29 Ekim 2012 Pazartesi

12 Eylül 2012 Çarşamba

´Şükretmenin önemi

Benim kişisel gelişim çalışmalarımda ilk öğrendiğim şey şükretmekti ve bu bana inanılmaz getirileri oldu ...Hem daha iyisini istemenin hazzını yaşıyorum hemde elimdekilerin kıymetini bliyorum ...Kendinize elinize kalem kağıt geçtikçe şükür listeleri  hazırlayın ...Bu şükretme olayı beni mütevazi yapmaya başladı ...
Bazen hayatımızda anlatmak istediğimiz sözcükler karşımıza bir anda çıkı verirler benimde Aret Vartanyanı dinleyip face bookta beğenmemden sonra yazdığı bir yazı işte aradıklarım dedim


 (Zerafet, ziyafet, nezaket... Eskiler, sağlam sosyal ilişkilerin temelini bu üçlüye dayandırır... Hayatımıza giren, yollarımız kesişen tüm insanlara, her şeyden önce yaratandan ötürü hakettiği saygı ve sevgiyi vermek... Benim için insan gibi insan olmanın ilk yansıması... Ve bugün her zamandan daha çok ihtiyacımız olan, her şeyden önce birbirimize hakettiğimiz saygıyı göstermek... Ne mutlu ki okurlarımızla, izleyicilerimizle ve danışanlarımızla bu ilişkiyi kurabildik ve yaşıyoruz)


İşte insanımızın kaybettikleri üç kelime zarafet, ziyafet, nezaket ...Biz eskiden yokluklar ve imkansızlar içinde bu üç kelimenin tam anlamı ile yaşar ve hayattan zevk almasını bilrdik ..

Benim çocukluğumda hanım teyzeler bey amcalar vardı ...Mahallede birlik vardı bizim mahallenin çocuğu genci yaşlısı vardı ... hepimiz birbirimize sahiptik ...ben hal çevreme sahip olmaya çalışıyorum ama karşıtaraf bazen beni feci incitiyor aslında farkında incitiğinin ama yinede kendini değiştirmrk yerine benim suçummuş gibi kavgayı tercih ediyor ...Bende herzamanki gibi böylelerini görmezden gelmeye çalışıyorum bırakıyorum kendiyalnızlıklarında kaybolsunlar...

Bazen kendimde bulunan hasletler binlerce şükerderken buluyorum kendimi ...Sakın kendini beğenmişlikle karıştırılmasın enacımasız eleştirileride kendime yaparım...

Şükürleriniz bol olsun...

9 Eylül 2012 Pazar

TATİLDEN MUTLU VE YORGUN DÖNDÜM

Photobucket Nihayet benim güzel evim modunda tatilden döndük...  Çok güzel bir tatil geçirdik eğlendik dinlendik ve çok gezdik ...On günün içine nereleri sığdırdık ...Ankaradan İzmire gittik ve ertesi gün ddy urla kampında soluğu aldık deniz güneş sevdiklerimizle üç gün urladaydık Urlanın içinde mavi yeşil de çok güzel bir yemek yedik benim yediğim kavurmalı pide muhteşemdi tavsiye olunur ... Hamsi köy sütlacı ve künefeyle taçlandırdık ...Çeşmealtı pazarını gezdik ...Şu dikkatimi çekti kendimle ilgili yaptığım çalışmalar hayatıma gereksi ıvır zıvır doldurmayıp sadece çok beğendiğim şeyleri almaya başlamışım ve beğeni eşiğimde fevkalade yükselmiş ...Bir ara kendimden şüpheye düştüm acaba kendimi hayattan çok mu soyutladım diye ...Artık herşeyi bu da olsun diye almıyorum bunu fark ettim...

Bayram sabahı büyüklerin ellerini öpmek için Alsancaktan  narlıdereye gittik güzel bir kahvaltının ardından Marmarise yola koyulduk otobandan gitmeyip eski sahil yolundan gittik birkez daha kalbim egede kaldı ...Yol biraz uzadı ancak değerdi ...Aydın Çinede köfteci Eniştede yenen öğle yemegi muhteşemdi biz kadınlar karışık tabak köfte ve çöp şiş istedik erkeklerin hepsi çöpşiş istedi ...Kadın her yerde meraklı hepsinin tadına bkma merakımız var ...Erkeklerde düz mantık ben şiş yerim ...

Photobucket Ve muhteşem manzaralı marmaris tatli başladı ...Evin manzarası muhteşemdi ...Doya doya yaşadım sabah ayrı güzel akşam ayrı güzel herkes önümden geçip gidiyor sanki defile seyerdiyorsun iki otelin arasında sıksık kutlamalr yapılıyor ...Nezih ve sakin bir yer ...Marmaris köylükten çıkmış kocaman bir şehir olmuş ...Sabah kahvaltıdan sonra deniz faslı öğlen uykuları ve tekrar öğle sonu deniz faslı deniz arkadaşımız sevgili inci teyze seksen yaşında ama çok tatlı bir hanım...Bayıldık oda biz varız diye her gün denize girdi ...Bir gün yola çıktık Kleopatraya gidem dedik canım kuzu Ata çok istemişti ...Sedir adsına tekne turu ile gidiliyormuş tekne turu umduğumuzdan pahalıya mal olduğu için vazgeçtik ...onun yerine Göcek , Fetiye ,Ölüdenize gittik ...Her güzel şeyin sonu geldiği gibi tatilinde sonu geldi ve İzmire döndük 

Canım Volkanlara yemeğe gittik bizi çok güzel ağırladılar iki yıl oldu evleneli çok mutlular Allah daim etsin ...Ertesi gün huan bostanlıda yemeğe davetliydik ...Eşimin kuzeni kendisi Karşı yakda evyemekleri yapan şirin ve hoş bir mekan olmuş çok emek harcıyorlar ancak yemeklerin tatdı  müthiştigüzelbir günün ardından Alsancakta  erkeler maç seyertmeye gittiler bizde sahilde Bir kitap kafede çaylarımız içtik ...Ben sonkez denizi doyası içime çekmek için sahilde oturmak istedim çok güzeldi ve ertesi gün evimize dönüş yolculuğu başaldı ...Afyaonda yenen yemek ve kaymaklı ekmek kadayıfının doyum olmaz tadıyla taçlandırdık yolculuğumuzu ...
Photobucket

6 Ağustos 2012 Pazartesi

tatil yaklaşırken

Bu bayramda İzmir yolları göründü bize ...Biz öyle karar verip tatile çıkamadığımız için önce kayınvalideyi görümceye bırakmak için İzmire gideceğiz ...Bir kaç gün civar çevre gezisi bayramın birinci gününden sonra da ya ayvalık ya marmaris tatili başlayacak ...Deniz güneş hepimizin ihtiyacı var böyle bir tatile...

Bu aralar dikişle meşgulüm Gamzeyle gidip bir sürü kumaş almıştık ...Neredeyse büyük bölümünü bitirdik ...Bu günde Gamzeye pantolon dikeceğiz birde plaj elbisesi ...

Havaların çok sıcak olması akşam iftard soğuk sular içmemize neden oluyor birde cam kapı sonuna kadar açık olunca Gamzeyle öksürük nöbetleri geçiriyoruz ...Hayırlısı ile ramazanı bir atlatsak ...

21 Temmuz 2012 Cumartesi

Haylim Gerçek Oldu

Uzun bir aradan sonra bu günün sessiz ve sakinliğinde başladım yazıyazmaya...Canım yazı yazmak istemiyor sanki kapattım kendimi el ile de yazmıyorum  başlamalıyım yazmaya ...

Bu aralar yoğun koşturmalı ve stesli günler yaşadım ...Öncelikle bir hayalim daha gerçekleşti daha tam bitmedi ancak büyük bölümü tamamlandı ...Ben evlendiğimden beri aynı yatak odası takımını kullanıyorduk sadeleştire sadleştire bir gardolap bir yatak başlığı kalmıştı ilk halinden  onlardan da kurtulup yeni bir yatak takımı almaya karar verdik ve arama çalışmaları başladı bizim oda küçük hem odaya sığsın hemde ikitaraftanda kalkılsın aradığımız gibi birşeyi ya yaptıracağız yada sonunda ikea da bulduk ve hazırlık çalışmalarına başladık ... 
Önce eskileri meleğe verdik çok işine yaradı ...Sonra kaloriferin şekli ve yeri değişti  iki gün sonra badana yapıldı lavanta esintisine baoyandı çok güzel bir gri...Ertesi gün laminant parke ile hazırlık işleri bitti ben kataologdan beğendiğim herşeyi eşim demonte vaziyette ikeadan  alıp geldi canı çıkmış vaziyetteydi ...saat 9 da işe Erdal'la başladılar ...1.5 kadar çalışıp dolabı ayağa kaldırdılar ...Ertesi günde canım Volkanla çalışıp bitirdiler ellerine sağlık ...1.5 m dolap iki üçlü komidin ve yatağın altında dört çekmece bol çekmeceli bir oda takımı oldu ...Bembeyaz  bir odam oldu...Önce sığamayacağımızı sanmıştım ama çok rahat sığdık bile ...

 Bundan iki yıl önce hayal etmiştim böyle bir yatak odası takımını  herşeyi detay detay yazmıştım kendim için kurduğum hayallerimden biri idi biraz zor görünmüştü ancak gerçekleşti ...Hayal kurmaktan çekinmeyin hayali kurun yazıya dökün ve bırakın ay ne zaman olacak deyip sınırlamayın...Hayal kurmak bedava...tamamlandıktan sonra burada paylaşacağım ...

 Bu arada  kayınvalide küplere bindi burnumuzdan fitil fitil geldi ne gerek var daha yeni idi diye ...her zaman olduğu gibi ancak önemseyen olmadı kendilerini hala sataşma çalışmalarında ancak olsun benim hayalim gerçekleştiya ...Şimdi sırada salon var ...

 Bu sene orucu nasıl tutarım diye kaygıya kalıyordum ancak gayet iyiyim ...Sadece susuzluk çekiyorum o da çok su içmemden dolayı açlığı hiç aramıyorum rejimden dolayı ...Ha bu arada rejime devam ediyorum 9 baharat karışımını içiyorum ve yediklerime dikkat ediyorum 4 kilo verdim 1 ayda...Benim hiç kilo vermediğimi düşünürsek süper birşey ...şimdilik bu kadar yakında görüşmek dileği ile yolunuz açık ve aydınlık olsun...

13 Haziran 2012 Çarşamba

Sıcak dahada sıcak olacak

Sıcaklar birden bastırdı Ankara yanıyor ...Bizim ev ikimisli sıcak  oluyor ...Bu sene nasıl oruç tutacağız merak ediyorum ...Ben iki haftada üç kilo verdim çok büyük moral oldu ama aynı şeyleri yemekten içim bir tuhaf oluyor tavuk, yumurta ,yoğut ,domates Hele salata rejim bittikten sonra uzun bir süre yemeyeceğim herhalde...Saykoyla azimliyiz bu kiloları vermeye ...Bu gün yeniden her yolu deneyip kendime EFT yapacağım kilo ile ilgili ...Benim kiloyla barışık olmam bu konuda  beni zora sokuyor hagi cümleyi kursam aman o çok önemli değil kilolu olsam çokmu ? önemli sanki diyorum ...Bu gün her yerden saldıracağım bakalım sonuç ne olacak ...

Ne kadar çabuk geçti yıllar oğlum bu gün mezun oluyor  canım benim kendi işini kendi gören halinden hiç şikayet etmeyen Bitanem ...inşallah hayat sana en güzel yönleri ile gelir seni seviyorum benim aslan oğlum hem burcu aslan hemde kendi aslan...


6 Haziran 2012 Çarşamba

Günaydın

Nerden  başlasam , nasıl anlatsam ...Buralar elim kolum kalkmıyor ne yazı yazsım var nede başka bir iş yapasım ...Kendime verdiğim sözlerden birini tutmaya karar verdim ve başladım rejim yapmaya çok kararlı bir şekilde giriştim işe beni asıl gaza getirende tvde gördüğüm zayıflamış olan biriydi hemen onun kullandığı 9 baharatı çayı denemeye karar verdim ...Önce bulabildiklerimle başladım henüz 3 gün oldu  yanında karatay diyetindeki ekmeksiz şekersiz kahvaltı bol domates zeytin peynir cevizli bir kahvaltı ...
öğleyin tüm bir tavuğu tuzsuz haşladım didikledim bol baharat kırmızı biber ,kekik tuz yok sadece ilk güne özel tarhana çorbası ...Bol salata ..

Akşam tavuk salata  sadece saat 9 da bir kase yoğut ...
Bu arada bol su nerdeyse 2,5 lt ... ilk iki günü böyle geçirdim ve vala 1 kilo vermişim ...

 iki günde yumurta günü yine kahvaltı aynı yalnız  közlenmiş patlıcanları yoğurtla karıştırdım ilk gün yumurtalı yeşil salata  ikinci gün közlenmiş patlıcanlı yoğut ve yumurta yedim 4 günün sonunda 3 kilo verdim ...

Bende bayağı bir ödem vardı ve ne yaparsam yapayım atamıyordum ...Bu karışım mı bu tür beslenme tarzımıdır nedir bilmiyorum ödemlerim azaldı ...Belkide düzenli birşeyler yaptığım içinde olabilir ...Dünde eşim o 9 baharatı karışım haline getirip kutulamışlar onu almış gelmiş fiyatı 35 lira imiş ...Bu gün kahvaltıdan önce içtim üstünde sabah akşam yazıyor ...Böyle kararlı gittiğimde kilo veriyorum daha öncede denemiştim ...

Sevgili oluşum mezun oluyor ayın 18 de mezuniyeti var  bazen ne çabuk geçti diyorum ancak yaşarken hiçde çabuk geçmemişti  canım olğlum çok başarılı  sorumluluğunu  her zaman blir kararlıdır işini iyi yapar seni seviyorum bitanem yolun  açık ve aydınlık olsun...
Kendime yeni giyisiler dikiyorum kestim ancak henüz başlamadım ...Bugün başalaycağım dikmeye ...
 

18 Mayıs 2012 Cuma

Bahar

Yine yeniden baharı ve ufak tefek alerji sorunları yaşıyorum ancak eskisinden eser yok ...Tembellik  etmeyip EFT yapsam onlarıda halledecğim ama ...

Bu ara dikkatimi bir olay çekmeye başladı çevremde negatif enerjili biri olunca mutlaka bana ait bir elektirikli cihaz bozuluyor ...yeni aldığım cep telefonumun şarjı hemen bitmeye başladı servise gidecek pazartesi günü ...

Dün kuzucuklarıma gittik canımızı çıkardılar bizi çok özlemişler ...Bizde onları çok özlemiştik ...Minik kuzular karşılıksız sevginin size geri dönüşünü görüyorsunuz ...Kalp çakramı sonuna kadar açtılar geldik ...

Ben bir iki aydır hiç birşey yapmıyorum sadece gelen gidenle uğraştım şimdi nadastayım sanki dinleniyorum ...Tabi bizim negatif güç kayna elverdiğince ...Artık ailece yorulduk ...Ancak o yorulmadı tam gaz devam...Bu bize ailece bir şey öğretti  hayatımızın her anın da kimseye yük olmamamızı bizim yanımızdaki insanlara saygılı olmamızı öğrendik ...

Aslında yazmak istediğim çok şey var ancak kalbimi kırdıkları için şimdilik görmezden gelmeyi tercih ediyorum...

Bu arada canım oğlumun son senesi mezun olmaya ve okulda kalmaya gayret ediyor ...Sunum için takım elbise giydi çok yakışıklı oldu ...İnsanın inanası gelmiyor daha dün küçücüktü  şimdi kocaman bir delikanlı ...Canım oğlum yolun açık ve aydınlık olsun ...

 

4 Nisan 2012 Çarşamba

Çok yoğun geçen bir aydı Mart

Mart başında kayınvalidem küçük bir kalp krizi geçirip hastaneye yattı...İki damara stent takıldı ...Aman bir naz bir naz sanki bay- pas oldu ...Gelen giden kuzumla bitap düştük ...Uzun yıllardır görmediğim kişileri görmek hoştu...

Bu kadar kişiyi görmek beni hem mutlu etti hemde şaşkınlıkla insanları gözlememe neden oldu...Kimileri kendilerini geliştirmiş ilerleme kaydetmiş hem maddi hem manevi açıdan onlar adına çok mutlu oldum ...Kimileride hırsları yüzünden garip bir halde gördüm ...En üzücü olanıda karşılarındakini küçümseyip o kim lafını birçok kişiden duymam oldu ...Biz ailece bir çok tık üstte olduğumuzu görmek beni mutlu etti yaptığım çalışmalar beni ve ailemi çok hoş etkilemiş ...Bu konuda mütevazi olmak istemiyorum ...

Bu son haftayı dinlenerek ve kitap okuyarak geçirdim ...Kristin Hannah'ın Gerçek renkleri gerçekten güzeldi ön yargılarımızın başka insanlar üstünde büyük etkileri olabilirliğini görmemi sağladı ...Debbie Macomber'in Küçük mucizeler dükkanı buda çok güzel bir kitaptı bunda da ön yargılarımızla baktığımız insanların bir gün hayatımızın en büyük yardımcıları olabileceğini anlatıyor ikiside çok güzeldi ...Tavsiye ederim...

Kendime küçük gül fidanları aldım ayrıca sümbüllerde ...Baharın geldiği anlaşılsın diye içim açıkdı canlı çiçeğin havasıda başka oluyor ...

Bu arada ekmek yapmaya başladım ...Kendime bir ekmek yapma makinası almıştım ya ...İlk denemde başarılı oldum ve kendi hamur bilgilerimide ekleyerek çok güzel ekmekler yapıyorum ...Bir haftadır dışarıdan ekmek almıyoruz ...Benim eymim Arçeliğin çift hazneli olan K- 2715 ben çok memnun kaldım ...Çift hazneli oluşu hem tek büyük ekmek yapabiliyorsunuz hemde çift küçük ekmek yapa biliyorsunuz ... ben sütlü yapıyorum ve yağ oranını biraz artırınca ekmeklerim çok güzel oluyor daha geç bayatlıyor...

Bu günde cevizli ekmek koydum ... ayrıca bu gün kekte yapmayı düşünüyorum...

Şimdiye kadar aldığım her aletten çok memnun kaldım Arçelik bu harika buhar makinasıyla ev temizlemiştim ya bu hastalık sırasında ev sanki parlıyordu 15 gün üstünden geçtim...O kadar misafir geldi geçti ancak evim temizdi ...Evi süpürdükten sonra birde komple buharla temizliyorum çok güzel oluyor .Bize 15 gün gidiyor...Tavsiye ederim ...

6 Mart 2012 Salı

YOĞUN GEÇEN GÜNLER

Nihayet ayın 25 de maaşımı aldım ve ben artık emekli biriyim...Toplu aldığım paramla gönlümce alışveriş yaptım ...Hatta Efe'nın tabiriyle ömrümde hiç bu kadar çok elektronik aleti bir seferde alan görmedim diyordu bende ne almış nede alan görmüştüm ...

Emekli olmadan neler alabileceğimi hayal etmiş sonra araştırmıştım ...Hepsinide uygun fiyatlara veya daha iyilerini aldım ...En çok Arçelik buharikayı alınca biraz teredüdt ettim ...Acaba gereksizmi diye ama bayıldım süper bir alet ben mutfaktaki temizliği için bile alınır diyorum ...Henüz sadece mutfak temizliği aşamasındayım subuharı ile deterjan kullanmadan süper bir hijen sağlıyor...

Aldığım Naturel life marka buharlı ütü ile yaptığım ütülere hayran kaldım ...kesinlikle tavsiye olunur ...

Dünde nihayet arçelik ekmekçimle cevizli ve zeytinli ilk ekmeklerimizi yaptım ve başarılı bir ilk deneme geçirdim ...

İnsanın kendi parasını özgürce harcaması kadar güzel birşey yok ...kendimi mutlu hissettim ...canım babacığım sana nekadar teşkkür etsem az bu olay senin sayende gerçek oldu çok çok teşekkür ederim ...


Bu aralar koşuşturmaktan o AVM senin bu AVM benim gezmekten bitap düştüm ...Hele cumartesi günü kar kış kıyamette bide kızılaya gitmek tuz biberdi ...Allahtan kar hızlanmadan evdeydikte çok birşey olmadı ...

Bu kadar koşuşturmanın yanı sıra okuduğum kitaplar kimi beni sıktı kimi hadi canım dedirti nihayet cumartesi günü kendime kitap alarak kitap krizine son verdim...Bu arakendi everestine çıkmayı her zamanki gibi okumayı beceremedim ve kesinlilkle kişisel gelişim kitabı okuyamıyorum ...Sebep herhalde bana şunu yap bunu yapma denmesinden haşlanmıyorum ...Birde kitap yazan kişiler kendilerini kasıyorlarmı ne ...


15 Şubat 2012 Çarşamba

İki günlük yeme içme çılgınlığından sonra bu gün kendimizi dinlendirmek ve az yeme moduna geçeceğiz evdeki herkes artık yemek yemekten bıktı neredeyse ...Bu sene Saycoroxsun doğum günü sabahtan başlandı kutlanmaya ha bire birşeyler yenildi içildi ve resmedildi ...İnsan bazen kendini özel hissetmek ister ya ben busene kuzumu özel hissettirmek istedim 7.30 da doğdu için kahvaltı ile başladı gün ...Neyse ben anlatmayayım BURADAN bakabilirsiniz ...

Artık eşimde sigarayı bırakmaya karar verdi ve daha bir radikal kararla rejim yapmayı düşünüyor ...Bende başlarsam mütiş olacak ...

Ben bu ayın 25 de ilk maaşımı almaya başlıyacağım bir sürü plan proğram yaptım şunu alayım bunu satayım diye ...Ön araştırmalar ve plan proğram ...Bakalım ne kadarını uygulayacağım ...

Bende kendimle ilgili radikal kararlar alıp uygulamalıyım ...Bu gün kendime kocaman bir şükür listesi yapmayı planlıyorum ara sıra kendinize yeni şükür listeleri yapın bu size hayatın sizde olmayanları için değilde elinizde olanların ne kadar değerli olduğunu anlamanıza yardımcı oluyor ...

Dün Nasuh Mahrukinin Kendi Everestinize Tırmanın kitabına başladım ...Uzun ertelemelerden sonra daha ilk başlarda başladım altını çizmeye birşeylerin ...İlk önce Doğan Cüceloğlunun yazısında hep arayıp kendimde bir tuhaflık var hissine kapıldığım şu kişisel gelişm kitabı okuyamamdaki sorunun cevabını buldum sanırım bu konuda yanlız değilmişim...

Şöyle başlıyor :Şimdi muhtemelen tuhafınıza gidecek birşey söylemek istiyorum;söylemem gerekiyor .Ben kişisel gelişim kitaplarının çoğunu ciddiye almam.Kendisi gelişmemiş insanların yazdığı gelişim kitapları sadece aklımı değil ,ruhumuda tırmalıyor .Birçok kitap şişkin bir ego yaratmanın,kendine güvenen,ben herşeyi yapabilirim,duygusu içinde bir insanın istenilen birşey olduğunu barbar bağırıyor.Ve kişisel gelişim eğitimi olarak bu şişkin ego geliştirmenin tekniklerini anlatıyor.Evet kişisel gelişimden şişkin ego geliştirmeyi anlayan yerli yabancı yazar çok .Bu yazarların kişisel gelişim eğitimi dediğne ben ego geliştirme tekniği diyorum .

Evvet bu kısmı okuduğumda işte budur dedim ...Özellikle bir çok yabancı yazar egodan çatlayacaklar neredeyse ...Bu yüzden itici ve sıkıcı geliyor demek ki ...Bakalım kitabın sonuna geldiğmde nasıl bir duyguda olacağım ...

Şu kişisel gelişim dedikleri kendini sev kendini önemse derken egonu bazılarında tavan yapıyor ve kendini everestin tepesinde hissediyor dikkat zirveler size yalnızlığı getirmesin ...Bunun içinde lütfen hayatınızdaki en küçük şeyler bile şükredin minnetle ve şükranla sevin ...


14 Şubat 2012 Salı

Bu gün en sevdiğimin doğum günü

Yıllar önce bu gün , benim ilk bebeğim Gamzem dünyaya geldi ...Küçücük elleri ile hem kendini hemde beni hayata tutundurdu ...

Hayatın tozlu yolarında tozu dumana kattık birlikte ...Hep iyiki varsın dediğim ve beni mutlu eden nadir insanlardan oldu ...Çok özeldir benim kızım ...Görünüşte kendini saklayan içinde binbir cevher barındıran okumasını bilene engin bir denizdir ...
Sevgiyle bakar gözleri ta en derininden dipsiz bir sevgi tüneli gibi ...Naiftir ince narin kırılgan ...Ama bir o kadarda çelik gibi güçlü iradeli ve ayakları yere basan ...

Ne çok şey öğrendim ben senden SYCOROX iyi ki varsın iyi ki benim kuzumsun ...Seni seviyorum bitanem...Doğum günün kutlu olsun... Nice birlikte mutlu yıllara ...

22 Ocak 2012 Pazar

21 OCAK

Cumartesi günü Eşimin en yakın arkadaşı Süha'nın annesini kaybettik ...Süheyla teyze benim tanıdığım en muhteşem insanlardan biriydi ...Onu anlatmaya kelimeler yetmez ancak yaşanır ... Önce görsel olarak başlayım ne çok şey biriktirmiş ne çok eşyaya kıymet vermiş bir buz dolabı var üstünde bir gıdım yer yok magnetten hepsi neredeyse dünyanın dört bir yerinden gelmiş ...Biblolar süs eşyaları bardak tabak hadi hesabı yok çok iyi bir koleksiyoner olmuş ...

İnsanlık derseniz tavan yapmış herkese yardım etmiş korumuş kollamış ...her gelen iyi ve hoş anılarını getirdi yanında ... Hele hazırladığı sofralar muhteşemdi yaptığı değişik yemekler ve sunumlar çok güzeldi ...

Allah rahmet etsin SÜHEYLA KESKİNTEPE nur içinde yat ..

18 Ocak 2012 Çarşamba

Çekirdek inancımı sonunda buldum herhalde...

Dün çekirdek inaç sitesinin videolarını izlerken bende yıldızlar çakmaya başladı ...Ne çok çalışma yaptım bitip tükenmez ,yılmadan hiç sonu gelmeyecekmiş gibi gelse de ...Yine kararsız bir şekilde oturmuş videoyu izliyordum ...Sanki birşeyler artık gör der gibi gözümün içine sokuldu ...

Ben hayatım boyunca hep birilerine kol kanat gerdim ...Benim içim belkide özlemle dolduğum anne sevgisi yüzünden çok anaç bir karekterim var ...Herkese anne gibi yaklaşıyorum ...Halbuki ben sadece Gamze'nin ve Mustafa'nın annesiyim ...Neredeyse dünyanın annesi olacağım ...İşte bu benim çekirdek innancım olabilir ...Bu konuda çokta zarar görüyorum kendimden çok şey fada ediyorum , kimi zaman kendimi kullanılmış hissediyorum,kimi zaman yorgun düşüyorum ...

Belkide kilo poblemimde bu yüzdendir... Henüz keşif aşamasındayım ...Bu gün kendimle ilgili çalışma yapacağım bakalım ne çıkacak ...

Birde seyrettiğim bir söyleşide kadın avukattı ve pisikolog haım neden bu mesleği seçtiğini sorduğunda kendini ve başkalarını savunmak için demişti ...Kendini savunmasız ve yalnız hisseden kişilerin avukat olmak isstediklerini söylemişti psikolog...Bende kendimi ve başkalarını savunmaya çalışmam bu yüzdendi belki çünki bende avukat olmak istemiştim ...Belkide şimdi de bu yüzden anne olduğum için anaç tarafım öne çıktı bakalım göreceğiz...

15 Ocak 2012 Pazar

HEY ! HERŞEY YOLUNDAMI

Kendimi zorluyorum yazı yazmak için ,bıraktım her türlü yazmayı elle ,bilgisayarda ...Yeniden başlamam lazım ...İlk iş oturup hayal kurmam hedef belirlemem lazım ...Bıraktım hayal kurmayı ...Yazı yazmadığım için şükür listeside yapmadım uzun süredir ...Bunlar benim yaptığım en önemli çalışmalardı ...

Dün bir söz okudum çok beğendim (insanı yaşlandıran geride bıraktığı yılların çokluğu değil ,ideal yokluğudur...Yıllar cildi buruşturur fakat idealsizlik ruhu öldürür...)Bu aralar bana çok uyuyor ...Kendime kendimce idealler koymalıyım ki amaçsızlıktan kurtulayım ...Önümde engeller var ancak yılmamak için şükürlerime sarılmalıyım sıkı sıkıya...

Bu belirsizlik bu adam sendecilikten kurtulmalıyım silkinmeliyim yeniden ...

26 Aralık 2011 Pazartesi


Yine kocaman bir yılı bitirip geldik yeni yaş almaya ...Bu yıl hayatım güzel geçti bazı hedeflerime ulaştım ,bazı yanlışlarımın farkına vardım ...Sevdim ,sevildim hatta silmek istedim kimilerini ...Yaptıklarım ,yapamadıklarım oldu ...Ancak yinede güzel bir yıldı bu yıl ...

Bol bol kitap okudum hatta ekmek arası yer gibi yuttum bir solukta kimilerini öğrendim öğrettim kimi zaman ...

Kimi zaman tebel bir kedi gibi kıvrıldım esnedim durdum hiç birşry yapmamaktan yakınarak ...Bu boş zamanlarda sindirdim parçaladım aslında yanlışlarımı sonra yok etmek kolaylaştı ...

Hdefler koydum hıdıellezde dilekler diledim ilk defa kendim için ...

Yeni tarifler ekledim yemek defterime güzel lezzetler hoş sohbetler yaptım sevdiklerimle ...

En önemlisi sevginin gücünü hissetim tenimde hücrelerimde her türden ...

Ben 2011 sevdim vesselam...

SEVGİ VE IŞIKLA KALIN...

28 Kasım 2011 Pazartesi

Çok dolu geçen boş günler

Bu nasıl birşey diye soranlarınız olabilir ...Herkesin her işi ile ilgilenip kendime vakit ayıramadığım günlere diyorum ben ...Bu ara yine böyle zamanlar yaşadım şu son iki haftadır...
Önce kızkardeşim rahatsızlandı ,mütiş bir karın ağrısı ile acile gitti üşütmüş kız tam iyileşmeden ,Alp kuzusu sabah uyanmış mutfakta soluğu almış çekmeceden aldığı kepçeyle raftaki aspirin kutusunu düşürmüş kapanığını açıp 20 tanesini yemiş hemen acile babası götürmüş midesi yıkanıp aktif kömür vermişler o gece hastanede kaldılar ...Annesi Merti bana bıraktı bizde kuzuyu iki gün sevdik ...Çok şükür ki ikiside çok iyiler annesi kendini unuttu çocuğuile ilgilenmekten ...

Tam rahat bir nefes almışken Bir anda babam yine anjio oldu ilaçlı stent takıldı...Cumartesi pazar babamda geçirdik ...Çok şükür oda çok iyi kendini idare ediyor yemeğini yapıyor ve kimseye muhtaç değil...

Eğe bunlar önemli olaylar diyeceksiniz neresi boş geçmiş diye bilirsiniz ...Ben artık kendimle ilgili çalışmalar yapmak istiyorum yapmam gereken bir çok çalışma var ve ben yapmıyorum ...başkalarına koşturmaktan kendimi ihmal ediyorum deyip kendimi kandırıyorum bahaneler uyduruyorum ...hepsi bahane ...Yüzleşmekten korktuğum zaman yaptığım bir şey bu...ego beyin ne derseniz deyin işin içine girip bizi korumaya alıyor yüzleşmek zorunda olduğumuz şeyle...

29 Ekim 2011 Cumartesi

Takvim yaşı kaç olursa olsun insanın bilinç boyutları bebek, çocuk, ergen, genç yetişkin, olgun bilinç seviyesinde olabiliyor Bilinç boyutu da tıpkı insanın değişik evreleri gibi gelişiyor. Otomatik takvim yaşı gelişiminden farklı olarak her kişinin kendi emeğiyle, farkındalık, geçmişyle yüzleşme, affediş, özdisiplin, içindeki sevme yetisini geliştirmek ve ifade edebilmekle oluyor. Doyumu yüksek... ama bir o kadar da zorlu süreçte çoğu insan ilk zorlukta takılıyor ve pes ediyor. Gerçek affedişin ne olduğunu tekrar etmekte yarar var. Affetmek geçmişin farklı olabileceği umudundan vazgeçmektir. Bu gezegendeki homosapienslerin büyük çoğunluğu bebek, çocuk ve ergen bilinç boyutunda yaşıyor. Bu bilinç seviyelerini GELECEĞİ HATIRLAMAK kitabımda daha kapsamlı anlattım. OLMAK sürecinin basamakları bunlar. Bu nedenle her söyleneni , kişi kendi bilinç seviyesi sınırlarında algılıyor.

Affetmek geçmişin farklı olabileceği umudundan vazgeçmektir...

İşte aradığım söz okuyunca sizlerle de paylaşmak geldi içimde ...Bizde affet değince gidip karşımızdaki kişiden özür dilemek zannedilir buda bir çoğumuzu sıkar ...Ben öyle zannetmiyordum ancak yinede bu şekilde düşünmemiştim ancak arayış içindeydim Nil hanımın bu yazısı işte bu dedirtti ....Bu kitabıda edinmeliyim...


Ben bu ara Zülfü Livaneli'nin SERENATını okuyorum tavsiye ederim çok güzel bir kitap ...Livaneli kitaplarında bilmediğim bizden gizlenen gerçeklerle tanışıyorum bu da öyle ...Bu kitapta da ülkemize gelmiş Alman proflardan bahsediliyor ...Savaştan kaçan ve bir çok yahudiye kucak açan Türkiye'yi anlatıyor üç kadın üç dram anlatıyor...Güzel ve okunması gerekn kitaplardan...

28 Ekim 2011 Cuma

Bu gün Cumhuriyet 'in 88 yılı

Bu aralar içimden yazı yazımak hiç gelmiyor ...Sanki uyuştum elim kolum kalkmıyor belkide söyleyecek söz bulamıyorum onca söylenecek şey varken ...Kelimeler kifayetsiz kalıyor ...

Uzun zamandır haber seyretmiyorum ancak artık yaşananlar ve verilen tepkiler hayretten ağazım bir karış açık sadece dinliyorum yok artık bu kadarda olmaz diyerek ...

Önce gencecik fidanlarımızın şehit edilmesi ve verilen tepkiler tepkisiz kalmıyacaktık elbet sayacak hatta sövecektikte ...Daha 20 misinde toprağa düşenler için ama kalanlar bileceklerdi benim devletim güçlü boşuna düşmedi mehmedim toprağa Vatan sağ olsun diyecekti şimdi halktan tepki hükümetten kem küm ...Yok askerin hatası...

Derken sakin başlayan bir pazarın gündüz kabusuna dönüşmesi ...VAN'da DEPREMsarsıldık 7.2 ile bizde 5ten büyük depremlerden korkarım benim ülkemde felakettir sonuçları yakar canımızı ...

Bu iki olayın arka arkaya yaşanması söylenen sözler daha çok yaktı canımı ...İnsanlığımızdan utandım ...nereden nerye geldik diye düşündüm ...

Bir kitapta cumhuiyet bayramını ilk kutlanış yıllarındaki coşkuyu heyecanı ve duygu yoğunluğunu okurken bile hissede bilmiştim ...Birazda kıskanmıştım ne yalan söyleyeyim...Ben hiç o coşkuyu yaşamadım... Biz alışılmış kanıksanmış bayramlar kutlamıştık hep 47 yaşıma kadar ...Ama bu sene çok önemli geliyor bana bu bayram ...unutturulmaya çalışılıyor yaşanan onca yeniden varoluş akan kanlar sanki kurtuluş savaşındaki şehitlere ihanet ediyoruz gibi geliyor daha bir sıkı sarılıyorum değerlerime birileri yoksaymaya çalıştıkça ben daha bir sahip çıkmalıyım diyorum...

Bu gün benim için zor bir gün iki yıldır ...Annemle babamın evlilik yıl dönümü artık annem yok ...Bir yoksunluk hissediyorum derinden...

Yaşanan ve yaşayanacak herşeye rağmen herkesin CUMHURİYET BAYRAMI kutlu olsun ...Nice güzel ve birlikte bayramlara ...


9 Ekim 2011 Pazar

Kış provası bir gün

Sabah gözümü yağmurla açtım sanki kış prova yapıyor...Ilık sakin güzel arındırıcı bir yağmur var sindire sindire yağıyor ...

Bu aralar yazı yazmıyorum sanki kendimde bir eksiklik hissediyorum aslında yazmak ve öğrenmek açlığı içindeyim yine ...

iki haftadır spora başladım lesli ile yürüyorum ...şimdilik bir mil yürüyorum ...bana çok iyi geldi meşhur diz ağrımda sanki hafifledi bazen yokluyorum dizim ağrıyormu diye ...Sabahları uyanıyorum iki büyük bardak suyumu içiyorum ve başlıyorum spora ...arada bir aksatsamda bırakmıyorum ...

Okuduğum bir yazıda hareket etmenin önemini anlatıyordu bizde de vardır yaişleyen demir pas tutmaz diye ...bunun ne kadar önemli olduğunu yaparak görüyorum...hareketsiz kalınca hücreler ölüyor durağan laşıyor ve ağrılara sebep oluyor hareket ettikçe hücreler yenileniyor enerjimiz artıyor...

Burada da paylaştığım bir yazı vardı dört anlaşma diye beşinci bir madde eklemişler sizlerlede paylaşmak istedim...
1-Sözlerini özenle seç
2-hiç birşryi kişisel algılama
3- Varsayımda bulunma
4-Daima yapa bileceğinin en iyisini yap
5-Kuşkucu ol ama dinlemeyi de öğren

Ben ilk dördü yapmayı epey süredeir deniyorum ve benim hayatımda çok güzel değişikliklere neden oldu artık en önemlisi varsayım üretmiyorum ...Şimdi bu 5 de devreye sokalım bakalım neler kazanacağım...

Bu aralar kendimle ilgili hiç bir çalışma yapmıyorum elim kolum bağlı oturuyorum kitapta okumasam kendimi kötü hissedeceğim...
Bu sene ilk defa tarahana yaptım çok güzel oldu...Birde çocuklar kızılcık nedir diye sorunca onlara kızılcık almıştım ondan marmelat yaptı onuda çok beğendiler ...Dikiş dikmem lazım ...