24 Şubat 2010 Çarşamba

Günaydın günlüğüm

Bu günlerde kendimi nadasa bıraktım bekliyorum yine ...Arada bırakmak iyi oluyor ne biliyorum ne bilmiyorum ne bilmek istiyorum hepsi birbir toplanıyor...Aradan gereksizler ayıklanıp derlenip toplanıyor ...Eski nadaslara bakıyorumda bir iki yıl alanları olmuştu artık en uzunu bir hafta sürüyor...

Bu aralar biraz tarihe merak sardım Osmanlı padişahları neler yapmışlar onları araştırıyorum ...Hayatları zor geçiş vesselam...Kendi hayatlarını hiç yaşayamamışlar...O kadar ihtişamın içinde kaybolup gitmişler...

Tarihe şöyle baktığımda ne kadar gereksiz bilgi ile doldurulmuşuz ne çok bilmemiz gereken şey bizlere verilmemiş ...Allahtan benim çocuklarım tarih sever araştırırlar ...Bende biyografi okuyarak yakın zamanda neler olmuş daha objektif bir gözle bakabilmeyi öğrendim...Biyografilerde insan hayatlarının yaşadıkları dönemle ilgili bir çok olaydan dolaylı dolaysız etkilenmeleri anlatılır ve farkında olmadan sizekatkı sağlar...
Hayatımda yeniden bir dönüm noktasına girmek üzereyim bunun belirtileri başladı ...Dün gece karman çorman rüyalar gördüm ...Bu aralar rüya görmeye başladım ve gördüğüm rüyalarda bir yerlere gitmek için hazırlık yapıyoum ayrılıklar var belkide hayatımda farklı bir döneme gireceğimin işaretleri bunlar ...

Ben farklılaştıkça hayatımdan insanlar çıkmaya başladı çıkaramadıklarımla bile çok uzağım artık insanların elimden geldiğince bana benzerler olması için çekimler yapıyorum ...

Hayatımda uzun süredir huzurlu olmayı istemiştim ...Her ne kadar sorun olan kişiler olsada inanılmayacak kadar huzurluyum...Huzuru somut yaşmak için geceleri uyanır oldum müthiş bir sesizlik ve ben ...Kendi iç sesimi dinliyorum sakin ve huzurluyum ...Bunu söyleyebilmek için ne kadar uzun zaman bekledim...Ama olsun beklemeye deydi...

Hayatımla ilgili yeni çekimler yapmalıyım... Önceki çekimlerimin bir çoğu oldu buda bende dileklerin makul ölçüde ve ne istediğini bilirsen olacağını gösterdi...

20 Şubat 2010 Cumartesi

Dün Volkan Konağın TV programı bir harikaydı ...Seyrederken birden geçmişe gittim ne çok anı canlandı gözümde kimi zaman kendimi yazlık sinemada ,kimi zamanda bir düğünde bayramda buldum ...

Ta içimde hissettim anlattığı duyguları sevdiceğine sevgilim kadınım diye hitap ederken yücelttiği yükselttiğ kadına hayran oldum...Görmedim hiç eşini ama sevgisinin gücünü hissettim ...Bu kadar karmaşa yaşanan bir dönemde sevgilerin içi boş sözlerle anlatıldığı günlerde bucoşku bu heyecan doppig gibi geldi ...

Helede mimoz çiçeğim şarkısı Mert tosbiğimle benim şarkım daha bir hoş geldi canım tosbiğim narin kırılgan vede dayanıklı olduğu için mimoza çiçeğine benzetiyordum ve bu şarkıyı söylüyorum ona oda beni sanki can kulağı ile dinliyor ...

Sevgili Volkan konak sağ ol var ol ...Bu ülkenin senin gibi özgür yüreklere ihtiyacı var ...




18 Şubat 2010 Perşembe

Günaydın günlüğüm

Eskiden günlük tutmaya her kalışımda sıkılır bırakırdım ...Sabah kalktım kahvaltı yaptımla başlayan sözler yazılı olurdu ...Bir türlü içimi dökemezdim anlatmak istediklerim hep içimde saklı kalırdı ...Kendimle bile paylaşamazdım hele birde kazayla biri okuyacak diye aklım çıkardı ne yapardım ...Aradan zaman geçti ben içimdeki kapıları açmaya başladım ,sınırlarımı genişlettim ve kendime döndüm ve içimde sakladıklarım satırlara dökülmeye başladı ...
Önce korktum tanıdık birileri okuyacak diye ...ama sonra ben kendimi deştikçe ne çok şeyden gereksiz yere korkmuş sakınmış olduğumu gördüm ...Geri dönüp okudukça kendimle daha çok çalışmalar yaptım ...Ben kendimi hiç bir şeyden korkmaz zannedederken meğer ne çok şeyden korktuğumu gördüm...Sakladıklarım birbir ortaya çıktıkça kimse incinmesin kırılmasın diye söylemediklerim ve içimde biriktirdiklerimde döküldü ...
Bu yazdıklarımı birileri okuyup beğensin düşüncem hiç olmadı ...Ben bunları yazarken benim yaşadıklarıma benzer şeyler yaşayan ancak dile getiremeyen kişilerin yanlız olmadıklarını bilmerini istedim ...Benim yazdıklarımda en önemli yeri annemle olan ilişkilerim aldı ...Anne hakkında kötü söz söylenmez ,anne haksız olamaz gibi bir çok kalıp ve sınırlar konmuştu annemin yasak günah ve ayıplarını yapmamam gerekirdi annemin kuralları annemin sevdikleri ve sevmedikleri yaşamımı çok etkilemişti bunları yazdıkça ve bunlar üstünde çalıştıkça annem dokunulmazlık zırhından çıktı ve artık benim gözümde gerçek değerini buldu ...Oysa annem benim hep ulaşamdığım varlık olmuştu ...
Ben kendimi anlatmakta hala zorlanıyorum içsel yolculuk yaparken kendimi hep gerilerde saklı gizli köşelerde bıraktığımı gördüm içim acıdı ...Ne severim ,ne sevmem ne yapmak isterim bunları hep bir yerlerde bırakmıştım ...Bu arada hiç güzellikler yaşamadım mı elbete yaşdım ...Yıkıntıların arasından topladıklarım çok güzel birikimlerimde var onları geliştirip çoğaltıyorum...

Asiliğim ve merakım yüzünden çok şey de öğrenmişim ...Hayatımda en iyi yaptığım şey sevmeyi karşılıksız olarak öğrenmiş olmam ...Her türlü sevgi var hayatımda ama karşılıksızlar da olması güzel ...

13 Şubat 2010 Cumartesi

Bu gün kızımın doğum günü

Bu gün benim için hayatımda yeni bir dönemin başladığı günün yıl dönümü ...Gençlikten birden erişkinliğe geçmiştim canımı ilk kucağıma aldığımda minicik bir beden bana emanet verilmişti aslında bende küçüktüm böyle bir sorumluluk için ama almıştım ne olduğunu bilmeden...

Şimdiki aklım olsa korkardım gelecekten ...Biz saykoyla birlikte büyüdük hatta onunla oyunlar oynadık çok sevdim ben oyuncak olmayan bu bebeğimi...

Bir ara tuturmuştum şimdiki aklım olsaydı çocuk yapmazdım diye ...Ama ben her aklımla çocuk yapardım ve aynı davranırdım ...Bazen çok korkutucu olabiliyor anne olmak öyle olaylar anlatıyorlarki boğazınıza bile ine biliyor ...Ancak onların yüzlerindeki mutlu ifade işte bu iyiki varlar diyorsun...

Bu gün sevgililer günü ancak bizim için canımın doğum günü ...Dün ona değişik bir pasta denedim bir çok şeyi birlikte denedim bakalım nasıl olacak ...Sabah kocaman bir öpücükle doğum saatinde uyandırdım ve kutladım birazdan güzel bir kahvaltı ile gün boyu süren bir seramoni yaparız...

Doğum günleri bizim aile için önemlidir ailemize katılmış herkes değerlidir ve kendini özel hissetmeye alışmıştır ...Bir günlük değer mi? diye soranlar oluyor ama bazen insan o bir günlük değeri bile göremiyor ...Bu yüzden önemli bence ...

Sevelim ,sevdiklerimize değer verlim ,özen gösterelim ve asla sevdiğimizi söylemekten çekinmeyelim ...Canım kocacığım seni seviyorum sevgililer günün kutlu olsun...

12 Şubat 2010 Cuma

Ah bu çocuklar

Çocuk dediğime bakmayın kocaman oldular ancak hala benim gözümde çocuklar ...bu ara ban anlattıkları yüzünden neredeyse dehşete kapıldım ...Oğluşum aşk acısını henüz unutamamıştı kalıntıları ile kafası karışmıştı ,oturup onunla uzun bir konuşma yaptıktan sonra gece benim için zor geçti onun üzülmesi beni daha çok üzdü ...Ancak konuşma etkili olmuş kendini daha iyi hissediyor ...Kendine yeni hedefler koymuş bu olayda aklına gerçek aşkı bir daha bulamazsam diye takmıştı bende yaşadığı şeyin gerçek aşk olup olmadığını nereden bildiğini sordum ...Bir cevap veremedi ...

Aşklar ,ilişkiler ve içinde insan olan herşeyin bir ömrü vardır doğar büyür ve ölür...Bunu anlamak insanın zamanını alır ...

Sonra canım kızımla yaptığımız bir konuşma benim iyice boğazıma inmesine neden oldu gerçekten boğazım fena ağrımaya başlamıştı ...İnsan çocuklarının üzüldüğünü veya hata yapmak üzere olduğunu görünce dehşete kapılıyor ...Eskiden olduğu gibi yine boğazıma indi ...Artık ne yapacağımı çok iyi bildiğim için yatmadan önce başladım EFT yapmaya ...
Mutinin yaşadığı olaya duyduğum kaygıdan dolayı kendimi tamamen ve derinden kabul ediyor onaylıyor ve seviyorum ...Boğazımın ağrısı çok şiddetlendi...On tur yaptım ...Sonra Gamze için yaptım onun için endişelenmiştim 3turda ona yaptım ... Kendimi uykunun şifalı kollarına bıraktım sabah demir gibi sağlam kalkacğım dedim ...Sabah müthiş sağlıklı bir şekilde kalktım ...

Artık endişe korku ve kaygılarımı içimde biriktirmiyorum ...Olaylara sıcağı sıcağına müdahale ediyorum ...Bu bir mucize denemenizi tavsiye edrim ...Oğluşum fazla bilimik olduğu için henüz EFT yapmaya ikna edemedim ikna olduğunda oda harikalar yaratacaktır ...Saycorox zaten yapıyor ve sorunlarının üstesinden geliyor kendinde çok şey aştı ...

Canlarım ikinizide çok seviyorum ...İyi gün görün inşallah ...

8 Şubat 2010 Pazartesi

Günaydın günlüğüm

Dün kızkardeşime gitmek için evden çıktığımda biraz savunmasız yakalndım rüzgara ...Bütün hücrelerimde hissettim soğuğu ,derken boğazıma doldu bütün şiddeti ile ,geçtiğini zannetiğim soğuk alerjimi hortlattı...Bu gün EFT yapmak için bir sebep oldu...

Bebişler günden güne büyüyorlar cuma günü DR a gittiler Alp Bir kiloya yakın almış Mert tabiki yarım kilo almış bariz bir şekilde belli zaten ...Ama herşeye rağmen sağlıklılar ve artık hareketlere tepki veriyorlar ...Dün giderken onlara zıplayan bir pinokyo kuklası almıştım ...Onu nasıl takip ediyorlar çok beğendiler ...Artık gülücükler atıyorlar dün Alp az uyuduğu için onu dah çok kucağıma alabildim Alp kucağımdayken Mert onu kıskandı sanki onu niye kucğına alıyorsun der gibi idi...Biraz daha büyüyünce neler yaparız onlarla ...

Bü gün Ankarada hava yağmurlu puslu eskiden olsa kafama yorganı çekip uyumayı veya kitap okumayı tercih ederdim ...Ancak artık yamurun keyfini çıkarıyorum ...Bu aralar içimde bir doğa özlemi nüksetti...Kırlarda ayırlarda gemek istiyorum yamur çamur farketmez ...Yamurda ıslanmak ardından sıcacık bir çorba ve huzurlu bir uyku ...Doğa yürüşleri yapmak yeşilin her tonunu görmek toprğa dokunmak istiyorum ...Şehirde yaşarken toprağa bile dokunmak istemiyorum eksoz dumanı hayan pisliği insan tükürüğü ve daha bir çok şey insanın elini bile süresi gelmiyor ...

Bazen kaçıp bakir bir doğaya gitsek zaman zaman ,bütün teknolojilerden uzaklara bir hafta ongün doğayla başbaşa ...Özlesek şehri veya hiç gelmek istemesek oralardan ...Bilmiyorum hangisini yaparım henüz yaşamadan atıp tutmak kolay ...Ama arasırada olsa kaçmak güzel bir duygu olsa gerek...

Ben uzun süredir doğadan uzağım nasıl yaşanır bilmem ama yinede istiyorum ...Kafamın içindeki benim olmayan seslerden kurtulmak istiyorum ben boşalttıkça yerleri hemen doluyor ...Sesizliğin sesini dinlemek istiyorum...




6 Şubat 2010 Cumartesi

Erciyes dağı ve ben




Benim çocukluğum yazları anneannemlerde geçerdi...Develi ne güzel ve aydın bir ilçesidir Kayseri'nin
...Erciyes dağı engüzel oradan görünür ...Dağa yakındır hele annemle babamın köyü ince su tam Eciyesin eteklerinde kurulmuştur ...Verimli toprakları temiz suları mis gibi dağ havası bir başkadır değişmem Alplere ...

Erciyesin yazın bile zirvesinde kar olur ...Ben zaman zaman içimdeki özlemi gidermek için Erciyes resimlerini seyrediyorum ...Onu öyle ihtişamla karşımda görünce benimde içimdeki dik başlı sınır tanımaz yanım ortaya çıkıyor ...Biz küçükken bizlere anlatılan ERciyes hikayeleri vardı ...Benim aklımda kalan Ağ gelin hikayesi idi ...Düşmandan çocukları ile kaçarken Allaha yalvarır ne olur beni bulamasınlar diye o anda taş olurlar zaman zaman bakınca üçtane silüet görünür dağda ...

Ben develide iken her gün sabahın köründe kalkıp dağa bakardım nasıl diye bazen kar yağardı ...Bazen pırıl pırıl parlardı karlı zirve ...Bazende ağ gelini görür gibi olurdum ...

Ben yıllarca arkamda bir karlı dağ aradığımda babam arkamda oldu ...Büyük bir güvenle sığındım kendisine Biz dağ çocukları hep arkamızda bir karlı dağ arar dururuz gittiğimiz gurbette ...Benimki babam oldu ...

Artık hayatımda bir çok şeyin farkına varmış biri olarak bir kaç senedir arkamda yaslana bileceğim bir karlı dağ aramıyorum ...artık ben başkalarına karlı dağ olmak için dimdik ayakta duruyorum ...Sevdiklerim ve beni sevenler gelip bana yaslana bileceklerini hissediyorlar sevgiyle ve saygıyla onları kucaklıyorum ...

Erciyes dağın benim hayatımdaki yeri belki sınırlı zamanlarda gitmiş olsam bile çok büyük oldu ...Sınırsız hükmedici güçlü ve güvenli Bu gün yine resimleri ile büyülendim ...Çocukluğumun dağını kimbilir ne zaman gçrürüm bir daha ...

4 Şubat 2010 Perşembe

Hayatım değişti sitesindeki mustangla EFT çalışmalarım

Dün geçmişte ne yapmışım diye siteye girip çalışmalarımın başlangıcına baktım ...Bu sitede duymuştum ben EFT yi ve başlamıştım çalışmaya ...Şimdi geldiğim nokta çok iyi aşmışım ne çok şeyi ...Duvarlarım yıkılmış kurtulmuşum içimdeki düğümlerden sıkı sıkıya bağlandıkları halde ...Hala aşmam gereken şeyler var ancak ne yapmam gerektiğini biliyorum artık ...
Bazılarınız bukadar mucizemi diye bilirsiniz ancak gerçekten öyle insan ne çok şeyi kendini sınırlandırmak için içinde tutuyor bunu anlıyorsunuz EFT yaptıkça ...Artık bu benim düşüncemmi diye sorar oldum kendime ...Ne çok kendi fikrimiz olmayan şeyle sınırlar örülmüş bizlere ...Belki bilinçli belkide bilinçsiz bir şekilde ...

Ben çekim yasasını uygularken bir yandanda EFT ile kalıplarımdan kurtulduğum için çekim yasasını dah kolay işlettim ...Birde dileklerim extrem şeyler değildi ...En olası şeylerden başladım istemeye ve kendimle çok güzel çalışmalar sonucu isteklerim de olmaya başladı ...
Hala çözemediğim bir şey var henüz bulamadığım ve benim kilo sorunumu çözemediğim ...Acaba ne biriktiriyorum içimde kilo ile ilgili neyin açlığını yiyerek dolduruyorum ,bulamadım bir türlü...Rejim çalışmalarım iyi gidiyor her ay 4 kilo hedefim bu ayki hedef tutu artık yavaş yavaş sporuda sokmalıyım devreye ...Bir ara uyduda kundalini yoga yı seyretmiştim onu yapabirim ...Beni çok zorlamdan aynı hareketleri yapıyordu ...Bir araştırayım...

1 Şubat 2010 Pazartesi

Günaydın günlüğüm

Dün eşim ilk kahve makinasını aldı ...Eşim şimdi bir arkadaşının yanında çay kahve otomatları işini yapıyorlardı ...Dünde ilk kahve otomatını aldı ...Bu bizi ailece biraz daha rahatlatacak ...Dün bir sevinçle geldi onu uzun süredir bu kadar keyifli görmemiştim ...
Bu işten zevk alarak yapıyor emekli olduktan sonra bayağı sıkılmıştı evde ...Tabi bizide sıkmıştı ...İnsan iyi şeylere ne çabuk alışıyor ,o gidince evden rahatlamıştık ...İşe başlayınca kendine olan güveni geri geldi ben daha iyisini yaparım diye düşünmeye başladı ...İşine dört elle sarıldı ,arkadaşıda çok iyi bir insan takdir yeteneği olan biri bu yüzdende çok verimli bir çalışma içindeler ..

Bu gün küçük tobikleri ziyarete gidiyorum Ayın altısında 3.aylarını dolduracaklar artık kocaman gülücükler atıyorlar ...Onları çok özledim Alp parmak emmeye başladı memesi düştüğü anda hemen parmak ağıza giriyor ...Bakalım nasıl vazgeçireceğiz...


Günaydın günlüğüm

31 Ocak 2010 Pazar

Bir birinin aynı geçen günler

Yine tekrarlamaya başladı günler kendini ,anneme git ,kızkardeşime git evde kaldığımda temizlik yap ...Hatta yemekler bile sıradan olmaya başladı hele rejimde yapıyorum ya salatadan bıkmaya başladım ...Bu rejim işe yaradı 3 kilo verdim hatta buçuğu da varda onu şimdilik saymıyorum ...

Bu tek düzelik beni boğmaya başladı kendi hayatımı geri istiyorum ...Arkadaşlarımla buluşmak istiyorum ...Yeni kitaplar istiyorum yeni tatalar istiyorum ...Yeni bir şeyler istiyorum ...

Bu haftayı hastalıkla geçirdim şimdi bir parça daha iyiyim...Evde herkes hasta sanki kara kışta kalmış gibi öksürüyoruz ...Ot çöp içmekten bıktık artık ...

Bu kendimi uykunun şifalı kolarına bırakma işi epey işime yaradı çok kötü yattığımda bile süper kalkıyorum ...Dizlerim ağrımıyor hatta dinlenmiş yenilenmiş bir ben olarak kalkıyorum yıllardır yorgun yatıp yorgun kalkan biri için müthiş bir olay ...

Solar pleksüs çakrayı en iyi nefes teknikleri açıyormuş ...Yeni doğmuş bebekler gibi karından nefes alıp vermek müthiş açıyormuş ...Bebeklerde diyafram çok iyi çalıştığı için sesleri gür çıkıyormuş ...Evde yüksek sesle şarkı söylemek veya yüksek sesle kitap okumak da iyi geliyormuş ...Ben uzun süredir yüksek sesle şarkı söylemiyorum ...Eskiden ya kendim söylerdim yada müziğin sesini sonuna kadar açarak iş yapardım ...Bunada yeni bir çözüm buldum kendime bir MP3 alıp sevdiğim şarkıları dinliyorum ...Diyeceksinizki ne faydası var kendin söylemiyorsunki ...Babam kulak larındaki sorun için DR gittiğinde kulaklıkla müzik dinle demiş kulaklarındaki sıvıda kristalleşme varmış yüksek ses bunu kırılmasına neden oluyormuş ...

Anneme yeni bakıcı bulundu bakalım nasıl anlaşacaklar ...Benim annem MS hastası hastalık artık onu çok yıprattı birazda kendi boş vermişliği yüzünden iyice ağırlaştı...

Yaşadığımız ve nefes aldığımız sürece hayatla mücadelemiz bitmeyecek kendimize yeni yollar aramaktan bıkmayacağız ...Şu sözü hep sevmişimdir hayat 3,5la 4 arasındadır .Ya 3,5 atarak yaşarsın yada 4-4 lük yaşarsın ...Ben bu ara 3,5 dönemindeyim ...En kısa zamanda 4_4lük döneme girmek istiyorum ...

28 Ocak 2010 Perşembe

Karlı Ankara günleri

Dün yağan kar Ankara'nın epeydir özlediği şey oldu ...Manzara güzeldi ancak Doğal gaza gelecek zamla insanın içine işledi soğuk ...Bir yandan tekel işçileri bir yandan yakacak sıkıntısı çeken halk ...Allah herkese kolaylık versin ...

Hastalıkla savaşıyoruz...Bu gün anneme gidiyorum bakıcı bulamadık biraz böyle idare edeceğiz...Artık anneme kızmaktan vazgeçtiğimi görüyorum eskisi kadar içim acımıyor da her halde içimdekileri dökmekten içimde bir şey kalmadı ... Dün bir bloğu okurken çocuk yetiştirmede kullanılan cezalar konusu vardı ...Birden annemle yaşadıklarım aklıma geldi ...Onun ilgisini çekmek için yaptıklarım ve sonucunda yediğim dayaklar ...Hani dayak arsızı derler ya bir ara öyle olmuştum annem vurdukça gülmeye başlardım kadın çileden çıkardı ...Artık beni dövemez olmuştu ...Ne çok kendimi sevdirmek için yollar aramıştım ...Kendini bile sevmeyen anneme...
Ne derin izler bırakmıştı bende annemin yaptıkları ne çok öfke kızgınlık ve kırgınlık bırakmış ben farkında olmadan...Kendimle ilgili yaptığım çalışmalar eninde sonunda anneme dayandı hep ...Büyük bir bölümünü hallettim ...

Bizlerin ellerine verildiğinde minik bedenler ne kadar çaresiz nekadar savunmasızdır ...Biz anneler şekillendiririz o minik yaşamları ...Bana çocuklarım verildiğinde ne çok sevdim onları çok zorlandım yemedikleri zaman işkenceler yapıp yedirdim ...Bu konuda hiçde pişman değilim ...Bir çocuğun insiyatifine bırakılmamalı yemek konusu ...En iyi şekilde beslenmeli ...Şimdi kızkardeşimin Mert'i biraz zorlayınca kıyamıyorum ancak ben de yapmıştım aynısını ...Mert bebek biraz nazlı ilgi ve alaka istiyor ...İkitane olunca anneyi zorluyor bu durum benimle gayet güzel yiyor çünki ben onunla konuşuyorum sürekli ...Zor iş çocuk büyütmek vesselam ...Ama sevginin aşamayacağı zorlukta yok ...

26 Ocak 2010 Salı

Günaydın Günlüğüm

İki gündür oğluşumla griple uğraşıyoruz ...Tabi ikimizinkide farklı onun kötü birde öksürüğü var ...Ben önceki gece boğazım ağrımaya başlayınca sürdüm vicks mi sabahta bilumum ot çöp kaynataım içtim bir parça daha iyiyim ...Boğazıma zencefil ,ıhlamur ,tarçın elma karışımı yaptım...Zencefil acayip yakıyor ...Bu günde burun akıntısı ile kalktım ...ben kendimi kötü hissettiğim de ilk olarak ağrıyan yerime vicks sürerim eğer o geçirmezse DR giderim ...

Bu ara tempo bizim evde yine yoğun annemin bakıcısı çıktı...Oh ne rahat ben gelmiyorum deyip hasta insanı yarı yolda bırakabiliyor ...Yarın anneme gideceğim bu yüzden babam çok zorlanıyor ...

Bu ara kendimi köşeye sıkışmış hissediyorum ...Herkese ben koşturuyorum yine hep benden bekleniliyor ...Kendi hayatımın kontürolü yine başkalarının elinde ...Buda bu kadar yol almış birine zor geliyor ...
Bu arada ben kendi gidişatımdan memenun olmayınca çevremide memnun edemiyorum...Hem çalışıyor yoruluyorum hemde kimse memnun değil ...Hayatımın kontrolünü yeniden elime almalıyım ...Önce ben kendimden memnun olmalıyım artık yapamam demeliyim yeniden ...
Bu ara kendimi suyun üstünde amaçsız yüzüyor gibi hissediyorum çevremdeki kalabalığa rağmen sanki ben boşluktayım ...Kendime yeni hedefler koymalıyım ...Günlük hedeflerim olmalı amaçsızlıktan kurtulmalıyım ...


Günaydın Günlüğüm

23 Ocak 2010 Cumartesi

Günaydın günlüğüm

Sabah erkenden kalktım yine ,bu gün annemlere gidiyoruz hepimiz ...Kardeşlerimde gelecek bebeklerin ilk ev gezmesi olacak ...

Babam dün bizler için hazırlık yapmış nefis karnı yarık yapıyor ...Bende güzel yaparım ancak babamın ki müthiş oluyor ...Kendine sonradan çok güzel bir hobi buldu ...Yıllarca yemeklere kusur bulurdu her yemeği beğenmez kendisi ...Nedeni artık anlaşıldı ...

Bu gün hepimize sevgi dolu gözlerle bakıp mutlu olacak ...Nasıl kocaman bir yürek taşır benim babam hissedersiniz sevdiğini iliklerinize kadar ...

Bu gün Erende geliyor karnesini almış hepsi peki imiş ...Ne mutlu bana ki hem hala hem de teyzeyim artık ...Canlarım hepsini çok seviyorum ...Ancak bir tane kız yiğenim olsun isterdim ...

Dün kar yağdı neredeyse tutacak sandım ancak tutmadı...İstanbul'u gördükçe içim gitti...Sıcak evinde elinde çayın çorban seyretmek güzel ...Kendimi kışı sevmeye iyi yanlarını görmeye pozitif düşünmeye zorluyorum ancak azıcık soğuk görünce hemen uçup gidiyor pozitiflik ...Ancak bütün bir yılı kış geçiren bir ülkede yaşamadığım için şükrediyorum ...Güzel ülkemde dört mevsimide yaşıyor hepsinin kıymetini bilmeyi deneyimliyorum...ÇOK ŞÜKÜR...

Bu ara gece yatağıma yattığımda biraz dan dalcağım uyku beni sarıp sarmalar kendimi uykunun şifalı kolarına bırakıyorum sabah zinde ve dinlenmiş bir şekilde kalkacağım diyorum ...Gerçekten mucize gibi sabah dinlenmiş ve zinde kalkıyorum diz ağrılarım olmadan kalkıyorum ...Ben bu yönteme bayıldım kendi kendimize verdiğimiz telkinlerde çok dikkatli olmamız gerektiğini gördüm...

Dün bebişlere polar yelekler diktim çok kullanışlı oluyor ...Hem sıcak tutuyor hemde ince olduğu için çocukları sıkmıyor ...Birer tanesini eskitmişler bile ...Bu ara çok kusuyorlar mama oranlarını artırdılar ...Ben fazla karışmak istemiyorum ama onların midesi küçük fazlasını çıkarıyorlar gibime geliyor ...Bu yüzden ne bizlerin üstü başı kalıyor nede kendilerine giyisi yetiyor ...İllaki DR söylemesi gerekiyor ...


21 Ocak 2010 Perşembe

Günaydın günlüğüm

Günaydın günlüğüm sabahın huzurunda dolaşıp şimdi sıra yazmaya geldi ...Dün yeni bir kitaba başladım aslında okumayı ertelediğim bir kitaptı ...

Işığı arayanların karanlık yanı
DebbiFort yazmış
Uzun zaman oldu okumak isteyip bir türlü elime almak nasip olmadı içindeki bilgiler biraz çalışma gerektiriyor belkide ondn daha şimdiden ne çok yerini işaretledim ...Şu ana kadar yapmış olduğum kişisel gelişim çalışmalarının sanki bir özeti gibi ...


Dün bu kitaba başlayınca çocuklarımın Türkçe öğretmeni Hatice Kılıç hanımı hatırlamadan geçemedim ne büyük bir şanski iki çocuğumda onun öğrencisi oldu ...Sadece çocuklarımı değil benide eğitti sanki ...Çok başka bir öğretmendi ...Sınıfa girdiğinde acayip bir disiplin vardı ancak önce beni sonra dersimi seveceksiniz
derdi Bütün okul hayrandı kendisine çok güzel bakan mavi gözleri vardı renginden çok gülen gözlerle bakardı hayata ...Onun bir sözü hepimizi çok etkilemişti...Ne yaparsanız yapın gece yatmadan önce iki sayfa okuyup yatın derdi ...Beni kitap okumaya yeniden başlatan söz ...Ben artık ne kadar yorgun olursam olayım kitap okumadan uyumam hatta bazen kitap elimde uykuya dalar giderim ...Canım öğretmenim seni çok seviyorum ...

Dün bizim minikler kalça ultrasonunu başarı ile geçmişler işitme testide iyi geçmiş ancak Alp'in testislerindeki şişlik sıvı toplanması imiş 6 aya kadar geçmezse küçük bir operasyon gerektiriyormuş...

Bu sabah Ankara soğuk ve puslu idi artık kar yağsın istiyorum ancak tekel işçilerini düşününce yağmasın diyorum inşallah bir çözüm bulunur...Ekmek davasına ne çok sıkıntı çekiyorlar inşallah emekleri boşa gitmez...

Artık gazete okumuyorum televizyonda haber seyretmeye dayanamıyorum bu yüzden hayiti depremi hakkında söylenenleri bir bogdan okuyunca yuh dedim yok efendim Hayiti satanist ve büyücülerle doluymuşta Allah cezalarını vermiş gibi köşe yazıları yazılmış ...Ya bizim ülkemizde yapılan din adına hemde yapılan azgınlıklara ne demeli ...Dünyada yaşanan doğal afetlerde insanlar önlem alınca can kaybı az oluyor bunu dünyanın depremle yaşayan ülkesi japonyada görüyoruz ...Demeki neymiş deprem öldürmüyormuş insan hatası yapılar öldürüyormuş ...

Karadenizde dev dalgalar bekleniyormuş bu da dolgu yolların denize gitmesi demek ...Doğa kendini korumak için felaketlerle geliyor insanlara ...Adamlar denize ada inşa ediyorla onlara birşey olmuyor çünki herşey hesaplanıp yapılmış ...Bizde kimler nerelerden çaldı diye düşünmeden geçemiyoruz oto yol yapılırken...

Biraz haber bile pozitif düşüncelerimin üstünden tusunami gibi geçip gitti ...Gelde olumlu düşünmeye çalış şu ortamda...

Bebeklerde kolik

Bebeklerde kolik denen nedensiz ağlama nöbetleri ...Bizim miniklerde de var doğdukları günden beri ne çok çaba harcadık geçirmek için neçok yol denedik ancak susmuyorlar başlayınca ...Sonra teyzemin kızından duyduğumuz yöntemi denedik...

Bebekler anne karnındaki sesleri duyunca sakinleşiyorlarmış ...Saç kurutma makiasının sesi ,çamaşır makinasının sesi , elektirik süpürgesinin sesi , hatta boş radyao istasyonunun cızırtısı gibi...Bizim oğluşlar boş radyo istasyonu sesini seviyorlar bebefonun boş istasyonuna getiriyoruz biraz sonra rahatlayıp hata uyuyorlar ...Biraz bizklerin tahamül gücünü zorlasalarda bebişler sakin olunca katlanılıyor...
Biz eskiden bebek uyanacak diye ses çıkarmamaya çalışırdık devir değiştiya buda değişti...Eski yaşam tarzımızın sadeliğide yok artık demek ki bebeklerin anne karnında duydukları seslerde değiştiği için teknolojik sesler istiyorlar ...

Teyzemin kızı da saç kurutma makinasını yanında taşır hale gelmişti ...Her gittiği yere götürüyordu kız ya süslü cadı ...

Bazı bebeklerde çamaşırmakinasının sıkma sesini ve sarsıntısını seviyorlarmış makinanın üstüne yatırıyormuş ...Neyseki bizimki hepsinden kolay bir yöntemle sakinleşiyor ...

Bu gerçekten zor bir durum ben önce dalga geçtim çok komik falan diye ancak bayağı zorluyor insanı helede ikitane olunca felaket zor oluyor...buradan paylaşmak istedim belki birleride dener diye ...

20 Ocak 2010 Çarşamba

Günaydın günlüğüm

Günaydın günlüğüm sabaha sağlıklı ve huzurla uayandım kendimle yaptığım çalışma işe yaradı yatarken bu uyku bana sağlık sıhat getirecek sabah uyandığımda kendimi dinlenmeiş ve daha iyi bulacağım kendimi demir gibi sağlam hissedeceğim diyerek yatıyorum gerçekten kendimi iyi hissederek dinlemiş bir şekilde kalkıyorum ...

Demek ki neymiş kendi iç sesimizdeki olumsuz kelimeleride temizleyecekmişiz...Ben yıllarca ay çok yorgunum ay hastayım diye yattım sabahta hasta olarak kalktım ...Belki plasebo etkisidir ancak işe yaradığı sürece neden denemeyim ağrısız ilaçsız bir tedavi benim için ...

Salı günü kuzucuklara gittim canlarım ya beni özlemişler bende onları özledim ...Artık gülücükler atıyorlar çok sevimli oldular ...Bu gün kalça ultrasonu çektirecekler...Bu günü hastanede geçirecekler ...Mert kuzumun cildi çok kurumuş annesi onlara su içirmeyi unutuyor içten ve dıştan su içmesi gerekiyor birde yağlanması gerekiyor ...

Ne zordur bir canın sorumluluğu ...Ondan önce düşünmek zorundasınızdır bir çok şeyi sevmeli okşamalı ve korumalısınızdır size emanet edileni...

Dün oğlumla konuşuyorduk bana bir itirafta bulundu anne biraz kızacaksın bana ama sana birşey söyleyeceğim dedi...Böyle zamanlarda sanki kalbim ağazıma gelilir kaygıyla beklerim anlatılacak olanı ...Sakin olmaya çalışarak dinledim anne ben sigaraya başladım demez mi ...Bir an ne demem gerektiğine karar veremedim onun açıklamalarını dinledim ...Bu yaz kız arkadaşından ayrıldı biraz üzüldü kırıldı ...Tamda bu dönemde başlamış içmeye ...Belki biraz bahane ancak sonuçta içiyor ...Konuşmaya başladığımda kendimi ona öğüt verirken buldum...Henüz yeni başlamış olduğu için bırakabilmesinin kolay olduğunu falan söylüyordum ...Ancak o bana kahvenin falan yanında iyi gidiyor ben seviyorum diyordu kendime geldim ...Biran düşündüm ben sigara içen erkekeleri hep hoş bulmuşumdur sanki erkek sigara içer ve karizmatik durur ...Dün garip bir bocalama geçirdim vesselam ...

Artık onlar kendi kararlarını verecek yaşta insanlar ...Ben onları doğdukları andan itibaren birey olarak yetiştirmeye uğraşmıyormuyum ,aldıkları kararlara saygı duymalıyım ...Bu yaşa kadar benim kurallarımla yaşadılar ...Artık kendi kurallarını hayata geçiriyorlar ...Bende bu kurallara saygı duymalıyım...Bu olaydan pek hoşnut olmasamda ona saygı gösteriyorum ...

Bu olayda beni ençok etkileyen şey bana bu kararını açıklama sebebi oldu ...Geçenlerde çantasında sigarasını bulmuştum ...Oda bana arkadaşının olduğunu söylemişti pek inanmamıştım ama onada söylememiştim ...Bana yalan söylediği için kendini rahat hissetmediği için söylemek istediğini anlattı...Bu beni çok duygulandırdı bana yalan söylemek istememsi çok hoşuma gitti hazır olduğuda kendi açıkladı ...

Bu gün çocuğumu sanki Benden çok uzakta hissettim onu kaybediyormuş gibi hissettim ancak yaptığımız sohbet onunla aramızda yeni bir dönemin başladığının ilişkimizin farklı bir boyuta geçtğinin göstergesi oldu oğluşum büyüdü kocaman bir adam oldu artık onunla çocuk gibi değil bir yetişkin gibi konuşmam gerektiğini bir kez daha fark ettim ...Sakın yanlış anlaşılmasın sigara içtiği için büyümedi gözümde hala sigaraya karşıyım ...Ancak ilişkimizin yönü değişti artık karalarını kendi alıp uygulamaya geçirdikten sonra bana gelip bunu yaptım diyecek bende onun kararlarına saygı duymak durumunda olacağım ...Şimdiye kadar birlikte karar alırdık öyle uygulamaya geçirirdi...

Biraz KORKTUM ama bu durumada alışmam lazım...CANLARIM sizi seviyorum ...

16 Ocak 2010 Cumartesi

Geçmişse Yapılan Yolculuk

İki gündür sabahları bloğumu okumakla geçiriyorum ...Ara sıra insanın geriye bakması güzel oluyor...Ne çok kendimi anlatmaya çalışmışım ...Dökmüşüm içimi, kendimle olmuş mücadelem sevdiklerimi anmışım acıtsada ,sevinçlerimi paylaşmışım...Ben kemdimle olan ,artık mücadele demediğim büyüme sancılarımı anlatmışım ...

Ne çok ben demişim bencillik barındırmayan...Bir gün yazdıklarımın arasında farklı şeyler olan biri halinede gelebildiğimi göreceğim ...

Candan'ın Yeni şarkısında dediği gibi Ah bu gidiş gelişlerin beni öldürecek vallahi öldürecek ...Artık eskisi gibi çelişik bakmıyorum hayata her gidiş gelişte içimde birşeyler çözüme ulaşıyor ...Sevgiyle kucaklıyorum her seferinde içimdeki beni ...

Hayattaki pişmanlıklarımda azaldı bazı şeylerin değiştirilemez olduğunu sadece yaşayıp geçilmesi gerektiğini gördüm...Onlarıda az hasarlı atlatmaya çalışıyorum...Artık bir çok konuda nettim...Sözlerim kimseyi incitmeden direk söylendiği için artık çoğu kişi bana bulaşmaktan tırsıyorlar ...Ama asla şiretlik yapmıyorum sakin ve huzurlu bir şekilde kendimi ifade ediyorum ...Karşımdaki kişiye kendime nasıl davranılmasını istiyorsam öyle davranıyorum ... hayata bumeranglar atıyoruz onlarda gidecekleri yerlere ulaşıp gelip tekrar bizleri buluyorlar ...İyiye güzele atılanlar iyilikleri toplayıp geliyor kötülüğe atılanlarda kötülükleri topluyor ...Ben elimden geldiğince artık varsayım üretmemeye çalışıyorum ...Bununda çok faydasını gördüm yazdığım dört antlaşmada var ve süper bir şey...

Artık resim eklemeyi öğrenip istediğim resimleride koymalyım kendimi anlatan ...

Bu gün annemle babamı ziyarete gideceğim annem artık iyi değil iyice kendini bıraktı sanki sayılı günlerde bizimle beraber gibi geliyor ...Bir insanın yaşarken ölmesini seyretmek çok acı veriyor ...Ancak kendisi vazgeçtiği için yapıla bilecek birşey yok ...MS hastalığından çok kendinden vazgeçmesi yıktı geçti annemi birde bencilliği...

Kendi hayatını yönetmek yerine hep başkalarının hayatına hükmetmeye çalıştı buda onun yıkımı oldu..İşte en büyük bencillik .Onun öyle çaresiz hali beni çok üzüyor ...Bu aralar babamda hasta kulak sıvısı kristalleşmiş onun için bir sürü ilaç kullanıyor ve kendini iyi idare ediyor babamın azminin onda biri keşke annemdede olsaydı...

13 Ocak 2010 Çarşamba

Güzel bir günün ardından

Güzel bir geceydi dün eşim bana bir çok süpriz hazıralmış kendince ...Bazen bakarsınız hiç beklenmeyecek kadar incedir benim eşim ...O sert kırılmaz kabuk kırıldığında ve akıl edebildiğinde ...Bilmez bir çok inceliği öğretilmemiştir veya zayıflık olarak görmüştür kendince ...Ancak önemli günler bizim için hatırlanması gerken ve atlanmaması gerekne günler olmuştur ...Hani kalıplaşmış bir günde mi hatırlayacak lafı varya gıcık olduğum ...Bazı insanlar var çevremde o bir günü bile hatırlamayan ...Bir gün bile kendini özel hissedebilmek güzel...

Dün eşim bana kutu içinde gül almıştı ...Aklıma benim cadı geldi birden kendisi biraz odun dur ya gül falan sevmez ya ...Ben severim anacığım gülde severim nergisde bir dal çiçek almak hatırlanmak hoş bir duygu ...
Ben eşimle ilk tanıştığımda bize gelirken kutu içinde bir gül ve safir bir yüzük almıştı bana sözümüz kesilmişti ertesi gündü ...Yıllarca sakladım o gülü o kutunun içinde ...Yüzüğüm hala durur baktıkça o günün anısı içimi hep kıpırdatır en sıkıntılı günlerimde bile aynı heyecanı hissderim ...Yıllarca bütün parfümlerimi eşim almıştır hediye olarak ...Bu konuda eşsiz bir zevki olduğunu inkar edemem ...Hepsini zevkle kullandım yıllarca şişelerini sakladım ...

40lı yaşalrımda artık saklama huyumdan vazgeçmeye başladım zannedersem biriktirdiğim anılarım ve fotografların dışında hepsini attım...artık kendisine söylüyorum duygularımı açıkça ...

Birlikte yemek yedikten sonra hoş vakit geçirdik ...Canım artık geçmişin anılarına gülerek bakabiliyorum hayatımda olduğun için teşekür ederim seni seviyorum...