19 Mayıs 2010 Çarşamba

kızım ve ben

Biz ikimiz bir araya gelemeyecek kadar farklı düşüncelere sahibiz kendisi namı değer saycorox...

Ben kadın gibi kadın olmayı severim , O uçuk kaçık olmayı sever...

Ben renk severim mesela kırmızı ,O siyah sever...

Ben hediye olarak çiçek severim her türlüsünden ,O gereksiz bir harcam olarak görür alınack çiçeği ...

Ben topuklu ayakkabı severim incecik kadınsı ,O kocaman apartman topuk giyerdi ...

Ben kıvırcık saç severim şöyle buklelerimi atarak gezmeyi isterim,O düz ister saçlarını ...

Ama her ne kadar farklı baksakta kadın olmaya biz bir araya gelince kendi tarzlarımızı birleştirince hele çok güzel şeyler çıkarıyoruz ortaya ...Dün yine kumaşçıdan yüklendik geldik penyeleri başladık haldır haldır dikişe...Önce onun tişörtlerini kestik düz beyaz penyeden kendi boyayacak dilediğince o da onların hazırlıklarını yaptı ...Bende bugün kendime aldığım siyah penyeden birşeyler dikeceğim ...

Her türlü farklılığımıza rağmen ikimizde artık bazı şeylerde beğenilerimiz orta bir noktaya gelmeye başladı ...artık biraz renklendi ince topuklara yöneldi saçlarında hafif dalga seviyor ...En önemlisi benim leopar tutkum onada bulaştı dün ilk leopar bişeyini aldı, leopar ince çorap epeydir arayıpta bulamıyordu ...

Canım kızım seni seviyorum iyiki benim kızımsın


15 Mayıs 2010 Cumartesi

Canımı yoluna koydum mimoza çiçeğimsin

Dün yine müthişti Volkan Konak ...İşte tadında bırakmak diye ben buna derim ...İlişkilerin vıcık vıcık yaşandığı günümüzde tadında kalmak ne kadar önemli olduğunu gördük zorlama sündürme diziler ve yapımların arasından sıyrıldı ve reytigleri tavan yaptırdı özlediğimiz kalitede ve tadında...

SENİ SEVİYORUZ VOLKAN KONAK YOLUN AÇIK OLSUN...

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Hayatımdan düşen yapraklar.

Bu aralar gene ne çok kşiyi kaybetmeye başladım hayatımdan birerbirer kopup gidiyorlar ...Dün halamın oğlunu 52 yaşında kalp krizinden kaybettik ...Aniden gelen bir ölüm haberi oldu bizler için...Bir an oturup düşündüm yaşanmışlıkları ne çok tartışmıştık hiç sevmemiştik birbirimizi rahmetli kızlardan hiç hoşlanmazdı o yüzdendi tüm hırçınlığı ...Halam bizi çok severdi kardeşimle kardeşim erkek olduğu için ona bir şey yapmazdı bütün hırsını benden çıkarırdı...

Büyüdükçe anılar azaldı hatta bi 20 senedirde yok oldu ...Geçmişte yaşananlar pek hoş olmasada üzdü beni bu kayıp hatta ağladım bile sevdiklerimin üzüntüsüne ...Birde gençliğine ...Başarılı bir diş doktoru idi ...Halamın en sevgilisi idi halam henüz duymamış duynca oda çok yaşamaz ...

Yüzüklerin efendisinde Rohan kralının dediği gibi babalar oğullarını gömmemeli ...
Allah rahmet etsin ...

Bu aralar kayıplar başladı yine hayatımda bazen sevdiğim bazen sevmediklerim bile olsa içim acıyor sanki hayatımdaki bir dönem bitiyor ...Oyasaki kendi içimdeki kayıplar ne çok kaybettim yıllarca yas tutum çok sık ancak artık kazanmayı seçtiğimden beri kayıplarım azaldı daha güçlü basıyorum ayaklarımın üstüne ...Ben güçlendikçe çevremde değişiyor ...Herşey istediğim gibi bana geliyor ...

Ben hayatından vazgeçmiş insanları gördükçe olaylar karşısında öldüm bittim diyenleri duyunca aklıma direkt hastanede yatan hastalar gelir ...Günümüzde küçük çocuklar bile yaşam mücadelesi verirken hayata bir gün daha gözlerini açmak için çaba harcarken kendinden vazgeçenlerinkini lüx olarak görüyorum ...

Hayat güzeldir herşeye rağmen yaşamak güzeldir...

7 Mayıs 2010 Cuma

Dün kendimi aynaya bakıyor gibi hissettim

Dün çok sevdiğim bir ablam bizi ziyarete geldi o yaşadığı sorunları anlattıkça kendimi aynaya bakıyormuş gibi hissettim ...Ne çok beziyorduk birbirimize acıtmıştı yaşananlar ikimizide aynı yerlerden ...

Anne faktörü sevme sorunu olan annelerin çocuklarının sevme açlıkları bir türlü doyuramamak ...Dünyayı sevsen dünyada seni sevse anne sevgisi bir başka ...Ben yıllarca anne şarkılarına ağladım ,duygulaandım ama anlayamadın bir türlü niye ağladığımı bir kaç sene önce kendimle yaptığım bir çalışmada annemin beni hiç kucaklamadığını fark edinceye kadar ...Artık ağlamıyorum mutlulukla kabul edip dinliyorum anneli şarkıları ben çocuklarıma söylüyorum...

Anneler gününün de suyunu çıkardılar reklamlarda yok annenize ütü alın yok tava tencere ...Ne çok tüketime yöneldi toplum ...Benim çocukların işi kolay benim isteklerim bellidir ilk sırada herzaman kitap vardır ,birlikte kahvaltı gibi şeylerdir ...

Bana hayatta verilen en güzel hediye zaten çocuklarımdır ve onların bana verecekleri engüzel hediye doğru insan olmaktır ...İkisi ilede gurur duyuyorum...İyiki varlar ve benim çocuklarımlar...Canlarım sizi seviyorum...

Ayrıca beni takip eden sevdiğim çocuklarımda var canlarım sizide çok seviyorum ...iyiki varsınız..

Herkesin annler günü kutlu olsun ...



5 Mayıs 2010 Çarşamba

Hıdırellez dileklerimi yazdım

Sıraladım dilekleri yine ne çok kendimle ilgili dileğim oldu eskiden hep başkaları için dilekler dilerdim .kendimi hep ihmal etmiştim artık Serpilin istekleri ön planda istiyorum ve oluyor abartmadan istiyorum ...Birde büyük şeyleri kademe kademe istiyorum ve onlarda gerçekleşiyor ...

Eşim için ne çok iş dilemiştim şimdi eşimin işi var ve benim dileğim kabul oldu ...Şimdide dileklerimin olması için kahve makinası almayı diliyorum...Eşim çay kahve otomatı işi yapıyor ya ...Benim istediğim sayıda olursa bende dileklerimi gerçekleştirecek alt yapıya sahip olacağım ...

Geçenlerde Melda Tuncelde izlediğim bir şey kafama takıldı geçmişinizde hatırlayamadığınız herşeyden özür dilerim,beni affet ,teşekkür ederim ,seni seviyorum diyerek geçmişten özür dilerseniz hatırlayamadığınız sorunlardan da özgürleşeceğimizi söylemişlerdi çok doğru ben de bu çalışmayı yaptım ...Kilo konusunda herşeyi yapmama rağmen hiç kıprtı yoktu bu çalışmadan sonra sanki erimeye başladım içimde blokaj oluşturan herşeyden özür diledim beni affedin sizi bilmeden oluşturduğum için dedim ,özür diledim ve sizi seviyorum dedim ...

Sanki eski hızıma kavuştum yüzüklerin efendisindeki rohan kralı gibi üstümden yaşlanmışlığın izleri kalkmaya başladı ...Üstüne birde zayıflarsam müthiş olur ...

Dün kanal türkte Özlem Şahini seyrettim ...Kendisiyle gurur duydum ne çok yol katetti ve ne güzel bir yerlere geldi ...Kendi işi ile ilgilenen kendi önüne bakan insanların ve en önemlisi azmin zaferi ...Kendisini sürekli yenileyen aktif bir insan olumlu düşünen ve çevresinede bu enerjisini hissettiren biri ...Sevgili Özlem Şahin yolun aydınlık ve açık olsun...


2 Mayıs 2010 Pazar

Kendini tamamen kabul etmek onaylamak ve sevmek

Bu aralar yeniden EFT ye başaldım ve yine bu sözcüklerle kurulan cümlelerim çoğaldı ...Oysaki kendimi ne çok ihmal etmiştim ne çok şeyde kendimi kabullenmekte zorlanıp suçu başkalarına atmıştım ...Kaçmıştım kendi hayatımın sorumlulğundan ...Yüklenmiştim başka bütün hayatların sorumluluğunu...artık kendimi kabul ettikçe kendi sorumluluğumu gördükçe bırakmaya başladım başkalarının sorumlulklarını...

Kendimi sevmenin yanlış olduğu öğretildi yıllarca bana kendini sevmek bencilikle aynı tutuldu ...Oysaki ben beni sevmezsem başkaları beni neden sevsin ...Ben kendime değer vermezsem başkalarından nasıl beklerim bana değer vermelerini ...

Bıraktım yavaş yavaş geçmişi geçmişe , başladım yıkmaya bütün eski bildiklerimi sonra temizlik acıttı ancak yaptım arıttım köşe bucak arada kaçanları temizlemek çok zor olmuyor ...

Artık yeni oluşumlara hazır bir zeminim var yeni başlangıçlar ve ne istediğini bilen bir ben ...Seçiyorum istediklerimi birer birer,sırada bir araya getirmek var ...

İnsanın en zor karar verdiği şey kendi için istedikleri herne kadar ne yapmak istediğinizi bilsenizde...Başkalarına söylemek kolay eleştirmek yapamayınca ben sana demiştim demek haklı çıkmak kolay ...Her halde bu yüzden kendimizin yapmak istedikleri bize acı verdiğinden başaklarıyla uğraşmayı seçiyoruz...Bir sürü gereksiz şeylerle vakit geçiriyoruz ve birde bakmışsınız ömür bitmiş kendimize birşey yapamadan...

Ben geçte olsa bunu fark etmenin hazını yaşıyorum ...Artık kendimle uğraşıyorum ve benim vaktimi çalanlar beni kızdırmaya yetiyor sadece...

29 Nisan 2010 Perşembe

Kendi denizinde enginlere ulaşamak

Dün güzel bir gündü ,Melda Tuncelin sitesinde gördüğüm dilek günü olduğunu ve kızmla sıraladık dileklerimizi yazdık kağıtlara Hıdırellez de asacağım onları bu bir hafata boyunca sıksık okuyacağım ...

Ben dilek dilerken abartmadım hep olası dilekler istedim öncelikle dileğim büyükse ona ulaşmak için küçük dilekler diledim onlar diğer dileklerimin alt yapısını oluşturacak ve beni ana dileğime ulaştıracak ...Mesela bir ev istiyorum diyelim eşim yeni işe girmiş kendimizi geçindirirken ev almamız hayal ancak istiyorum ...Bunun için önce eşimin işini genişletmesi lazım bende iş için dileklerde bulundum onların olabilirliği daha kolay ...Onlar olduktan sonra evle ilgili hayalimi gerçekleştire bilirim ...

Dün dileklerimi dilerken en çok kendimle ilgili dileklerde bulunduğumu fark ettim eskiden benim dışımda herkes için dilekte bulunurdum ...artık kendim için dileklerde bulunur olmuşum ...Bu büyük bir aşama benim için bir yerde okumuştum çekim yasasını kendiniz için çalıştırın bırakın herkes kendi çekimlerini kendi yapsın diyordu ve beni çok etkilemişti ...artık bunu başardığımı görmrk beni mutlu etti...

Kendi denizimde yüzdükçe sınırlarım gittikçe genişliyor beğenilerim isteklerim farklılaşıyor yeni bir ben oluyorum ...Bir kaç yıl önceki beni geliştirecek yeni çevre arayışım artık yok ...Her geçen gün öğrendiklerim beni kendimle barışık hale getirdi ...
Birde içimdeki şu çakralarımın tıkanıklıklarını aşa bilsen çok müthiş olacak ...Onlarda da bayağı aşama kaydettim ancak henüz bitmedi sanki bir arpa boyu yol kaydettmişim
gibi geliyor ...

Bu aralar acayip erteleme yapıyorum buda benim kendime verdiğim sözlerde beni yalancı durumuna düşürüyor ...Hayal kuruyorum başlıyorum büyük bir hevesle ancak yarın yaparım deyip erteliyorum kendime bir çapa atmış oluyorum bunu aşmam gerekiyor ...Bahanede hazır bahar yorgunlu içimden birşey yapmak gelmiyor...


27 Nisan 2010 Salı

Kaybedilen sevgili canlar

Cumartesi sevdiğim bir kuzenimi kaybettik kullandığı bir ilaç yüzünden 10 gündür komada yatıyordu ... Bizlerden ayrılmasına bir ilaç bahane oldu ...Onun ölümü yaşam hakkında birkez daha düşünmeme neden oldu insan doğar büyür ve ölür ...ancak nasıl yaşadığıdır önemli olan sevgi ve saygıyla yaşamak en büyük zenginlik ...

Kuzenimi kaybedince kendi hayatımı gözden geçirdim birkez daha ...Sanki hiç yapmıyorum ya ...Deştim döktüm içimi affettim sevdiğim sevmediğim herkesi ...Sadece onu birkez daha göremeyecek olmak üzdü beni ne çok seven biriktirmiş gurur duydum onunla erken gitti aramızdan ancak dolu dolu yaşmış hayatını bir çoğuna göre...Allah rahmet etsin nur içinde yatsın ...

Faceste MS türkiye gurubuna katıldım ve orada EFT 'nin ms hatalığını iyileştire bileceği ile ilgili bir video seyrettiğimi anneme uygulayamadığımı yazdım ...Belki birileri kendine uygularda fayda görür ...Onlardan yardım isteyenlere seve seve yardım ederim ...

Hayata ne yaşarsanız yaşayın kendinizden vazgeçmeyin ...Bugün EFT videolarını yeniden seyrettim Bülent Uranın videolarında olumlama cümlerini anlatırken kendini aşağılanmış hisseden kişilerde diz ağrıları görüldüğünü söylüyordu ...Ben bir dönem kendi hayatımı durup dışardan seyrediyormuş gibi oldum ve her gelen bana birşey söyledi ben müdahale bile edemedim bir çoğuna sustum ...Buda kendimi aşağılanıyormuş hissi uyandırdı ...Sanki bugün bunu hatırlayınca dizimde ağrı hissttim buna bu gün EFt yapmalıyım ...

Bir dönem kendimi aşağılanmış hissetmeme rağmen kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum onaylıyorum ve seviyorum ...

Ben o dönemde yaşadığım olaylara EFt yaptım ancak bu güne kadar olaylardan aşağılanma olarak etkilendiğimi hiç düşünmemiştim ...Sanki böyle düşünmek bana acizlik gibi gelmişti ...Ben gerçekten o dönem böyle kalmıştım...İşte bunu açıklamak bile benim içimi kanattı ...Ama artık ne yapacağımı biliyorum hemen bir EFT turu yapacağım...

22 Nisan 2010 Perşembe

Bu gün 23 Nisan hep neşeyle doluyor insan

Ne çok söyledik bu nidallarla çınlattık yıllarca bazen sıkıldık kutlamalardan ...Ancak son yıllarda neçok kıymet bilmediğimizi anladık bize verilen değerleri hoyratça kullandığımızı ...

Atatürk geleceğin büyüklerine en büyük değeri verdi ...Onlar için özel bir günü bayram ilan etti...T.B.M.M açılalı tam 90 yıl olmuş ...Bizlere yaşana bilecek her türlü tehlikeyi ön görerek gençliğe hitabetmiş ...

Bizler, ah bizler kara kara düşünen ,ne olacak bumemleketin hali diyenler ...Bizlere çareyide göstermiş damarlarımızdaki asil kanda mevcut demiş aradığınız cevaplar ...Ancak artık yarın yapılacak bir kısım aydın geçinenin yürüyüşü hangi kan diye düşündürüyor insanı ...

Benim çocukluğumdaki bayramların tek düzeliğini özledim ...Akşamdan büyük bir özenle astım bayrağımı ...Bakıyorum bazıları bayrak asmaya bile korkar haldeler inatla asıyorum elimden gelse mahallyi donatacağım ...

Artık kendi ülkesini sevmek kendini korumak ve ülkesini savunmanın nerdeyse suç kabul edileceği bir döneme gidiyoruz herhalde ...Eğer bunlar miliyetçilikse ben kanımın son damlasına kadar milliyetçiyim ...NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...

Bu ara herşey birbirine karıştı ya Siirt olaylarını şiddetle kınıyorum ...Getirilen yayın yasağınıda kınıyorum ...Namus için töre için hala oralarda cinayetler işlenirken bu kızların namusları ne olacak nasıl bir hastalıklı zihniyetler bu kadar vahşi olabildi yokmuydu bu gidişe bir dur diyecek babayiğit ...Birde üstü kapalı soruşturuluyor ...Tabi koca başlara laf gelmesin ...Eğitimlisinden eğitimsizine kadar hepsi aynı şeyi yapmış ...Depremde zina artığı için deprem oldu diyen zihniyetler nerdesiniz hani kınamalarınız...

Bu aralar haber seyretmiyorum kendimle uğraşmaktan başka şeylere zaman ayırmıyorum ancak bunlarıda yazmadan geçemedim ...Ben bloğumda elimden geldiğince kendimle ilgili konulara yer veriyorum zannedilmesinki çevreme karşı duyarsız ve ilgisizim ...Buradan sadece çalışmalarıma ve hayatımda ki olaylara yer vermek istedim ...

Yarın kuzucuklar teyzesine geliyorlar ...Bebişleri bana bırakıp anne babası kendini dışarı atacak ...Yani bizde bebiş partsi var...Canlarım özledim onları ,temizliğe ara verdim çocuklar gittikten sonra halıyı yıkayacağım hemen kurumayacağı için onlara deterjan kokusu zarar vermesin diye yıkamadım ...

17 Nisan 2010 Cumartesi

Kendimi beğenmişlikmi ediyorum yoksa gerçekten farlımıyım?

Bu aralar bu ruh durumundayım ...Geçen çarşamba bebişleri ziyarete gelen teyzemlerden sonra edindiğim ruh hali bu ...Hayatın iki farklı yüzü gibi olmuşuz ...Ben ne çok kendi içsel yolculuğumda ilerlemişim kendimde neleri aşmışım bunu gördüm ...

Bazen hayal kuramamaktan şikayet ediyorum ya düşünüyorum aslında dünyevi isteklerim bile farklılaşmış zenginlik anlaşım ,beğenilerim ,güzelliklerim bile değişmiş ...

Bence zengin ,sevdikleri ile huzur içinde yaşayan ve çevresinde sevgi ile kucaklaşmış insan demek ...Başkaları başka tanımlar getire bilirler ben böyle zengin olmak istiyorum ...Mesela lüx şeyleri severim ama onda bile eski anlayışımla arasında fark var ...Güzel mekanlarda bulunmak dost sohbetleri yapmak güzel bir manzara güzel bakan insanlar iyi yemek iyi kitap gibi şeyler olmaya başladı ...Eskiden iyi ayakkabı iyi kıyafetlar lüx yerler aklıma gelirdi şimdi güzel bir gezi bile bana lüx gelebiliyor ...

Kendime yaptığım çalışmaların etkisi olsa gerek maddecilikten vageçmeye başladığımı gösteriyor ...dün evden yıllardır bir köşede duran işe yaramayan bir çok şeyi çöpe attım hayatımı sadeleştiriyorum ...Gereksiz bağlardan kurtuluyorum ...

Bu aralar hayatımda yaşadığım şeylerin sorumluluğunu üstlenmeyi öğrendim artık yaşadığım şeyler için kimseyi suçlamıyorum ...Eskiden annemi babamı ve çevremdekileri suçlardım onların yüzünde onlar yaptılar diye artık ...Bunu yapmıyorum ...Çünki hayat aracımdaki direksiyonu onların eline ben verdim onlarım hayatıma müdahale etmesine izin verdim ...Ben izin verdiğim için onlar beni kafalarına göere yerlerer götürdüler beğenmediğim zamanda şikayet ettim ...Bahanemde hazırdı elimde değildi bana sormadılar dedim durdum ...Artık kendi arabamı sürüyorum kimsenin müdahale etmesine izin vermiyorum ...

Biz teyzemle çok farklı insanlar olmamıza rağmen eğlenirizde o günde eğlendik bir birimize unutulmayacak sözler söyledik ...Mesela elbiselerini ters çıkaran insanların elbiselerinin içinde şeytan gezermiş dedi ... Ben çok güldüm benimkinde herhalde parti veriyorlardır dedim ...Dün elbisemi çıkarırken yüzüme kocaman bir gülümseme yayıldı ...Ben elbiselerimdeki şeytandan korkmam yeterki içimde olmasın ...İçimdeki güzelliklerle konuşuyorum...Bende sakın bunu çocuklara söyleme korkarlar dedim oda evet doğru söylüyorsun dedi...

İki çocukla misafir ağırlamak zor oluyor ancak bizm minikler misafiri sevdiler ... kucaktan kucağa gezmek helede erkek kardeşimin ve benim sevgi dolu dokunuşlarımız onları çok mutlu etti ...




10 Nisan 2010 Cumartesi

Geçmiş defterleri karıştırmaktan yorgun düştüm

Eee,dile kolay 46 yıl sayfalarda epey şey var ...Ben hala çocukluktan çıkamadım en derin izler orada oluşmuş kapatmak zaman alıyor bitirdiğimi zannettiğim anda yeni bir konuda karşıma geçmiş çıkıyor ...

Dün epeydir yapmak istediğim şeyi yaptım ayakkabılarımdan hiç giyinmediğim yer işgal edenlerin büyük bir kısmını verdim ve kendime yeni babetler aldım çok şık oldular gitti eskiler geldi yeniler ...

Dün yine kendimize kızımla takılar aldık ...bizim için değerli olmasından çok beğenmemiz önemli ...Kendimizi çok ihmal etmişiz eskiden her yıl kendime bir sürü takı alırdım artık almamaya başlamıştım ...Ancak dünkini görünce kendimizi ihmal ettiğimizi anladık ...

Ben hep kadın gibi kadın olmayı sevmişimdir ...Bazen kokoş bazen ,sade olmak güzeldir ...Kokoş zamanlarımda giyerim topuklu ayakkabılarımı sürerim boyalarımı salınarak yürürken beğenilen bakışlar hoşuma gider ...Sade zamanlarımda salarım kendimi dibine kadar yaşarım rahatlığı ...

Ben hayatım boyunca kendim gibi oldum hep kendimle yarıştım ...Benim hep bir tarzım oldu kendimce yemeklerim bile kendimce oldu kimse bana birşey öğretmedi ben kendim deneme yanılma yoluyla öğrendim çoğunu...

Bu kendi kendime öğrenme olayı beni kimi zaman çok yordu ama kendim olmaktan hiç hoşnutsuzluğum olmadı ...Ben kendimi çok sevdim ve beğendim aslında ...En sıkıntılı zamanlarımda bile kendimle uğraşmışım...Kimi zaman kendime ayıracak hiç vaktim olmamış ...Ozaman işte bunalmışım daralmışım ve isyanlarım olmuş ...

Beni fazla sıkarsanız bütün herşeyi ters yapmaya başlarım yemeklerim hiç güzel olmaz yüzüm çöker hatta saçlarım bile şekil almaz ...Ben genç kız olmaya başladığımda annemin gözleri daima üzerimdeydi her hareketim kontrol altındaydı ...Bu yüzden saçlarım ben içe kıvırdıkça dışa dönerleridi ,sağ taraf içe sol dışa kıvrılrdı ...Hatta okadar isyanlardaydıki sabaha kadar sarılı dursada tutmaz dümdüz çıkardı ...Artık kimsenin beni okadar denetlemesine izin vermediğim için saçlarım çok kolay şekil alıyor...

Ben artık yaptığım çalışmalar sayesinde daha huzurlu yaşıyorum ...Birde hayatımın sorumluluğunu kabul ettim artık kimseyi kendi hayatımdan sorumlu tutmuyorum ...Hayatım için verilmesi gereken kararları kendim vermeye çalışıyorum...Bir çok kişiyi affettim ...Bu sırtımdaki ağır yüklerden kurtulmama sebep oldu ...

En önemli şeyse değiştiremiyeceğim şeyleri kabul ettim ve onun içinde nasıl yaşanır öğrendim ...Mesela kirli havayı değiştiremem kirli havada nasıl yaşanır onu öğrendim...

İnsanları oldukları gibi kabul etmeyi öğrendim ...Kimseyi yargılamadan seviyorum önce empati yapıp sonra sempatiyle bakıyorum ...Sevmediklerimden uzak duruyorum mümkün olduğunca ...

Ben hep sevdiklerim ve sevmediklerim konusunda net oldum ne istediğimi hep bildim taki 40 yaşına kadar ondan sonra hayal kurmayı unuttum ancak ne zamandır hayal kurmuyorum onu hatırlamıyorum...Buda hedeflerimin olmamasına neden oldu hedefsiz serseri mayın gibi ortalıkta gezindim ... halada hayal kurmakta zorlanıyorum öyleki hala kendime bir hayal panosu yapmadım ...

9 Nisan 2010 Cuma

Günaydın günlüğüm

Dün sakin ve huzurlu bir gün geçirdim...Eşimin teyzesi hastaneden çıkmış kayınvalidem oraya gidince evde inanılmaz bir sesizlik oluştu...Bizde Gamzeyle tadını çıkardık...

Ben uzun zamandan beri yazmayı istediğim arketipleri defterime geçirdim ...Bu arketipler insanda doğuştan var olan özelliklerin dört ana gurupta toplanması imiş ...Bazı yerleri beni işte tamda bu dedirtti ...En çok ta çocuk arketipindeki yetim çocuk etkiledi ...Burada yetim çocuğun içinde bulunduğu aileye ait olmadığı hissiveren insan pisikolojisi ve gölge duygusunun terk edilme hissinden bir türlü kurtulamamak olması kendimle ilgili yaptığım EFt çalışmalarında kendimi yanlız ve terk edilmiş hissetmemi hatırlattı ...

Ben yıllarca insanları memnun etmeye çalıştım gücümün üstünde çalıştım hatta ...Benim yaptığım EFT çalışmalarında terk edilmekten korktuğum çıkmıştı ...Kendimle ilgili yaptığım çalışmalar sonucu kendi kelimelerimle söylediğim olumlama cümleleri ile bunu aştım artık kendimi yalnız ve terk edilmekten korkan biri olarak görmüyorum ...Ben şimdi yanlızken bile çok kalabalık yaşıyorum içimdeki benle çok iyi anlaşıyorum ve kendim için ne yapa bilirim diye araştırıyorum ...Artık şu sözü uyguluyorum Kendim için bu gün ne yaptım ...

Sabahları ayaklarımı yere bastığımda başlıyorum şükretmeye ...Allahın bana verdiği sağlığa şükürle bu benim için çok iyi bir şifa oldu ...

Kendi içimdeki yolculuk insanlara verdiğim tavizleri görmeme neden oldu ...Ben taviz verdikçe daha fazlasını istemişler ...

Hele yaralı çocuk, çocukluk döneminin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmeme neden oldu ...Yaralı çocuk taciz,ihmal ve benzeri taravmaların anılarını saklarmış ...En basit ihmal edildiğini hisseden çocuk nekadar çok etkilenir hayatı boyunca atlatamaz ...

Ben kendime dürüst davranıp kendimle ilgili yaptığım bazı çalışmalarda yarayı kanatmaktan korkmadan açtım ve içindekilerin henüz çok canlı olduklarını gördüm ve yaptığım EFTlerle ne çok şeyi aştım...

Mesela ben eskiden bir toplum içine girdiğim de yüzüm kızarırdı bu çekingen olduğum için falan da değildi...Ama oluyordu o zamanlar kendime verdiğim olumlu telkinlerle bunu aşmıştım ...Ancak çalışmalarım sırasında annemin habire bir yanlış yapmamam için beni gözetim altında tutmasından dolayı olduğunu ve benim sıkıldığım için olduğunu anladım ...

Birde toplum içinde konuşmacı olarak konuşamıyordum artık konuşa biliyorum ...Kendimi rahat ifade edemiyordum haklı olduğum konularda bile sonunda ağlıyordum ve haksız çıkıyordum ...Artık konuşurken kendimi rahat ifade ediyorum fikirlerimi söylerken net ve açık oluyorum ben bunu beğenmedim şöyle olsun deyip karşımdakini ikna edebiliyorum...

Beni yıllarca önce annem sonrada eşim susturmuşlardı ...Bu da boğaz çakrama birsürü çapa atmış ...Artık kimsenin beni susturmasına izin vermiyorum konuşuyorum ve karşımdakini dinletiyorum...


7 Nisan 2010 Çarşamba

EFT ilgili ne çok şey var her yerde

Dün biraz araştırma yaptımda ne çok bilgi var internette dolaşan her biride birbirinin ayni nedir?nasıl yaplır ?Resimler vuruş noktarı falan ...Fakat hiç kimse neredeyse kendi deneyimlerini paylaşmamış ...Bu yüzdende insanlar anlamıyor deneyim duymak istiyor .

Ben kendi deneyimlerimi yazıyorum hatta bu özel EFT başlıklarında olmasada günlüğümde bile yaşadığım olaylardan anlattıklarımda bile aa buna EFT yapılır dediğim şeyler çıkıyor ...

İnsanlar sanki bilgiyi paylaşmakta cimrilik mi ediyorlar yoksa kendilerini mi ifade etmekte zorlanıyorlar ...Belkide çok bilgili görünmek içinmi yapıyorlar anlamadım ...Bu gerçekten ciddi bir çalışma kendinize dürüst olup kendi içsel yolculuğunuza çıktığınızda çok güzel bir temizleyici hatta bazen mucize gibi bir şey ...

Öncelikle sizi ençok kıran olaylarla başlayın hissetmeyi fark edersiniz ...Bu sizi daha da gayrete getirecektir bazı yapan arkadaşlarda çok zorlandıklarını gördüm kendinizi çok zorlamayın zorlandığınız anda bırakın sonra yeniden devam edin ...Birde çalışmaya başlamadan önce ben ilk zamanlar ılık bir duş alıyordum ...Sesiz bir ortamda konsantre oluyordum çünki bazen hissetmekte zorlanıyordum ...Çalışmaya başlamdan önce kocaman bir bardak su içiyorum ve yanımada bir bardak su alıyorum ...Sizede tavsiye ederim ...Öncelikle kendinize dürüst olun başkalarına söylediğiniz yalanları kendinize söylemeyin ...Konuyu dürüstçe ele aldığınızda içinizde biriktiği ve size acı verdiği yerede hissediyorsunuz bunu derecelendirin ...Ben önceleri hep on olarak derecelendiriyordum ...Çünki beni en çok üzen olaylardan başladım ...

Ancak hayatınızda çok travmatik olaylar yaşamış olabilirsiniz ozaman bu olaylardan başlamayın kendinizi daha güçlü hissettiğinizde yaparsınız ...Bazı arkadaşlarda gördüğüm çok zorlanıyorlar ...Kendimizi bukadar incitmeye gerek yok ...

Bana soru sormak isterseniz buradan sora bilirsiniz yayınlamamı istemediklerinizi yayınlamam özel ikimizin arasında kalır ben sorunuza cevap veririm sizde okursunuz...

Ayrıca her zaman şunu söyledim ve her zamanda söylemeye devam edeceğim kendinizle ilgili önemli sorunlarınız varsa mutlaka bir DR baş vurun ...

Eee ozaman niye bunları yazıyorsun diye bilirsiniz...Ben bunları kendi deneyimlerimi yazmak istediğim için yazıyorum ...Belki beni okuyan biri kendinde bir şeyler bulur ve oda kendi yoculuğuna çıkar ...Ben bu konunun uzmanı değilim bende kitaplardan ve videolardan öğrendim ve hiç bir kaygım yok maddi manevi ...Sadece denize bir kaç deniz yıldızı atabilirsem ne mutlu bana ...

Şu son günlerde şu sözler aklıma takılıp kaldı ...
Eğer bir konuyu bilmek istiyorsanız okuyun...
Eğerbir konuyu anlamak istiyorsanı z onu inceleyin...
Eğer o konuda uzmanlaşmak istiyorsanız onu öğretin ...
Ben Artık kendimi açmalı ve öğretmeliyim ki bende yeni bir şeyler öğrene bileyim...

6 Nisan 2010 Salı

Hoş geldin ilk bahar

Artık bahar kendini iyice hissettirmeye başladı bana ...Dün kuzuların Dr günleri idi 5 . aylarını doldurdular onları Dr götürdük ...Gelişimleri gayet iyi imiş artık katı gıdaya geçiyorlar ...Hayatlarında sütün dışında yeni tatlar olacak ...

Dün dışarı çıkmam ve gittiğim yerlerdeki yeni kokular beni bayağı rahatsız etti ...Henüz EFt yapmadım etkileri ne kadar olacak diye ...Dün şiştim ellerim ve ayaklarım davul gibi oldu ...Pazar günü bir kase çilek yedim ağazımda hafif yara hissetim ...

Sanki kendime işkence yaptığımı düşüne bilirsiniz ancak bu bahar alerjilerinde çok çekmiş biri olarak hangi seviyeye geriledi diye kontrol etmeden yapamıyor insan ...

Ben içideki karışmışlıkları çözdükçe birşeylerde kendiliğinden düzeliyor ...Karışmışlık sözü biraz garip bir söz gibi gelebilir ama benim içim de okadar çok şey birbirine girmiş ki bundan daha iyi bir söz durumu anlatamaz...

Benim sadece alerjilerim baharla sınırlı kalmıyordu güngüne yenileri ekleniyordu temizlik yapmak bir kabus halini almıştı deterjanlarla aram bozulmaya başlamıştı ki ben alışverişte ençok deterjan alan biri olarak ...

Bu gün temizliğe başlıyorum bimden aldığım mikro fiber bezler deterjan kullanımımı azaltı süper temizlik bezleri yine deterjan kullanıyorum ...Ancak Kendime yaptığım EFTlerin çok faydası oldu eskisi gibi etkilenmiyorum...

Ben hayatım boyunca dayatmalardan hiç hoşlanmadım bana dayatılarak yaptığım işler beni hep zorladı bu deterjan ve tozlara olan alerjilerimin sebebi olarak anemin beni zorlayarak ev işleri yaptırıyor olması çıktı ...

Geçmiş bizi ne kadar çok etkiliyor önemsiz gibi görünen şeyler ne büyük yıkımlar yaratıyor ancak zamanla yaşayarak anlaya biliyoruz...

Yakında yeni EFt seansları yapacağım ...Ben kendimin farkına vardıkça içimdekileri yerli yerine oturtukça hayatımda kendiliğinden düzene giriyor ...

Hayata bakışım ,duruşum ve isteklerim bile farklılaştı eskiden çok önemli gelen olmazsa olmaz dedğim şeyler artık gereksiz şeyler miş gibi geliyor ihtiyaçlarım bile farklılaşatı eskiden alış verişe gidip kendimi kaybedercesine yaptığım alış verişler yok atık sadece gerekli şeyleri alıp geliyorum...Evimde ne çok şey biriktiriyordum bir gün lazım olur diye ...Artık bir çok kullanmadığım şeyi ata biliyorum veya değerlendirip kullanılır hale getiriyorum ...

Hayatım sadeleştikçe yaşamak daha kolay hale geliyor ...Eskiden minicik kurdele parçasını bile atmazdım hele biriktirdiğim kuru çiçeklerim hepsi gittiler ...Bakalım bu temizlikte neler gidecek dolaplar biraz boşalır hiç değilse...

Hayatımda yenilikler istiyorum bunlar içinde yerler açmalıyım ...negatif enerjilerden arınıp pozitif enerjileri depolamalıyım...katkat üstümü örten tozlanmış görüntüden kurtulmalıyım...

Kendimi seviyorum bana verilen yaşamı seviyorum ve en iyi şekilde yaşamak için elimden geleni yapmalıyım ...


2 Nisan 2010 Cuma

Günaydın günlük

Dün güzel bir gün geçirdik kızımla ara sıra film günleri yaparız kült filmlerimiz vardır ...Aşk ve gurur,Rüzgar gibi geçti,Yüzüklerin efendisi gibi senede bir hiç değilse seyredilir ...Ne güzel anlardır anne kız paylaştığımız aynı yerde aynı şeyi düşündüğümüz hatta beğendiğimiz kahramanların özellikleri bile ayını olur ...alırız mısırları kolaları çekeriz battaniyeleri yazın pikeleri onlarsız olmuyor gömülürüz kanepelerin yumuşaklığına oh işte budur...

Bir gün kendi hayatlarını kurduklarında özleyeceğim güzelliklerden biri sık sık yapmalıyız..

Bu aralar nadastan çıkamadım ancak durup kendimi dinleme halindeyim ...Hayal bile kurmuyorum beklide hayallerim henüz gerçekleşmedi onların olmasını bekliyorum belkide ...

Henüz bahar alerjilerim için kendime EFt yapmadım ne yapacak diye beklemedeyim ...Ancak eskisi kadar şiddetli değil az etkileniyorum ...Bizim bebişler iyice büyüdüler hergün yeni birşey öğreniyorlar ...Geçenlerde bir bloğda okuduğum bir yazı beni çok etkiledi öğretmen bir annenin kızı yazmıştı annesi yıllardır öğretmenlikyapmış ancak şu son senelerdeki kadar hiç zorlanmamış ...Çocuklar hiç birşey bilmeden geliyorlarmış okula ...anneler ya çok ilgisiz çocukları TVkarşısına oturtuyorlarmış yada dadı ve bakıcıların ellerinde herdedikleri yapılan çocuklar olarak geliyormuş ...Lütfen çocuklarınız boncuk dizdirin kağıt kestirin hiç değilse el kasları gelişsin diyordu ...

Birden kendi çocukluğuma gittim ne çok şeyle oynardık kendimize çamur fırınlar yapardık çamurdan adamlar kaplar yapardık ...Makarnadan kolyeler yapardık ...Taş oynardık hele en çok sevdiğim şebnem bebeklerdi çeşit çeşit alıp keşerdik elbiselerini ...

Sonra kendi çocuklarımla dışarı çıkamadıkları için oyunları ben öğretmeye başladım kızımla evcilik oynadık şebnem bebekleri kestik hatta barbi bebek elbiseleri tasarlayıp diktik ...Oğlumla lego oynadık hatta şebnem bebeklerin erkek olanlarını o kesmişti ...Ara sıra ev piknikleri yaptıkne çok şeyi paylaştık hele oyun hamurlarından yaptığımız figürleri sergiledik ...

Ben son zamanlarda oyun hamurlarını çocukların yediklerini duymuştum nalanın efeye su ve undan yaptığı hamuru daha mantıklı buluyorum bu yüzden ...Ne çok yaratıcı şey varken kolayına kaçıp çocuğa oyuncak alıp benim yiğenim eren gibi çocukları bıktırıyoruz çocuğa oyuncak hediye alamıyorsunuz zaten onun var oluyor ...

Bizim minoşlara kendimiz oyuncaklar yapıyoruz şu aralar ses getiren oyuncakları seviyorlar bizde minik pet şişelerin içine renkli boncukları koyduk onu kurdele ile bağlayıp oyun parklarına astık çok eğleniyorlar ses çıkardıkça ...






26 Mart 2010 Cuma

Günaydın günlüğüm


Geçen pazar Eskişehire gittik,hem iş hemde gezme amaçlı iş kısmı çabuk bitti...Başladık gezmeye Eskişehir çok güzel bir sayfiye yeri gibi olmuş ...Belediye müthiş iş çıkarmış ,porsuk çayı civarı çok güzel olmuş gondol vegezi motoru çay boyu çalışıyor ...İki taraftada cafeler var ...Birde çok genç bir şehir nereye baksanız gençler var ,bütün dükkanlarda neredeyse genç kızlar çalışıyor ...

En özel olanıda ilk yapılmış olan otomobil olan Devrimi ziyaret edişimizdi ...Demiryolları lokomotif fabrikasının bahçesinde idi...
İnsan kendi gücünün farkına varıyor, gurur duyuyor ...

Çi böreklerimizi yedikten sonra düştük Ankara yollarına...Bu yolu hiç sevmem bomboş bozkır çıkar karşınıza ...Sivrihisarın tepelerikarşınızda ...Beni bu yolda araba tutar belkide ondan sevmem ...Bir yolculuk dönüşü eşimle biraz birbirimizi hırpalamıştık sivrihisara geldiğimizde otobüs beni tutmaya başlamıştı ondan sonrada hep tutu ...Bakın bir EFTlik konu daha ...Hatırladıkça yapıyorum buda birikimlerden kurtulmamı sağlıyor...

Bu hafta benim için yoğun geçti kendime biraz birşeyler diktim penye triko kumaştan...henüz hepsi bitmedi ...

Bu arada melek çalışmaları yapıyorum midemde sanki kocaman kayalar var asılmışlar gibi hissediyorum ...Bir çok kişi ile eterik bağımı kestim çok işe yaradı yine hayır diyememe dönemine girmiştim ...Artık benden fazla birşey istemiyorlar veben de hayır diye biliyorum...Bu çok rahatlatıcı bir duygu ...

Bazen bakıyorumda ne çok ben diyorum diye düşünüyorum ...Acaba bencilmiyim diyorum ancak ben kendime diyorum kendimle işim ...Benciller başkalarına ben diyip kendi istekleri olsun istiyorlar kendi işlerinden çok başkalarının işlerine burunlarını sokuyorlar veya başklarının yaptıkları işleri sahipleniyorlar ...Boş konuşuyorlar vesselam...

Ne kadar temizlesende kızgınlıklarım kırgınlıklarım var ...Ama artık eskisi gibi kendimi yok saymıyorum önce ben demeyi öğrendim ...Benim sevdiklerim benim isteklerim de göz önünde tutuyor ona göre diğerlerine yetişmeye çalışıyorum....Kendimi seviyorum ben müthiş bir kadınım ...


18 Mart 2010 Perşembe

Günaydın günlüğüm

Dün yorucu bir günün ardından akşam tam çayımızı alıp canım ailemi izleyecekken gelen telefon hepimizi korkuttu ...Arayan Nalandı Efe okulda düşmüş midesi bulanıyormuş eşimle hastaneye götürdüler ...

Onların gelmesini bekledik merakla neyseki bir şeyi yokmuş ancak giderken yine panikteydi,ya ölürsemdiye ...Bir çocuğa ölümü anlatmak ne kadar zor bir şey ...Ne anlatsanız ya fazla geliyor yada yeterli olmuyor ...Bana sorduğu sorulara tatminkar cevaplar verdiğim için birde yazın onunla korkularına EFT yaptığımız için beni görmek istemiş yukarı çıktılar oturduk biraz...

Ona ölümden neden korktuğunu sordum ne söyleyeceğini bilemedi ama herkes korkuyor dedi ...Bende ölümün bir bitiş olmadığını yeni bir başlangıca doğuş olduğunu anlattım nasıl yani dedi hani bilgisayar oynu oynarken nasıl level atlıyoruz yeni bir yere geliyoruz yeni şifreleri çözüyoruz ya dedim işite öyle düşün yaşamıda ...Biraz ikna oldu yanlız busene gördükleri din dersi yüzünden kafayı kıyametin nasıl kopacağına ne gibi felaketler olacağına takmış ...bununda zannedildiği kadar korkunç olmadığını farkındalığımızın artacağını ve bir çok olayla farkındalığı olan inasnların daha kolay baş edebileceğini söylediğimde kendini rahatlamış hissetti bir dahaki karşılaşmalarımızda bu konularda daha fazla soru ile karşılaşacağımdan eminim ...

Bizlere din ve Allah la ilgili konular ne kadar koku vererek anlatılmış ...Hele allah ile olanlar Allah seni ateşlerde yakar ,Allah seni taş eder ,Allahın gazabı gibi...Dün Nalan'nın bir öğretmen arkadaşı sınıftaki öğrencisine eğer kopya çekersen Allah seni cezalandırır demiş arkasından öğrencisi düşmüş sıradn bak gördünmü demiş ...Bir eğitimci bile kendi başarısızlığının cezasını bile Allaha havale ediyor kendi sorumluluklarımızıla yüzleşelim kendimizin farkına varalım ...Bilmediğimiz şeye açık yüreklilikle bilmiyorum diyeleim ...Yasak günah ayıp üçlemesindeki kalıplardan kurtulalım ...

Ben bu üçlemeden çok çektim bu yüzden kendi kurallarım var yasaklarım ayıplarım günah dediklerimde var ancak hepsinin açıklamalrıda var ...En önce kendime açıkladıklarımın arkasında duruyorum ...Böylece benim inandıklarımı çevremde daha kolay kabul edebiliyor veya karşı olduklarını söylediklerinde bende onların kendi fikirlerimi diye sorabiliyorum ...

Ne çok kalıpalarla büyü tülmüş bir toplumuz çoğumuzun kendi fikri bile yok karşısında doğruluğuna inandığı kişinin düşünceleri bile onu yönlendirmeye yetiyor ...Ben araştırmadan kendi iç hesaplaşmamı yapmadan kabul etmediğim şeyleri çoğu kişi beğendiği için kabul ediyor...

16 Mart 2010 Salı

Günaydın günlüğüm

Bu gün burun akıntısı ve gözlerimin akmasıyla uyandım ...Bahar geliyor alerjilerim azar artık kendime yeniden EFT yapmalıyım ...Her sene yeniden yapıyorum bir türlü nasıl başladığını hatırlayamıyorum çok basit bir nedeni vardır mutlaka belkide gözümün önündedir ama göremiyorum ...

Kilo ve alerjilerimin neden lerini bulamıyorum ...Tam işte sorun budur diyip yaptığım şeyler bile asıl sorun olmadığını anlıyorum kaynağını bulamıyorum ...Geçenlerde Bülent uranın faceste bir yazısında kilo konusunda geçmişte aile yenen yemeklerin azlığı veya iyi anların azlığını doldurmak için yemek yiyerek açığı kapattığımız söyleniyordu ...Bu bencede doğru ,bizim sofralarda mutlaka sonu münakaşa ile biterdi ...Geçmişten hatırladıklarım bunlar genelde ...Sakin ve huzurlu bir hayat istemem de bundandır belki .

Pazar günü bizim bebeişlere gittik artık büyüdüler canlarım ya çok şekerler sevmekten öpmekten yorgun düştüler sonunda Alp ne kadar öpersem öpeyim uyanmadı...Mert kuzusu bizi yolcu bile etti çok şekerler...

Bu gün faceste bir yazı okudum ''eşinize bir kitap gibi davranın sıkıcı bölümlerini okumazsanızda olur diyordu ''Hani ararsınız söylemek istediğiniz duygularınızı kelimelere dökemezsiniz ve bir yerde aniden aradığınız kelimeler karşınıza çıkar ya işte öyle bir şey ...Bu ara arayıpta bulamadığım kelimelerdi hislerime tercuman oldu ...

Eşim direk söyleyemediği şeyleri dolaylı sataşmalarla bana dokunduruyordu bu aralar dün güzel bir haşlama geçirdi kendileri ...Sakin ve hanım efendi çizgimi bozmadan ...Ancak sinirlenmiştim niye diye bu gün bu cümleden sonra onun bu saçmalıklarını okumamaya karar verdim ...

Hayat bazen görmemek ,duymamak ,koklamamak ,hissetmemekten ibaret olunca yaşanıyor helede üstüne vazife olmayan şeylere atlamamak geerektiği zaman ...Bunlardan ne çok vazgeçmişim görüyorum ...Dün hayatım değişti sitesindeki günlüğümü okudum ilk başından ne çok duyguyu paylaşmışım mustang rüzgarında esmişim gürlemişim ama hep samimi olmuşum ...

İki yıldır EFT yapıyorum ve gerçekten çok faydasını gördüm çok rahat kendimi ifade edebiliyorum artık sinirlerimi bile kontrol edebiliyorum tartışırken ...Ne çok farkındalıklar yaşadım acıtsada kanatsada ...Kendim ola bilmek çok güzel ...Kendi içinde bir yol gezer olmak çok güzel ...


10 Mart 2010 Çarşamba

Günaydın Günlüğüm

Bu gün yine her zamanki gibi erken kalktım ...
Dün anneme gittiğim için kendimi kötü hissederek uyandım ...Artık hali çok kötü devamlı aynı şekilde yattığı için yaralar oluşmaya başladı ancak bizi dinlemiyor başka tarafa çevirince kızıyor ...Dün ne derse desin yan çevirip yatırdım kırmakta istemiyorum ancak başka çaresi yok biraz kırılır gibi oldu ...Annemin saçlarını kestim kısacık tam erkek tıraşı oldu ...Artık sayılı günlerdeymişiz gibi geliyor bana ...Bunu söylemek için ne kadar erken bir yaşta 66 ...Rahmi Koç 80 yaşında kayak yapıyor maşallah bizimki dünyadan vazgeçmiş ...İnsanlar ne yaparsa kendine yapıyor içimizdeki son nefes çıkıncaya kadar yaşamak zorundayız bunu güçlü bir şekilde kendimizden vazgeçmeden yapmalıyız...

Evvelsi gün evde elektirik pirizinden ateş çıkarak küçük bir yangın tehlikesi atlatım elim hafifçe yandı bir kez daha ilk yardım ve böylesi vahim olaylarda ne yapacağını bilmem işe yaradı yangını büyük bir cesaret ve pratiklikte söndürdüm ...Ama çok korktum ...

Bu gün çikolatalı puding yapacağım içine eti pop kekin vişnelisini ikiye bölüp
koyuyorum müthiş oluyor tavsiye olunur...

Bu gün bizim buranın pazarı ben eskiden pazara gitmekten hiç hoşlanmazdım ... Sevgili arkadaşım Nüket yüzünden pazarları sevmeye başladım onun anlatışındaki hoşluk benide cezbetti ve her pazara gittiğimde onu anarım artık farklı şehirlerdeyiz görüşemiyoruz...Ama onu her zaman sevgiyle anıyorum ...

Bu ara Işık Elçinin rehber rüyalar kitabını okuyorum yeni başladım bakalım benim hayatımda hangi kapıları açacak ...Bu kitabı kızım okuyup bana anlatmıştı bende ilk rehber rüyamı görmüştüm ...Hayatımın zor bir döneminde unutmak istediğim anları hatırlamış ve üstünde EFT çalışması yapmıştım ...

Birde bu ara bazı kişilerlele olan eterik bağlarımı kesmeliyim beni rahatsız etmeye başladılar ...Bu konuyu iyice araştırmalıyım...

3 Mart 2010 Çarşamba

Günaydın günlüğüm

Sabah erkenden güneşin doğuşunu seyerttim...Ben evimin sabah veya akşam güneşin doğuşunu veya batışını gören bir manzaram olsun isterdim ...Ancak küçük bir aralıktan güneşin doğuşunu seyrettim çok mucizevi bir şeydi...Sabahın huzuru ve sükununu yaşadım...

Dün benim kuzulara gittim üstümde hala kokuları duruyor canlarım ya çok tatlılar...Dün ben derginin sayfalarını çevirirken Mert sanki sayfaları onun için çeviriyormuşum gibi farkındaydı ...Daha sonra bir hikaye kitabını önüne tutuğumda heyecandan eli ayağı titriyordu ...Alp kuzusunun umrunda değildi...Artık iyice büyüdüler iki gün sonra dört aylarını dolduracaklar ne kadar çabuk geçti deniyor ama hiç kolay geçmedi ...Sürekli koşuşturma ve her an yeni birşey öğrenme ile geçen bir dört ay ...

Bu gün annemin doğum günü ...Ben liseye giderken annemin belkide hayatında ilk doğum günü kutlamasını yapmıştım ...Okuldan dönerken filamingo pastanesinden ona bir yaş pasta almıştım en çikolatalısından ...Sonra gümüş bir şekerlik almıştım ...Yıllarca evimizin baş köşesinde durdu ...Eve gelirken bindiğim otobüs bozulmuştu ama eve ulaştım ve anneme hediyelerini verdiğimde ilk defa annemin duygulandığını gördüm ...

Bu yaşadığımız doğum gününden sonra her yıl annemin doğum gününü kutlar hale geldik ... Bu senede annemin birazdan doğum günü kutlayacağım ...artık hayattan elini eteğini çekmiş bir insana bir şey alamıyorsunuz ama yinede kutlamak onu mutlu ediyor...

Bu gün anneannemim ölüm yıl dönümü ayrıca ...Ne kadar güçlü bir kadındı hani en Osmanlısından ...Sevgiside yergiside şiddettli idi hiç çekinmeden içinde ne varsa söylerdi ...Bundan sekiz yıl önce kaybettik anneannemi dayım ve benim kollarımızda öldü ...Ben hayatımda daha önce hiç bir ölüme şahit olmama rağmen hiç korkmadım ...Belkide sevdiğim birini yolcu etmenin telaşındadı...Bütün vazifelerimi annem ve kendi adıma yapmanın iç huzurunu yaşadım ...Arkasından hep sevgiyle andım ...Beni çok sevdi hatta kendi çocuklarından bile onun en kıymetli gül reçellerinin aşılarını bile yememe ses çıkarmadı ...Şimdi ben gül reçelini ve güllü lokumları anneannemi anarak yerim sanki gül kokardı benim anneannem...Canım mekanın cennet olsun seni seviyorum güçlü güzel ve birazda huysuz kadın...

Bazen hayat geçmişten bir anı ,bezen güzel bir tat ,Bir koku,bazende acı olarak karşımıza çıkıp burnumuzun direğini sızlata biliyor ...

İki gün öncede teyzemin kızının doğum günü idi ben orta okula gidiyordum doğduğunda ...Teyzem doğuma gidince ben bebeğe yelek öreceğim diye tuturup bir gecede yelek örmüştüm yeni bebeğe ...Hastaneden geldiklerinde dünyalar güzeli bir kız bebekti yeni bebek ...Sakin huzurlu ve az şikayetçi oldu hep ...

Bu sene doğum günlerini kutlarken hep anılarım canlanıyor sevdiklerimle ilgili ...Canlarım hepinizi çok seviyorum iyiki benim sevdiklerimsiniz...