendiniz için çalıştırın bırakın herkes kendi çekimlerini kendi yapsın diyordu ve beni çok etkilemişti ...artık bunu başardığımı görmrk beni mutlu etti...

Kendi denizimde yüzdükçe sınırlarım gittikçe genişliyor beğenilerim isteklerim farklılaşıyor yeni bir ben oluyorum ...Bir kaç yıl önceki beni geliştirecek yeni çevre arayışım artık yok ...Her geçen gün öğrendiklerim beni kendimle barışık hale getirdi ...
Birde içimdeki şu çakralarımın tıkanıklıklarını aşa bilsen çok müthiş olacak ...Onlarda da bayağı aşama kaydettim ancak henüz bitmedi sanki bir arpa boyu yol kaydettmişim
gibi geliyor ...

Bu aralar acayip erteleme yapıyorum buda benim kendime verdiğim sözlerde beni yalancı durumuna düşürüyor ...Hayal kuruyorum başlıyorum büyük bir hevesle ancak yarın yaparım deyip erteliyorum kendime bir çapa atmış oluyorum bunu aşmam gerekiyor ...Bahanede hazır bahar yorgunlu içimden birşey yapmak gelmiyor...


27 Nisan 2010 Salı

Kaybedilen sevgili canlar

Cumartesi sevdiğim bir kuzenimi kaybettik kullandığı bir ilaç yüzünden 10 gündür komada yatıyordu ... Bizlerden ayrılmasına bir ilaç bahane oldu ...Onun ölümü yaşam hakkında birkez daha düşünmeme neden oldu insan doğar büyür ve ölür ...ancak nasıl yaşadığıdır önemli olan sevgi ve saygıyla yaşamak en büyük zenginlik ...

Kuzenimi kaybedince kendi hayatımı gözden geçirdim birkez daha ...Sanki hiç yapmıyorum ya ...Deştim döktüm içimi affettim sevdiğim sevmediğim herkesi ...Sadece onu birkez daha göremeyecek olmak üzdü beni ne çok seven biriktirmiş gurur duydum onunla erken gitti aramızdan ancak dolu dolu yaşmış hayatını bir çoğuna göre...Allah rahmet etsin nur içinde yatsın ...

Faceste MS türkiye gurubuna katıldım ve orada EFT 'nin ms hatalığını iyileştire bileceği ile ilgili bir video seyrettiğimi anneme uygulayamadığımı yazdım ...Belki birileri kendine uygularda fayda görür ...Onlardan yardım isteyenlere seve seve yardım ederim ...

Hayata ne yaşarsanız yaşayın kendinizden vazgeçmeyin ...Bugün EFT videolarını yeniden seyrettim Bülent Uranın videolarında olumlama cümlerini anlatırken kendini aşağılanmış hisseden kişilerde diz ağrıları görüldüğünü söylüyordu ...Ben bir dönem kendi hayatımı durup dışardan seyrediyormuş gibi oldum ve her gelen bana birşey söyledi ben müdahale bile edemedim bir çoğuna sustum ...Buda kendimi aşağılanıyormuş hissi uyandırdı ...Sanki bugün bunu hatırlayınca dizimde ağrı hissttim buna bu gün EFt yapmalıyım ...

Bir dönem kendimi aşağılanmış hissetmeme rağmen kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum onaylıyorum ve seviyorum ...

Ben o dönemde yaşadığım olaylara EFt yaptım ancak bu güne kadar olaylardan aşağılanma olarak etkilendiğimi hiç düşünmemiştim ...Sanki böyle düşünmek bana acizlik gibi gelmişti ...Ben gerçekten o dönem böyle kalmıştım...İşte bunu açıklamak bile benim içimi kanattı ...Ama artık ne yapacağımı biliyorum hemen bir EFT turu yapacağım...

22 Nisan 2010 Perşembe

Bu gün 23 Nisan hep neşeyle doluyor insan

Ne çok söyledik bu nidallarla çınlattık yıllarca bazen sıkıldık kutlamalardan ...Ancak son yıllarda neçok kıymet bilmediğimizi anladık bize verilen değerleri hoyratça kullandığımızı ...

Atatürk geleceğin büyüklerine en büyük değeri verdi ...Onlar için özel bir günü bayram ilan etti...T.B.M.M açılalı tam 90 yıl olmuş ...Bizlere yaşana bilecek her türlü tehlikeyi ön görerek gençliğe hitabetmiş ...

Bizler, ah bizler kara kara düşünen ,ne olacak bumemleketin hali diyenler ...Bizlere çareyide göstermiş damarlarımızdaki asil kanda mevcut demiş aradığınız cevaplar ...Ancak artık yarın yapılacak bir kısım aydın geçinenin yürüyüşü hangi kan diye düşündürüyor insanı ...

Benim çocukluğumdaki bayramların tek düzeliğini özledim ...Akşamdan büyük bir özenle astım bayrağımı ...Bakıyorum bazıları bayrak asmaya bile korkar haldeler inatla asıyorum elimden gelse mahallyi donatacağım ...

Artık kendi ülkesini sevmek kendini korumak ve ülkesini savunmanın nerdeyse suç kabul edileceği bir döneme gidiyoruz herhalde ...Eğer bunlar miliyetçilikse ben kanımın son damlasına kadar milliyetçiyim ...NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...

Bu ara herşey birbirine karıştı ya Siirt olaylarını şiddetle kınıyorum ...Getirilen yayın yasağınıda kınıyorum ...Namus için töre için hala oralarda cinayetler işlenirken bu kızların namusları ne olacak nasıl bir hastalıklı zihniyetler bu kadar vahşi olabildi yokmuydu bu gidişe bir dur diyecek babayiğit ...Birde üstü kapalı soruşturuluyor ...Tabi koca başlara laf gelmesin ...Eğitimlisinden eğitimsizine kadar hepsi aynı şeyi yapmış ...Depremde zina artığı için deprem oldu diyen zihniyetler nerdesiniz hani kınamalarınız...

Bu aralar haber seyretmiyorum kendimle uğraşmaktan başka şeylere zaman ayırmıyorum ancak bunlarıda yazmadan geçemedim ...Ben bloğumda elimden geldiğince kendimle ilgili konulara yer veriyorum zannedilmesinki çevreme karşı duyarsız ve ilgisizim ...Buradan sadece çalışmalarıma ve hayatımda ki olaylara yer vermek istedim ...

Yarın kuzucuklar teyzesine geliyorlar ...Bebişleri bana bırakıp anne babası kendini dışarı atacak ...Yani bizde bebiş partsi var...Canlarım özledim onları ,temizliğe ara verdim çocuklar gittikten sonra halıyı yıkayacağım hemen kurumayacağı için onlara deterjan kokusu zarar vermesin diye yıkamadım ...

17 Nisan 2010 Cumartesi

Kendimi beğenmişlikmi ediyorum yoksa gerçekten farlımıyım?

Bu aralar bu ruh durumundayım ...Geçen çarşamba bebişleri ziyarete gelen teyzemlerden sonra edindiğim ruh hali bu ...Hayatın iki farklı yüzü gibi olmuşuz ...Ben ne çok kendi içsel yolculuğumda ilerlemişim kendimde neleri aşmışım bunu gördüm ...

Bazen hayal kuramamaktan şikayet ediyorum ya düşünüyorum aslında dünyevi isteklerim bile farklılaşmış zenginlik anlaşım ,beğenilerim ,güzelliklerim bile değişmiş ...

Bence zengin ,sevdikleri ile huzur içinde yaşayan ve çevresinde sevgi ile kucaklaşmış insan demek ...Başkaları başka tanımlar getire bilirler ben böyle zengin olmak istiyorum ...Mesela lüx şeyleri severim ama onda bile eski anlayışımla arasında fark var ...Güzel mekanlarda bulunmak dost sohbetleri yapmak güzel bir manzara güzel bakan insanlar iyi yemek iyi kitap gibi şeyler olmaya başladı ...Eskiden iyi ayakkabı iyi kıyafetlar lüx yerler aklıma gelirdi şimdi güzel bir gezi bile bana lüx gelebiliyor ...

Kendime yaptığım çalışmaların etkisi olsa gerek maddecilikten vageçmeye başladığımı gösteriyor ...dün evden yıllardır bir köşede duran işe yaramayan bir çok şeyi çöpe attım hayatımı sadeleştiriyorum ...Gereksiz bağlardan kurtuluyorum ...

Bu aralar hayatımda yaşadığım şeylerin sorumluluğunu üstlenmeyi öğrendim artık yaşadığım şeyler için kimseyi suçlamıyorum ...Eskiden annemi babamı ve çevremdekileri suçlardım onların yüzünde onlar yaptılar diye artık ...Bunu yapmıyorum ...Çünki hayat aracımdaki direksiyonu onların eline ben verdim onlarım hayatıma müdahale etmesine izin verdim ...Ben izin verdiğim için onlar beni kafalarına göere yerlerer götürdüler beğenmediğim zamanda şikayet ettim ...Bahanemde hazırdı elimde değildi bana sormadılar dedim durdum ...Artık kendi arabamı sürüyorum kimsenin müdahale etmesine izin vermiyorum ...

Biz teyzemle çok farklı insanlar olmamıza rağmen eğlenirizde o günde eğlendik bir birimize unutulmayacak sözler söyledik ...Mesela elbiselerini ters çıkaran insanların elbiselerinin içinde şeytan gezermiş dedi ... Ben çok güldüm benimkinde herhalde parti veriyorlardır dedim ...Dün elbisemi çıkarırken yüzüme kocaman bir gülümseme yayıldı ...Ben elbiselerimdeki şeytandan korkmam yeterki içimde olmasın ...İçimdeki güzelliklerle konuşuyorum...Bende sakın bunu çocuklara söyleme korkarlar dedim oda evet doğru söylüyorsun dedi...

İki çocukla misafir ağırlamak zor oluyor ancak bizm minikler misafiri sevdiler ... kucaktan kucağa gezmek helede erkek kardeşimin ve benim sevgi dolu dokunuşlarımız onları çok mutlu etti ...




10 Nisan 2010 Cumartesi

Geçmiş defterleri karıştırmaktan yorgun düştüm

Eee,dile kolay 46 yıl sayfalarda epey şey var ...Ben hala çocukluktan çıkamadım en derin izler orada oluşmuş kapatmak zaman alıyor bitirdiğimi zannettiğim anda yeni bir konuda karşıma geçmiş çıkıyor ...

Dün epeydir yapmak istediğim şeyi yaptım ayakkabılarımdan hiç giyinmediğim yer işgal edenlerin büyük bir kısmını verdim ve kendime yeni babetler aldım çok şık oldular gitti eskiler geldi yeniler ...

Dün yine kendimize kızımla takılar aldık ...bizim için değerli olmasından çok beğenmemiz önemli ...Kendimizi çok ihmal etmişiz eskiden her yıl kendime bir sürü takı alırdım artık almamaya başlamıştım ...Ancak dünkini görünce kendimizi ihmal ettiğimizi anladık ...

Ben hep kadın gibi kadın olmayı sevmişimdir ...Bazen kokoş bazen ,sade olmak güzeldir ...Kokoş zamanlarımda giyerim topuklu ayakkabılarımı sürerim boyalarımı salınarak yürürken beğenilen bakışlar hoşuma gider ...Sade zamanlarımda salarım kendimi dibine kadar yaşarım rahatlığı ...

Ben hayatım boyunca kendim gibi oldum hep kendimle yarıştım ...Benim hep bir tarzım oldu kendimce yemeklerim bile kendimce oldu kimse bana birşey öğretmedi ben kendim deneme yanılma yoluyla öğrendim çoğunu...

Bu kendi kendime öğrenme olayı beni kimi zaman çok yordu ama kendim olmaktan hiç hoşnutsuzluğum olmadı ...Ben kendimi çok sevdim ve beğendim aslında ...En sıkıntılı zamanlarımda bile kendimle uğraşmışım...Kimi zaman kendime ayıracak hiç vaktim olmamış ...Ozaman işte bunalmışım daralmışım ve isyanlarım olmuş ...

Beni fazla sıkarsanız bütün herşeyi ters yapmaya başlarım yemeklerim hiç güzel olmaz yüzüm çöker hatta saçlarım bile şekil almaz ...Ben genç kız olmaya başladığımda annemin gözleri daima üzerimdeydi her hareketim kontrol altındaydı ...Bu yüzden saçlarım ben içe kıvırdıkça dışa dönerleridi ,sağ taraf içe sol dışa kıvrılrdı ...Hatta okadar isyanlardaydıki sabaha kadar sarılı dursada tutmaz dümdüz çıkardı ...Artık kimsenin beni okadar denetlemesine izin vermediğim için saçlarım çok kolay şekil alıyor...

Ben artık yaptığım çalışmalar sayesinde daha huzurlu yaşıyorum ...Birde hayatımın sorumluluğunu kabul ettim artık kimseyi kendi hayatımdan sorumlu tutmuyorum ...Hayatım için verilmesi gereken kararları kendim vermeye çalışıyorum...Bir çok kişiyi affettim ...Bu sırtımdaki ağır yüklerden kurtulmama sebep oldu ...

En önemli şeyse değiştiremiyeceğim şeyleri kabul ettim ve onun içinde nasıl yaşanır öğrendim ...Mesela kirli havayı değiştiremem kirli havada nasıl yaşanır onu öğrendim...

İnsanları oldukları gibi kabul etmeyi öğrendim ...Kimseyi yargılamadan seviyorum önce empati yapıp sonra sempatiyle bakıyorum ...Sevmediklerimden uzak duruyorum mümkün olduğunca ...

Ben hep sevdiklerim ve sevmediklerim konusunda net oldum ne istediğimi hep bildim taki 40 yaşına kadar ondan sonra hayal kurmayı unuttum ancak ne zamandır hayal kurmuyorum onu hatırlamıyorum...Buda hedeflerimin olmamasına neden oldu hedefsiz serseri mayın gibi ortalıkta gezindim ... halada hayal kurmakta zorlanıyorum öyleki hala kendime bir hayal panosu yapmadım ...

9 Nisan 2010 Cuma

Günaydın günlüğüm

Dün sakin ve huzurlu bir gün geçirdim...Eşimin teyzesi hastaneden çıkmış kayınvalidem oraya gidince evde inanılmaz bir sesizlik oluştu...Bizde Gamzeyle tadını çıkardık...

Ben uzun zamandan beri yazmayı istediğim arketipleri defterime geçirdim ...Bu arketipler insanda doğuştan var olan özelliklerin dört ana gurupta toplanması imiş ...Bazı yerleri beni işte tamda bu dedirtti ...En çok ta çocuk arketipindeki yetim çocuk etkiledi ...Burada yetim çocuğun içinde bulunduğu aileye ait olmadığı hissiveren insan pisikolojisi ve gölge duygusunun terk edilme hissinden bir türlü kurtulamamak olması kendimle ilgili yaptığım EFt çalışmalarında kendimi yanlız ve terk edilmiş hissetmemi hatırlattı ...

Ben yıllarca insanları memnun etmeye çalıştım gücümün üstünde çalıştım hatta ...Benim yaptığım EFT çalışmalarında terk edilmekten korktuğum çıkmıştı ...Kendimle ilgili yaptığım çalışmalar sonucu kendi kelimelerimle söylediğim olumlama cümleleri ile bunu aştım artık kendimi yalnız ve terk edilmekten korkan biri olarak görmüyorum ...Ben şimdi yanlızken bile çok kalabalık yaşıyorum içimdeki benle çok iyi anlaşıyorum ve kendim için ne yapa bilirim diye araştırıyorum ...Artık şu sözü uyguluyorum Kendim için bu gün ne yaptım ...

Sabahları ayaklarımı yere bastığımda başlıyorum şükretmeye ...Allahın bana verdiği sağlığa şükürle bu benim için çok iyi bir şifa oldu ...

Kendi içimdeki yolculuk insanlara verdiğim tavizleri görmeme neden oldu ...Ben taviz verdikçe daha fazlasını istemişler ...

Hele yaralı çocuk, çocukluk döneminin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmeme neden oldu ...Yaralı çocuk taciz,ihmal ve benzeri taravmaların anılarını saklarmış ...En basit ihmal edildiğini hisseden çocuk nekadar çok etkilenir hayatı boyunca atlatamaz ...

Ben kendime dürüst davranıp kendimle ilgili yaptığım bazı çalışmalarda yarayı kanatmaktan korkmadan açtım ve içindekilerin henüz çok canlı olduklarını gördüm ve yaptığım EFTlerle ne çok şeyi aştım...

Mesela ben eskiden bir toplum içine girdiğim de yüzüm kızarırdı bu çekingen olduğum için falan da değildi...Ama oluyordu o zamanlar kendime verdiğim olumlu telkinlerle bunu aşmıştım ...Ancak çalışmalarım sırasında annemin habire bir yanlış yapmamam için beni gözetim altında tutmasından dolayı olduğunu ve benim sıkıldığım için olduğunu anladım ...

Birde toplum içinde konuşmacı olarak konuşamıyordum artık konuşa biliyorum ...Kendimi rahat ifade edemiyordum haklı olduğum konularda bile sonunda ağlıyordum ve haksız çıkıyordum ...Artık konuşurken kendimi rahat ifade ediyorum fikirlerimi söylerken net ve açık oluyorum ben bunu beğenmedim şöyle olsun deyip karşımdakini ikna edebiliyorum...

Beni yıllarca önce annem sonrada eşim susturmuşlardı ...Bu da boğaz çakrama birsürü çapa atmış ...Artık kimsenin beni susturmasına izin vermiyorum konuşuyorum ve karşımdakini dinletiyorum...


7 Nisan 2010 Çarşamba

EFT ilgili ne çok şey var her yerde

Dün biraz araştırma yaptımda ne çok bilgi var internette dolaşan her biride birbirinin ayni nedir?nasıl yaplır ?Resimler vuruş noktarı falan ...Fakat hiç kimse neredeyse kendi deneyimlerini paylaşmamış ...Bu yüzdende insanlar anlamıyor deneyim duymak istiyor .

Ben kendi deneyimlerimi yazıyorum hatta bu özel EFT başlıklarında olmasada günlüğümde bile yaşadığım olaylardan anlattıklarımda bile aa buna EFT yapılır dediğim şeyler çıkıyor ...

İnsanlar sanki bilgiyi paylaşmakta cimrilik mi ediyorlar yoksa kendilerini mi ifade etmekte zorlanıyorlar ...Belkide çok bilgili görünmek içinmi yapıyorlar anlamadım ...Bu gerçekten ciddi bir çalışma kendinize dürüst olup kendi içsel yolculuğunuza çıktığınızda çok güzel bir temizleyici hatta bazen mucize gibi bir şey ...

Öncelikle sizi ençok kıran olaylarla başlayın hissetmeyi fark edersiniz ...Bu sizi daha da gayrete getirecektir bazı yapan arkadaşlarda çok zorlandıklarını gördüm kendinizi çok zorlamayın zorlandığınız anda bırakın sonra yeniden devam edin ...Birde çalışmaya başlamadan önce ben ilk zamanlar ılık bir duş alıyordum ...Sesiz bir ortamda konsantre oluyordum çünki bazen hissetmekte zorlanıyordum ...Çalışmaya başlamdan önce kocaman bir bardak su içiyorum ve yanımada bir bardak su alıyorum ...Sizede tavsiye ederim ...Öncelikle kendinize dürüst olun başkalarına söylediğiniz yalanları kendinize söylemeyin ...Konuyu dürüstçe ele aldığınızda içinizde biriktiği ve size acı verdiği yerede hissediyorsunuz bunu derecelendirin ...Ben önceleri hep on olarak derecelendiriyordum ...Çünki beni en çok üzen olaylardan başladım ...

Ancak hayatınızda çok travmatik olaylar yaşamış olabilirsiniz ozaman bu olaylardan başlamayın kendinizi daha güçlü hissettiğinizde yaparsınız ...Bazı arkadaşlarda gördüğüm çok zorlanıyorlar ...Kendimizi bukadar incitmeye gerek yok ...

Bana soru sormak isterseniz buradan sora bilirsiniz yayınlamamı istemediklerinizi yayınlamam özel ikimizin arasında kalır ben sorunuza cevap veririm sizde okursunuz...

Ayrıca her zaman şunu söyledim ve her zamanda söylemeye devam edeceğim kendinizle ilgili önemli sorunlarınız varsa mutlaka bir DR baş vurun ...

Eee ozaman niye bunları yazıyorsun diye bilirsiniz...Ben bunları kendi deneyimlerimi yazmak istediğim için yazıyorum ...Belki beni okuyan biri kendinde bir şeyler bulur ve oda kendi yoculuğuna çıkar ...Ben bu konunun uzmanı değilim bende kitaplardan ve videolardan öğrendim ve hiç bir kaygım yok maddi manevi ...Sadece denize bir kaç deniz yıldızı atabilirsem ne mutlu bana ...

Şu son günlerde şu sözler aklıma takılıp kaldı ...
Eğer bir konuyu bilmek istiyorsanız okuyun...
Eğerbir konuyu anlamak istiyorsanı z onu inceleyin...
Eğer o konuda uzmanlaşmak istiyorsanız onu öğretin ...
Ben Artık kendimi açmalı ve öğretmeliyim ki bende yeni bir şeyler öğrene bileyim...

6 Nisan 2010 Salı

Hoş geldin ilk bahar

Artık bahar kendini iyice hissettirmeye başladı bana ...Dün kuzuların Dr günleri idi 5 . aylarını doldurdular onları Dr götürdük ...Gelişimleri gayet iyi imiş artık katı gıdaya geçiyorlar ...Hayatlarında sütün dışında yeni tatlar olacak ...

Dün dışarı çıkmam ve gittiğim yerlerdeki yeni kokular beni bayağı rahatsız etti ...Henüz EFt yapmadım etkileri ne kadar olacak diye ...Dün şiştim ellerim ve ayaklarım davul gibi oldu ...Pazar günü bir kase çilek yedim ağazımda hafif yara hissetim ...

Sanki kendime işkence yaptığımı düşüne bilirsiniz ancak bu bahar alerjilerinde çok çekmiş biri olarak hangi seviyeye geriledi diye kontrol etmeden yapamıyor insan ...

Ben içideki karışmışlıkları çözdükçe birşeylerde kendiliğinden düzeliyor ...Karışmışlık sözü biraz garip bir söz gibi gelebilir ama benim içim de okadar çok şey birbirine girmiş ki bundan daha iyi bir söz durumu anlatamaz...

Benim sadece alerjilerim baharla sınırlı kalmıyordu güngüne yenileri ekleniyordu temizlik yapmak bir kabus halini almıştı deterjanlarla aram bozulmaya başlamıştı ki ben alışverişte ençok deterjan alan biri olarak ...

Bu gün temizliğe başlıyorum bimden aldığım mikro fiber bezler deterjan kullanımımı azaltı süper temizlik bezleri yine deterjan kullanıyorum ...Ancak Kendime yaptığım EFTlerin çok faydası oldu eskisi gibi etkilenmiyorum...

Ben hayatım boyunca dayatmalardan hiç hoşlanmadım bana dayatılarak yaptığım işler beni hep zorladı bu deterjan ve tozlara olan alerjilerimin sebebi olarak anemin beni zorlayarak ev işleri yaptırıyor olması çıktı ...

Geçmiş bizi ne kadar çok etkiliyor önemsiz gibi görünen şeyler ne büyük yıkımlar yaratıyor ancak zamanla yaşayarak anlaya biliyoruz...

Yakında yeni EFt seansları yapacağım ...Ben kendimin farkına vardıkça içimdekileri yerli yerine oturtukça hayatımda kendiliğinden düzene giriyor ...

Hayata bakışım ,duruşum ve isteklerim bile farklılaştı eskiden çok önemli gelen olmazsa olmaz dedğim şeyler artık gereksiz şeyler miş gibi geliyor ihtiyaçlarım bile farklılaşatı eskiden alış verişe gidip kendimi kaybedercesine yaptığım alış verişler yok atık sadece gerekli şeyleri alıp geliyorum...Evimde ne çok şey biriktiriyordum bir gün lazım olur diye ...Artık bir çok kullanmadığım şeyi ata biliyorum veya değerlendirip kullanılır hale getiriyorum ...

Hayatım sadeleştikçe yaşamak daha kolay hale geliyor ...Eskiden minicik kurdele parçasını bile atmazdım hele biriktirdiğim kuru çiçeklerim hepsi gittiler ...Bakalım bu temizlikte neler gidecek dolaplar biraz boşalır hiç değilse...

Hayatımda yenilikler istiyorum bunlar içinde yerler açmalıyım ...negatif enerjilerden arınıp pozitif enerjileri depolamalıyım...katkat üstümü örten tozlanmış görüntüden kurtulmalıyım...

Kendimi seviyorum bana verilen yaşamı seviyorum ve en iyi şekilde yaşamak için elimden geleni yapmalıyım ...


2 Nisan 2010 Cuma

Günaydın günlük

Dün güzel bir gün geçirdik kızımla ara sıra film günleri yaparız kült filmlerimiz vardır ...Aşk ve gurur,Rüzgar gibi geçti,Yüzüklerin efendisi gibi senede bir hiç değilse seyredilir ...Ne güzel anlardır anne kız paylaştığımız aynı yerde aynı şeyi düşündüğümüz hatta beğendiğimiz kahramanların özellikleri bile ayını olur ...alırız mısırları kolaları çekeriz battaniyeleri yazın pikeleri onlarsız olmuyor gömülürüz kanepelerin yumuşaklığına oh işte budur...

Bir gün kendi hayatlarını kurduklarında özleyeceğim güzelliklerden biri sık sık yapmalıyız..

Bu aralar nadastan çıkamadım ancak durup kendimi dinleme halindeyim ...Hayal bile kurmuyorum beklide hayallerim henüz gerçekleşmedi onların olmasını bekliyorum belkide ...

Henüz bahar alerjilerim için kendime EFt yapmadım ne yapacak diye beklemedeyim ...Ancak eskisi kadar şiddetli değil az etkileniyorum ...Bizim bebişler iyice büyüdüler hergün yeni birşey öğreniyorlar ...Geçenlerde bir bloğda okuduğum bir yazı beni çok etkiledi öğretmen bir annenin kızı yazmıştı annesi yıllardır öğretmenlikyapmış ancak şu son senelerdeki kadar hiç zorlanmamış ...Çocuklar hiç birşey bilmeden geliyorlarmış okula ...anneler ya çok ilgisiz çocukları TVkarşısına oturtuyorlarmış yada dadı ve bakıcıların ellerinde herdedikleri yapılan çocuklar olarak geliyormuş ...Lütfen çocuklarınız boncuk dizdirin kağıt kestirin hiç değilse el kasları gelişsin diyordu ...

Birden kendi çocukluğuma gittim ne çok şeyle oynardık kendimize çamur fırınlar yapardık çamurdan adamlar kaplar yapardık ...Makarnadan kolyeler yapardık ...Taş oynardık hele en çok sevdiğim şebnem bebeklerdi çeşit çeşit alıp keşerdik elbiselerini ...

Sonra kendi çocuklarımla dışarı çıkamadıkları için oyunları ben öğretmeye başladım kızımla evcilik oynadık şebnem bebekleri kestik hatta barbi bebek elbiseleri tasarlayıp diktik ...Oğlumla lego oynadık hatta şebnem bebeklerin erkek olanlarını o kesmişti ...Ara sıra ev piknikleri yaptıkne çok şeyi paylaştık hele oyun hamurlarından yaptığımız figürleri sergiledik ...

Ben son zamanlarda oyun hamurlarını çocukların yediklerini duymuştum nalanın efeye su ve undan yaptığı hamuru daha mantıklı buluyorum bu yüzden ...Ne çok yaratıcı şey varken kolayına kaçıp çocuğa oyuncak alıp benim yiğenim eren gibi çocukları bıktırıyoruz çocuğa oyuncak hediye alamıyorsunuz zaten onun var oluyor ...

Bizim minoşlara kendimiz oyuncaklar yapıyoruz şu aralar ses getiren oyuncakları seviyorlar bizde minik pet şişelerin içine renkli boncukları koyduk onu kurdele ile bağlayıp oyun parklarına astık çok eğleniyorlar ses çıkardıkça ...






26 Mart 2010 Cuma

Günaydın günlüğüm


Geçen pazar Eskişehire gittik,hem iş hemde gezme amaçlı iş kısmı çabuk bitti...Başladık gezmeye Eskişehir çok güzel bir sayfiye yeri gibi olmuş ...Belediye müthiş iş çıkarmış ,porsuk çayı civarı çok güzel olmuş gondol vegezi motoru çay boyu çalışıyor ...İki taraftada cafeler var ...Birde çok genç bir şehir nereye baksanız gençler var ,bütün dükkanlarda neredeyse genç kızlar çalışıyor ...

En özel olanıda ilk yapılmış olan otomobil olan Devrimi ziyaret edişimizdi ...Demiryolları lokomotif fabrikasının bahçesinde idi...
İnsan kendi gücünün farkına varıyor, gurur duyuyor ...

Çi böreklerimizi yedikten sonra düştük Ankara yollarına...Bu yolu hiç sevmem bomboş bozkır çıkar karşınıza ...Sivrihisarın tepelerikarşınızda ...Beni bu yolda araba tutar belkide ondan sevmem ...Bir yolculuk dönüşü eşimle biraz birbirimizi hırpalamıştık sivrihisara geldiğimizde otobüs beni tutmaya başlamıştı ondan sonrada hep tutu ...Bakın bir EFTlik konu daha ...Hatırladıkça yapıyorum buda birikimlerden kurtulmamı sağlıyor...

Bu hafta benim için yoğun geçti kendime biraz birşeyler diktim penye triko kumaştan...henüz hepsi bitmedi ...

Bu arada melek çalışmaları yapıyorum midemde sanki kocaman kayalar var asılmışlar gibi hissediyorum ...Bir çok kişi ile eterik bağımı kestim çok işe yaradı yine hayır diyememe dönemine girmiştim ...Artık benden fazla birşey istemiyorlar veben de hayır diye biliyorum...Bu çok rahatlatıcı bir duygu ...

Bazen bakıyorumda ne çok ben diyorum diye düşünüyorum ...Acaba bencilmiyim diyorum ancak ben kendime diyorum kendimle işim ...Benciller başkalarına ben diyip kendi istekleri olsun istiyorlar kendi işlerinden çok başkalarının işlerine burunlarını sokuyorlar veya başklarının yaptıkları işleri sahipleniyorlar ...Boş konuşuyorlar vesselam...

Ne kadar temizlesende kızgınlıklarım kırgınlıklarım var ...Ama artık eskisi gibi kendimi yok saymıyorum önce ben demeyi öğrendim ...Benim sevdiklerim benim isteklerim de göz önünde tutuyor ona göre diğerlerine yetişmeye çalışıyorum....Kendimi seviyorum ben müthiş bir kadınım ...


18 Mart 2010 Perşembe

Günaydın günlüğüm

Dün yorucu bir günün ardından akşam tam çayımızı alıp canım ailemi izleyecekken gelen telefon hepimizi korkuttu ...Arayan Nalandı Efe okulda düşmüş midesi bulanıyormuş eşimle hastaneye götürdüler ...

Onların gelmesini bekledik merakla neyseki bir şeyi yokmuş ancak giderken yine panikteydi,ya ölürsemdiye ...Bir çocuğa ölümü anlatmak ne kadar zor bir şey ...Ne anlatsanız ya fazla geliyor yada yeterli olmuyor ...Bana sorduğu sorulara tatminkar cevaplar verdiğim için birde yazın onunla korkularına EFT yaptığımız için beni görmek istemiş yukarı çıktılar oturduk biraz...

Ona ölümden neden korktuğunu sordum ne söyleyeceğini bilemedi ama herkes korkuyor dedi ...Bende ölümün bir bitiş olmadığını yeni bir başlangıca doğuş olduğunu anlattım nasıl yani dedi hani bilgisayar oynu oynarken nasıl level atlıyoruz yeni bir yere geliyoruz yeni şifreleri çözüyoruz ya dedim işite öyle düşün yaşamıda ...Biraz ikna oldu yanlız busene gördükleri din dersi yüzünden kafayı kıyametin nasıl kopacağına ne gibi felaketler olacağına takmış ...bununda zannedildiği kadar korkunç olmadığını farkındalığımızın artacağını ve bir çok olayla farkındalığı olan inasnların daha kolay baş edebileceğini söylediğimde kendini rahatlamış hissetti bir dahaki karşılaşmalarımızda bu konularda daha fazla soru ile karşılaşacağımdan eminim ...

Bizlere din ve Allah la ilgili konular ne kadar koku vererek anlatılmış ...Hele allah ile olanlar Allah seni ateşlerde yakar ,Allah seni taş eder ,Allahın gazabı gibi...Dün Nalan'nın bir öğretmen arkadaşı sınıftaki öğrencisine eğer kopya çekersen Allah seni cezalandırır demiş arkasından öğrencisi düşmüş sıradn bak gördünmü demiş ...Bir eğitimci bile kendi başarısızlığının cezasını bile Allaha havale ediyor kendi sorumluluklarımızıla yüzleşelim kendimizin farkına varalım ...Bilmediğimiz şeye açık yüreklilikle bilmiyorum diyeleim ...Yasak günah ayıp üçlemesindeki kalıplardan kurtulalım ...

Ben bu üçlemeden çok çektim bu yüzden kendi kurallarım var yasaklarım ayıplarım günah dediklerimde var ancak hepsinin açıklamalrıda var ...En önce kendime açıkladıklarımın arkasında duruyorum ...Böylece benim inandıklarımı çevremde daha kolay kabul edebiliyor veya karşı olduklarını söylediklerinde bende onların kendi fikirlerimi diye sorabiliyorum ...

Ne çok kalıpalarla büyü tülmüş bir toplumuz çoğumuzun kendi fikri bile yok karşısında doğruluğuna inandığı kişinin düşünceleri bile onu yönlendirmeye yetiyor ...Ben araştırmadan kendi iç hesaplaşmamı yapmadan kabul etmediğim şeyleri çoğu kişi beğendiği için kabul ediyor...

16 Mart 2010 Salı

Günaydın günlüğüm

Bu gün burun akıntısı ve gözlerimin akmasıyla uyandım ...Bahar geliyor alerjilerim azar artık kendime yeniden EFT yapmalıyım ...Her sene yeniden yapıyorum bir türlü nasıl başladığını hatırlayamıyorum çok basit bir nedeni vardır mutlaka belkide gözümün önündedir ama göremiyorum ...

Kilo ve alerjilerimin neden lerini bulamıyorum ...Tam işte sorun budur diyip yaptığım şeyler bile asıl sorun olmadığını anlıyorum kaynağını bulamıyorum ...Geçenlerde Bülent uranın faceste bir yazısında kilo konusunda geçmişte aile yenen yemeklerin azlığı veya iyi anların azlığını doldurmak için yemek yiyerek açığı kapattığımız söyleniyordu ...Bu bencede doğru ,bizim sofralarda mutlaka sonu münakaşa ile biterdi ...Geçmişten hatırladıklarım bunlar genelde ...Sakin ve huzurlu bir hayat istemem de bundandır belki .

Pazar günü bizim bebeişlere gittik artık büyüdüler canlarım ya çok şekerler sevmekten öpmekten yorgun düştüler sonunda Alp ne kadar öpersem öpeyim uyanmadı...Mert kuzusu bizi yolcu bile etti çok şekerler...

Bu gün faceste bir yazı okudum ''eşinize bir kitap gibi davranın sıkıcı bölümlerini okumazsanızda olur diyordu ''Hani ararsınız söylemek istediğiniz duygularınızı kelimelere dökemezsiniz ve bir yerde aniden aradığınız kelimeler karşınıza çıkar ya işte öyle bir şey ...Bu ara arayıpta bulamadığım kelimelerdi hislerime tercuman oldu ...

Eşim direk söyleyemediği şeyleri dolaylı sataşmalarla bana dokunduruyordu bu aralar dün güzel bir haşlama geçirdi kendileri ...Sakin ve hanım efendi çizgimi bozmadan ...Ancak sinirlenmiştim niye diye bu gün bu cümleden sonra onun bu saçmalıklarını okumamaya karar verdim ...

Hayat bazen görmemek ,duymamak ,koklamamak ,hissetmemekten ibaret olunca yaşanıyor helede üstüne vazife olmayan şeylere atlamamak geerektiği zaman ...Bunlardan ne çok vazgeçmişim görüyorum ...Dün hayatım değişti sitesindeki günlüğümü okudum ilk başından ne çok duyguyu paylaşmışım mustang rüzgarında esmişim gürlemişim ama hep samimi olmuşum ...

İki yıldır EFT yapıyorum ve gerçekten çok faydasını gördüm çok rahat kendimi ifade edebiliyorum artık sinirlerimi bile kontrol edebiliyorum tartışırken ...Ne çok farkındalıklar yaşadım acıtsada kanatsada ...Kendim ola bilmek çok güzel ...Kendi içinde bir yol gezer olmak çok güzel ...


10 Mart 2010 Çarşamba

Günaydın Günlüğüm

Bu gün yine her zamanki gibi erken kalktım ...
Dün anneme gittiğim için kendimi kötü hissederek uyandım ...Artık hali çok kötü devamlı aynı şekilde yattığı için yaralar oluşmaya başladı ancak bizi dinlemiyor başka tarafa çevirince kızıyor ...Dün ne derse desin yan çevirip yatırdım kırmakta istemiyorum ancak başka çaresi yok biraz kırılır gibi oldu ...Annemin saçlarını kestim kısacık tam erkek tıraşı oldu ...Artık sayılı günlerdeymişiz gibi geliyor bana ...Bunu söylemek için ne kadar erken bir yaşta 66 ...Rahmi Koç 80 yaşında kayak yapıyor maşallah bizimki dünyadan vazgeçmiş ...İnsanlar ne yaparsa kendine yapıyor içimizdeki son nefes çıkıncaya kadar yaşamak zorundayız bunu güçlü bir şekilde kendimizden vazgeçmeden yapmalıyız...

Evvelsi gün evde elektirik pirizinden ateş çıkarak küçük bir yangın tehlikesi atlatım elim hafifçe yandı bir kez daha ilk yardım ve böylesi vahim olaylarda ne yapacağını bilmem işe yaradı yangını büyük bir cesaret ve pratiklikte söndürdüm ...Ama çok korktum ...

Bu gün çikolatalı puding yapacağım içine eti pop kekin vişnelisini ikiye bölüp
koyuyorum müthiş oluyor tavsiye olunur...

Bu gün bizim buranın pazarı ben eskiden pazara gitmekten hiç hoşlanmazdım ... Sevgili arkadaşım Nüket yüzünden pazarları sevmeye başladım onun anlatışındaki hoşluk benide cezbetti ve her pazara gittiğimde onu anarım artık farklı şehirlerdeyiz görüşemiyoruz...Ama onu her zaman sevgiyle anıyorum ...

Bu ara Işık Elçinin rehber rüyalar kitabını okuyorum yeni başladım bakalım benim hayatımda hangi kapıları açacak ...Bu kitabı kızım okuyup bana anlatmıştı bende ilk rehber rüyamı görmüştüm ...Hayatımın zor bir döneminde unutmak istediğim anları hatırlamış ve üstünde EFT çalışması yapmıştım ...

Birde bu ara bazı kişilerlele olan eterik bağlarımı kesmeliyim beni rahatsız etmeye başladılar ...Bu konuyu iyice araştırmalıyım...

3 Mart 2010 Çarşamba

Günaydın günlüğüm

Sabah erkenden güneşin doğuşunu seyerttim...Ben evimin sabah veya akşam güneşin doğuşunu veya batışını gören bir manzaram olsun isterdim ...Ancak küçük bir aralıktan güneşin doğuşunu seyrettim çok mucizevi bir şeydi...Sabahın huzuru ve sükununu yaşadım...

Dün benim kuzulara gittim üstümde hala kokuları duruyor canlarım ya çok tatlılar...Dün ben derginin sayfalarını çevirirken Mert sanki sayfaları onun için çeviriyormuşum gibi farkındaydı ...Daha sonra bir hikaye kitabını önüne tutuğumda heyecandan eli ayağı titriyordu ...Alp kuzusunun umrunda değildi...Artık iyice büyüdüler iki gün sonra dört aylarını dolduracaklar ne kadar çabuk geçti deniyor ama hiç kolay geçmedi ...Sürekli koşuşturma ve her an yeni birşey öğrenme ile geçen bir dört ay ...

Bu gün annemin doğum günü ...Ben liseye giderken annemin belkide hayatında ilk doğum günü kutlamasını yapmıştım ...Okuldan dönerken filamingo pastanesinden ona bir yaş pasta almıştım en çikolatalısından ...Sonra gümüş bir şekerlik almıştım ...Yıllarca evimizin baş köşesinde durdu ...Eve gelirken bindiğim otobüs bozulmuştu ama eve ulaştım ve anneme hediyelerini verdiğimde ilk defa annemin duygulandığını gördüm ...

Bu yaşadığımız doğum gününden sonra her yıl annemin doğum gününü kutlar hale geldik ... Bu senede annemin birazdan doğum günü kutlayacağım ...artık hayattan elini eteğini çekmiş bir insana bir şey alamıyorsunuz ama yinede kutlamak onu mutlu ediyor...

Bu gün anneannemim ölüm yıl dönümü ayrıca ...Ne kadar güçlü bir kadındı hani en Osmanlısından ...Sevgiside yergiside şiddettli idi hiç çekinmeden içinde ne varsa söylerdi ...Bundan sekiz yıl önce kaybettik anneannemi dayım ve benim kollarımızda öldü ...Ben hayatımda daha önce hiç bir ölüme şahit olmama rağmen hiç korkmadım ...Belkide sevdiğim birini yolcu etmenin telaşındadı...Bütün vazifelerimi annem ve kendi adıma yapmanın iç huzurunu yaşadım ...Arkasından hep sevgiyle andım ...Beni çok sevdi hatta kendi çocuklarından bile onun en kıymetli gül reçellerinin aşılarını bile yememe ses çıkarmadı ...Şimdi ben gül reçelini ve güllü lokumları anneannemi anarak yerim sanki gül kokardı benim anneannem...Canım mekanın cennet olsun seni seviyorum güçlü güzel ve birazda huysuz kadın...

Bazen hayat geçmişten bir anı ,bezen güzel bir tat ,Bir koku,bazende acı olarak karşımıza çıkıp burnumuzun direğini sızlata biliyor ...

İki gün öncede teyzemin kızının doğum günü idi ben orta okula gidiyordum doğduğunda ...Teyzem doğuma gidince ben bebeğe yelek öreceğim diye tuturup bir gecede yelek örmüştüm yeni bebeğe ...Hastaneden geldiklerinde dünyalar güzeli bir kız bebekti yeni bebek ...Sakin huzurlu ve az şikayetçi oldu hep ...

Bu sene doğum günlerini kutlarken hep anılarım canlanıyor sevdiklerimle ilgili ...Canlarım hepinizi çok seviyorum iyiki benim sevdiklerimsiniz...

24 Şubat 2010 Çarşamba

Günaydın günlüğüm

Bu günlerde kendimi nadasa bıraktım bekliyorum yine ...Arada bırakmak iyi oluyor ne biliyorum ne bilmiyorum ne bilmek istiyorum hepsi birbir toplanıyor...Aradan gereksizler ayıklanıp derlenip toplanıyor ...Eski nadaslara bakıyorumda bir iki yıl alanları olmuştu artık en uzunu bir hafta sürüyor...

Bu aralar biraz tarihe merak sardım Osmanlı padişahları neler yapmışlar onları araştırıyorum ...Hayatları zor geçiş vesselam...Kendi hayatlarını hiç yaşayamamışlar...O kadar ihtişamın içinde kaybolup gitmişler...

Tarihe şöyle baktığımda ne kadar gereksiz bilgi ile doldurulmuşuz ne çok bilmemiz gereken şey bizlere verilmemiş ...Allahtan benim çocuklarım tarih sever araştırırlar ...Bende biyografi okuyarak yakın zamanda neler olmuş daha objektif bir gözle bakabilmeyi öğrendim...Biyografilerde insan hayatlarının yaşadıkları dönemle ilgili bir çok olaydan dolaylı dolaysız etkilenmeleri anlatılır ve farkında olmadan sizekatkı sağlar...
Hayatımda yeniden bir dönüm noktasına girmek üzereyim bunun belirtileri başladı ...Dün gece karman çorman rüyalar gördüm ...Bu aralar rüya görmeye başladım ve gördüğüm rüyalarda bir yerlere gitmek için hazırlık yapıyoum ayrılıklar var belkide hayatımda farklı bir döneme gireceğimin işaretleri bunlar ...

Ben farklılaştıkça hayatımdan insanlar çıkmaya başladı çıkaramadıklarımla bile çok uzağım artık insanların elimden geldiğince bana benzerler olması için çekimler yapıyorum ...

Hayatımda uzun süredir huzurlu olmayı istemiştim ...Her ne kadar sorun olan kişiler olsada inanılmayacak kadar huzurluyum...Huzuru somut yaşmak için geceleri uyanır oldum müthiş bir sesizlik ve ben ...Kendi iç sesimi dinliyorum sakin ve huzurluyum ...Bunu söyleyebilmek için ne kadar uzun zaman bekledim...Ama olsun beklemeye deydi...

Hayatımla ilgili yeni çekimler yapmalıyım... Önceki çekimlerimin bir çoğu oldu buda bende dileklerin makul ölçüde ve ne istediğini bilirsen olacağını gösterdi...

20 Şubat 2010 Cumartesi

Dün Volkan Konağın TV programı bir harikaydı ...Seyrederken birden geçmişe gittim ne çok anı canlandı gözümde kimi zaman kendimi yazlık sinemada ,kimi zamanda bir düğünde bayramda buldum ...

Ta içimde hissettim anlattığı duyguları sevdiceğine sevgilim kadınım diye hitap ederken yücelttiği yükselttiğ kadına hayran oldum...Görmedim hiç eşini ama sevgisinin gücünü hissettim ...Bu kadar karmaşa yaşanan bir dönemde sevgilerin içi boş sözlerle anlatıldığı günlerde bucoşku bu heyecan doppig gibi geldi ...

Helede mimoz çiçeğim şarkısı Mert tosbiğimle benim şarkım daha bir hoş geldi canım tosbiğim narin kırılgan vede dayanıklı olduğu için mimoza çiçeğine benzetiyordum ve bu şarkıyı söylüyorum ona oda beni sanki can kulağı ile dinliyor ...

Sevgili Volkan konak sağ ol var ol ...Bu ülkenin senin gibi özgür yüreklere ihtiyacı var ...




18 Şubat 2010 Perşembe

Günaydın günlüğüm

Eskiden günlük tutmaya her kalışımda sıkılır bırakırdım ...Sabah kalktım kahvaltı yaptımla başlayan sözler yazılı olurdu ...Bir türlü içimi dökemezdim anlatmak istediklerim hep içimde saklı kalırdı ...Kendimle bile paylaşamazdım hele birde kazayla biri okuyacak diye aklım çıkardı ne yapardım ...Aradan zaman geçti ben içimdeki kapıları açmaya başladım ,sınırlarımı genişlettim ve kendime döndüm ve içimde sakladıklarım satırlara dökülmeye başladı ...
Önce korktum tanıdık birileri okuyacak diye ...ama sonra ben kendimi deştikçe ne çok şeyden gereksiz yere korkmuş sakınmış olduğumu gördüm ...Geri dönüp okudukça kendimle daha çok çalışmalar yaptım ...Ben kendimi hiç bir şeyden korkmaz zannedederken meğer ne çok şeyden korktuğumu gördüm...Sakladıklarım birbir ortaya çıktıkça kimse incinmesin kırılmasın diye söylemediklerim ve içimde biriktirdiklerimde döküldü ...
Bu yazdıklarımı birileri okuyup beğensin düşüncem hiç olmadı ...Ben bunları yazarken benim yaşadıklarıma benzer şeyler yaşayan ancak dile getiremeyen kişilerin yanlız olmadıklarını bilmerini istedim ...Benim yazdıklarımda en önemli yeri annemle olan ilişkilerim aldı ...Anne hakkında kötü söz söylenmez ,anne haksız olamaz gibi bir çok kalıp ve sınırlar konmuştu annemin yasak günah ve ayıplarını yapmamam gerekirdi annemin kuralları annemin sevdikleri ve sevmedikleri yaşamımı çok etkilemişti bunları yazdıkça ve bunlar üstünde çalıştıkça annem dokunulmazlık zırhından çıktı ve artık benim gözümde gerçek değerini buldu ...Oysa annem benim hep ulaşamdığım varlık olmuştu ...
Ben kendimi anlatmakta hala zorlanıyorum içsel yolculuk yaparken kendimi hep gerilerde saklı gizli köşelerde bıraktığımı gördüm içim acıdı ...Ne severim ,ne sevmem ne yapmak isterim bunları hep bir yerlerde bırakmıştım ...Bu arada hiç güzellikler yaşamadım mı elbete yaşdım ...Yıkıntıların arasından topladıklarım çok güzel birikimlerimde var onları geliştirip çoğaltıyorum...

Asiliğim ve merakım yüzünden çok şey de öğrenmişim ...Hayatımda en iyi yaptığım şey sevmeyi karşılıksız olarak öğrenmiş olmam ...Her türlü sevgi var hayatımda ama karşılıksızlar da olması güzel ...

13 Şubat 2010 Cumartesi

Bu gün kızımın doğum günü

Bu gün benim için hayatımda yeni bir dönemin başladığı günün yıl dönümü ...Gençlikten birden erişkinliğe geçmiştim canımı ilk kucağıma aldığımda minicik bir beden bana emanet verilmişti aslında bende küçüktüm böyle bir sorumluluk için ama almıştım ne olduğunu bilmeden...

Şimdiki aklım olsa korkardım gelecekten ...Biz saykoyla birlikte büyüdük hatta onunla oyunlar oynadık çok sevdim ben oyuncak olmayan bu bebeğimi...

Bir ara tuturmuştum şimdiki aklım olsaydı çocuk yapmazdım diye ...Ama ben her aklımla çocuk yapardım ve aynı davranırdım ...Bazen çok korkutucu olabiliyor anne olmak öyle olaylar anlatıyorlarki boğazınıza bile ine biliyor ...Ancak onların yüzlerindeki mutlu ifade işte bu iyiki varlar diyorsun...

Bu gün sevgililer günü ancak bizim için canımın doğum günü ...Dün ona değişik bir pasta denedim bir çok şeyi birlikte denedim bakalım nasıl olacak ...Sabah kocaman bir öpücükle doğum saatinde uyandırdım ve kutladım birazdan güzel bir kahvaltı ile gün boyu süren bir seramoni yaparız...

Doğum günleri bizim aile için önemlidir ailemize katılmış herkes değerlidir ve kendini özel hissetmeye alışmıştır ...Bir günlük değer mi? diye soranlar oluyor ama bazen insan o bir günlük değeri bile göremiyor ...Bu yüzden önemli bence ...

Sevelim ,sevdiklerimize değer verlim ,özen gösterelim ve asla sevdiğimizi söylemekten çekinmeyelim ...Canım kocacığım seni seviyorum sevgililer günün kutlu olsun...

12 Şubat 2010 Cuma

Ah bu çocuklar

Çocuk dediğime bakmayın kocaman oldular ancak hala benim gözümde çocuklar ...bu ara ban anlattıkları yüzünden neredeyse dehşete kapıldım ...Oğluşum aşk acısını henüz unutamamıştı kalıntıları ile kafası karışmıştı ,oturup onunla uzun bir konuşma yaptıktan sonra gece benim için zor geçti onun üzülmesi beni daha çok üzdü ...Ancak konuşma etkili olmuş kendini daha iyi hissediyor ...Kendine yeni hedefler koymuş bu olayda aklına gerçek aşkı bir daha bulamazsam diye takmıştı bende yaşadığı şeyin gerçek aşk olup olmadığını nereden bildiğini sordum ...Bir cevap veremedi ...

Aşklar ,ilişkiler ve içinde insan olan herşeyin bir ömrü vardır doğar büyür ve ölür...Bunu anlamak insanın zamanını alır ...

Sonra canım kızımla yaptığımız bir konuşma benim iyice boğazıma inmesine neden oldu gerçekten boğazım fena ağrımaya başlamıştı ...İnsan çocuklarının üzüldüğünü veya hata yapmak üzere olduğunu görünce dehşete kapılıyor ...Eskiden olduğu gibi yine boğazıma indi ...Artık ne yapacağımı çok iyi bildiğim için yatmadan önce başladım EFT yapmaya ...
Mutinin yaşadığı olaya duyduğum kaygıdan dolayı kendimi tamamen ve derinden kabul ediyor onaylıyor ve seviyorum ...Boğazımın ağrısı çok şiddetlendi...On tur yaptım ...Sonra Gamze için yaptım onun için endişelenmiştim 3turda ona yaptım ... Kendimi uykunun şifalı kollarına bıraktım sabah demir gibi sağlam kalkacğım dedim ...Sabah müthiş sağlıklı bir şekilde kalktım ...

Artık endişe korku ve kaygılarımı içimde biriktirmiyorum ...Olaylara sıcağı sıcağına müdahale ediyorum ...Bu bir mucize denemenizi tavsiye edrim ...Oğluşum fazla bilimik olduğu için henüz EFT yapmaya ikna edemedim ikna olduğunda oda harikalar yaratacaktır ...Saycorox zaten yapıyor ve sorunlarının üstesinden geliyor kendinde çok şey aştı ...

Canlarım ikinizide çok seviyorum ...İyi gün görün inşallah ...

8 Şubat 2010 Pazartesi

Günaydın günlüğüm

Dün kızkardeşime gitmek için evden çıktığımda biraz savunmasız yakalndım rüzgara ...Bütün hücrelerimde hissettim soğuğu ,derken boğazıma doldu bütün şiddeti ile ,geçtiğini zannetiğim soğuk alerjimi hortlattı...Bu gün EFT yapmak için bir sebep oldu...

Bebişler günden güne büyüyorlar cuma günü DR a gittiler Alp Bir kiloya yakın almış Mert tabiki yarım kilo almış bariz bir şekilde belli zaten ...Ama herşeye rağmen sağlıklılar ve artık hareketlere tepki veriyorlar ...Dün giderken onlara zıplayan bir pinokyo kuklası almıştım ...Onu nasıl takip ediyorlar çok beğendiler ...Artık gülücükler atıyorlar dün Alp az uyuduğu için onu dah çok kucağıma alabildim Alp kucağımdayken Mert onu kıskandı sanki onu niye kucğına alıyorsun der gibi idi...Biraz daha büyüyünce neler yaparız onlarla ...

Bü gün Ankarada hava yağmurlu puslu eskiden olsa kafama yorganı çekip uyumayı veya kitap okumayı tercih ederdim ...Ancak artık yamurun keyfini çıkarıyorum ...Bu aralar içimde bir doğa özlemi nüksetti...Kırlarda ayırlarda gemek istiyorum yamur çamur farketmez ...Yamurda ıslanmak ardından sıcacık bir çorba ve huzurlu bir uyku ...Doğa yürüşleri yapmak yeşilin her tonunu görmek toprğa dokunmak istiyorum ...Şehirde yaşarken toprağa bile dokunmak istemiyorum eksoz dumanı hayan pisliği insan tükürüğü ve daha bir çok şey insanın elini bile süresi gelmiyor ...

Bazen kaçıp bakir bir doğaya gitsek zaman zaman ,bütün teknolojilerden uzaklara bir hafta ongün doğayla başbaşa ...Özlesek şehri veya hiç gelmek istemesek oralardan ...Bilmiyorum hangisini yaparım henüz yaşamadan atıp tutmak kolay ...Ama arasırada olsa kaçmak güzel bir duygu olsa gerek...

Ben uzun süredir doğadan uzağım nasıl yaşanır bilmem ama yinede istiyorum ...Kafamın içindeki benim olmayan seslerden kurtulmak istiyorum ben boşalttıkça yerleri hemen doluyor ...Sesizliğin sesini dinlemek istiyorum...